Kitapçıda denk gelip gotik edebiyatın ilk eserlerinden biri olması ilgimi çektiği için aldığım bir eser idi. Nerdeyse bir günde bitti, kendimi yeniden faustvari bir hikayede buldum ama daha karanlık bir bakış açısıyla. Abbasi halifesi Vathek'in elindeki güçten ve yasak olana duyduğu meraktan gözünün kör olup da cehennemi arzulaması... Halife olmasından ötürü etraftakilerin bu güce soz gecirememeleri ve saçma dahi olsa isteklerinin yapılması... Savurganligi, din adi altında dinden uzaklığı ... Yani tıpkı faust gibi ahlak-akıl arasi bir sarkaçtaydım okurken ve bir doğu masalı okumak keyifliydi.
Bugünkü ben olarak yazarın -vermek istediği mesaj icin kullandığı durumlar da olsa- ; kuranda olmayan ayetler uydurması, Hz. Muhammed'i tıpkı hristiyanlıktaki Hz. Isa'ya yüklenen tanım gibi tanrıya yakin tutup ondan yardım istenen kısımlar eklemesi vs hoşuma gitmedi.
Dini hassasiyet gözeten biri için sinir bozucu olabilir bu bağlamda ama genel hikaye akışını sevdim de yani . Bir faust olmasa da benim icin bu kitap da inceleme yazmaya değer idi.
"Cehennemin şark salonunda Vathek tek başına beklemektedir."
Dokuzuncu Abbasi Halifesi Vathek’in, sınırsız güç ve bilgi tutkusuyla yoldan çıkışını anlatır. Gizemli bir yabancının vaatlerine kanarak korkunç cinayetler işler ve yeraltı dünyasının hükümdarı Eblis’in sarayına ulaşmaya çalışır . Kısa ama yoğun bir kitap .
VathekWilliam Beckford · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025833 okunma
çok büyük umutlarla okumaya başlamıştım valla yalan yok hiç sarmadı beni çok sıkıldım okurken iyi ki azdı sayfaları onun dışında fazla dini faktör vardı bilmiyorum beni sarmadı
VathekWilliam Beckford · Bordo Siyah Yayınları · 2018833 okunma
Doksan sayfada fantastik edebiyatın pradigması, gotik roman türünün en başarılı örneklerinden biri olan Vathek ile selamlıyorum bugün sizi.
Vathek, Gotik edebiyatın ilk adımları olan Horace Walpole’un “Otranto Şatosu” ve Matthew Lewis’in “Keşiş” eserleriyle bir anılır.
Lord Byron'dan H. P. Lovecraft'a pek çok yazara esin kaynağı olan eser, öğrenmeye dair açlığıyla bilinen Abbasi halifesi Vâsik'in ilham verdiği Vathek karakterinin, İblis'in yer altındaki sarayına yaptığı sıra dışı yolculuğu konu alır.
Beckford, Londra belediye başkanı olan babasının ölümüyle küçük yaşta büyük bir servete sahip olarak eksantrik bir hayat yaşamış yazar, eleştirmen ve büyük bir koleksiyonerdir.
Demiş ki : “Vathek’i üç gün iki gece süren “bir tür trans” halindeyken yazdım.
Gerçekliğin ve olağanüstülüğün, kör inancın, adeta yedi günahın #seven (kibir, açgözlülük, şehvet, öfke, haset, tembellik ve oburluk) muhteşem karması.
Beckford'un -görece- İslamiyet bilgisi ve teferruattaki ince işçiliği de hayret verici.
Süleyman peygamberin tahtına oturup Hz.Adem’den önceki sultanların hazinelerine sahip olmak amacı güden Vathek’in hazin sonu.
#meltemce
Ana fikir:
“Adam değilse adam
Cübbedir ona makam
Ya dar gelir, öldürür
Ya bol gelir, güldürür.
Ana fikrin baba fikri:
“İdrâk-i maâlî bu küçük akla gerekmez.
Zira bu terazi o kadar sıkleti çekmez."
William BeckfordVathek
VathekWilliam Beckford · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025833 okunma
Yazarın bu eseri bilmediği bir dilde (Fransızca) ve çok kısa bir süre içinde yazdığı ifade ediliyor. Okuyunca zaten öyle çok uzun uzun düşünerek yazılacak gibi de görünmüyor. Çok fazla metafizik öğe barındıran, hayal gücü sınırlarını zorlayan hatta tabiri caizse yazarın kafası güzelken yazmış dedirten cinsten bir eser diyebilirim.
Abbasi Halifesi El Vasik'in debdebeli ve şatafata düşkün hayatını konu alan böylesi bir kitabı Batı dünyasından bir yazarın kaleme almış olması da ilginç. Batılı yazarların eserlerinde Doğu dünyasının hep binbir gece masalları tadında olması da hiç sekmiyor.
VathekWilliam Beckford · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025833 okunma