“Güç, bilgi ve haz… Hepsi insana vadeder, sonra onu sonsuz bir karanlığa sürükler.”
William Beckford’un Vathek adlı eseri, yalnızca gotik edebiyatın değil, aynı zamanda Doğu’ya duyulan hayali ve egzotik merakın da büyüleyici bir yansımasıdır. 18. yüzyıl Avrupası’nda yazılmış bu Arap masalı görünümlü hikaye, aslında insanın kendi içinde kurduğu cehennemin alegorisidir.
Vathek, tıpkı Goethe’nin Faust’u gibi sınırsız bilgi ve haz peşindedir. Ama onun yaptığı pazarlık, şeytanla değil kendi içindeki doyumsuz benlikledir. Bu yönüyle Vathek, Batı edebiyatındaki en erken “ruhunu feda eden” karakterlerden biridir.
Halife Vathek’in sınırsız bilgi ve kudret arayışı, onu kibirle, inkârla ve nihayetinde lanetle kuşatır. Bu bir Doğu despotunun değil, evrensel insan zaaflarının hikâyesidir.