Taşların onlarca, yüzlerce binlerce yıldır sadakatle taşıdığı, taşımaya söz verdiği muhteşem bir bilincin simasıdır şehir. Taşlardan taşan, taşların kalbinde derinleşen milyonlarca hikayenin kıpırtısını fısıldar şehir.
Bir kadına sonsuz aşk beslemek isteyen erkek,bıkmadan usanmadan kalbin odalarını keşfetmeye anahtarını bulup, içeri girmeye uğraşır.
" Bıktığı an aşk ölür. "
Bazılarıysa giremediği bu odaların kapılarını yumrukla , bıçakla, mermiyle, açmaya çalışır . İşte o zaman sadece aşk değil kalpte ölür .
Her gün yeryüzünde bu kadar kadının kalbi böyle öldürülür.