Bir ölümün ardından .
Puan vermedi·120 syf.··
2026 6. kitabı
Bir ölümün ardından yas tutmak ne kadar sürer? Bu kişi en yakınınızsa bir de... Yası atlatmış bir erkek evlat ve yası atlatmaya çalışan diğer bir kız evlat. İkiside aynı evde , sanki farklı kişiler yetiştirmiş gibi büyüyen iki evlat. Bir babanın ölümü ne getirebilir ki... Yas mı ? Hüzün mü ? Kızgınlık peki ? Bir ölümün ardından nasıl toparlanırdınız ? Onlar farklı kişiliklerde olsalar da birbirlerine yaslanarak toparladılar kendilerini ama bir sır açığa çıktı tüm hayatları mahveden. Yine de bu sırdan sonra da yas tutulabilir miydi ? Spoiler Alanı Şunu söyleyebilirim ki tekrara düşmese ve akışı biraz daha devam ettirilse gayet güzel bir eser. Ben en son üçüncü kardeşinde hayatlarına dahil olmasını beklerdim. Ucu çok açık bırakılmış ve babalarının aşk mektubuyla son bulmuş. Farklı duygular ile birbirini saran bir evin çatısı ne kadar daha çatlak vermeden durabilirdi ki zaten ?
İki Bıçağı BirbirineÇilem Dilber · Budala Kitap · 202675 okunma
Elif Şafak’ın İskender Romanı Üzerine
8/10
·448 syf.··
2012 1. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2012 00:00
Bazı kitaplar okunduktan sonra bütün ayrıntılarıyla hatırlanmaz; fakat geride bıraktıkları duygu uzun süre zihinde yaşamaya devam eder. Elif Şafak’ın İskender romanı da benim için böyle bir eser oldu. Geçtiğimiz günlerde Elif Şafak’ın hangi kitabını okusam diye düşünürken, İskender’i yıllar önce okuduğumu hatırladım. İlginç olan, olay örgüsünün tüm ayrıntılarını unutmuş olmama rağmen kitabın bende bıraktığı olumlu hissin hâlâ canlı olmasıydı. Bu durum, romanın üzerimde güçlü ve güzel bir etki bıraktığının en somut göstergesi sayılabilir. İskender, yalnızca bir aile hikâyesi anlatmıyor; göç, aidiyet, gelenek, kimlik ve toplumsal baskılar gibi birçok önemli meseleyi de okuyucunun önüne seriyor. Elif Şafak, farklı kültürler arasında sıkışıp kalan bireylerin yaşadığı çatışmaları başarıyla işlerken, karakterlerinin iç dünyalarını da etkileyici bir şekilde yansıtıyor. Özellikle aile bağları ve bu bağların bireyler üzerindeki etkisi, romanın en dikkat çekici yönlerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu kitabı bir tavsiye üzerine okumuştum. İyi ki de okumuşum; çünkü aynı zamanda Elif Şafak ile tanışma kitabım oldu. Bir yazarla ilk karşılaşma her zaman önemlidir. Okuyucunun yazara dair ilk izlenimi, sonraki eserlerine yönelmesinde belirleyici olabilir. Benim için de öyle oldu. İskender, Elif Şafak’ın anlatım gücünü ve karakter oluşturmadaki başarısını görmemi sağlayan ilk eserdi. Aradan zaman geçmiş olsa da romanın temel konusunu ve bende uyandırdığı duyguları hatırlıyor olmam, kitabın kalıcı bir iz bıraktığını gösteriyor. Okuduğum dönemde olduğu gibi bugün de, aile ilişkilerini, kültürel çatışmaları ve insan ruhunun karmaşıklığını konu alan romanları sevenlere İskender’i tavsiye edebilirim. Çünkü bazı kitaplar yalnızca okunup bitirilmez; hafızanın derinliklerinde sessizce
İnceleme
İskenderElif Şafak · Doğan Kitap · 201121,3bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·524 syf.··
2026 8. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 06:46
Masumiyet Müzesi, benim için sadece bir aşk romanı olmadı. Bu kitapta sevginin insanı nasıl güzelleştirebildiğini ama aynı zamanda nasıl bir takıntıya dönüştürerek insanı tüketebildiğini gördüm. Kemal'in Füsun'a duyduğu aşk, zamanla sevginin sınırlarını aşarak bir saplantıya dönüşüyor. Okurken bazen onu anlamaya çalıştım, bazen de yaptığı şeylerin insanı ne kadar yalnızlaştırdığını düşündüm. Orhan Pamuk, İstanbul'u sadece bir şehir olarak değil, yaşayan bir karakter gibi anlatmış. Sokaklar, evler, eşyalar ve hatıralar hikâyenin içine öyle işlenmiş ki insan kendini o dönemin İstanbul'unda hissediyor. Ancak kitabın bazı bölümleri oldukça detaylı olduğu için yer yer akıcılığını kaybedebiliyor. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan şey aşkın kendisinden çok, insanın sevdiği bir hatıraya tutunma çabası oldu. Çünkü bazen insanlar bir kişiyi değil, o kişiyle yaşadıkları duyguları kaybetmekten korkuyor. Masumiyet Müzesi, aşkın en masum hâlini değil, insan ruhunda bıraktığı derin izleri anlatan etkileyici ve düşündürücü bir roman. Bu yüzden bende hüzünlü ama uzun süre unutulmayacak bir iz bıraktı. İyi okumalar dilerim...
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,4bin okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2026 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 03:31
Kitaplarda smut sahnesi birden fazla olunca ben kitaptan anlamsız bir şekilde soğuyorum aşk üzerine bir ilişki değilmiş gibi geliyor ve bu kitapta bunu çok fazla hissettim bu yüzden karakterlere de bağlanamadım maalesef. Kitabın sonu da beni çok okumayı sevdiğim bir son değildi. yazım dili kötü değildi ama mükemmelde değildi çevirisi güzeldi. Kapağını da beğendim renk seçimleri falan güzeldi.
Aşkın İlk KıvılcımıK.C. Lynn · Pukka Yayınları · 2024489 okunma
Üzgünüm süreyya
8/10
·253 syf.··
Beğendi
·
2026 62. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 03:29
Eylül – Mehmet Rauf | 8/10 Bu kitabı sevdim mi? Evet. Ama bazı şeylere de çok sinirlendim. Öncelikle Necip karakteri beni inanılmaz rahatsız etti. Arkadaşının evinden çıkmıyor, sürekli onların yanında, sonra da arkadaşının karısına âşık oluyor. Bir noktadan sonra insanın aklına tek bir soru geliyor: “Arkadaşımın karısına karşı böyle hissediyorsam neden hâlâ bu evdeyim?” Git kardeşim, uzaklaş. Necip’in sürekli aynı ortamda kalıp sonra da vicdan azabı çekmesini çok samimi bulmadım. Suat’a gelince… Başlarda kocasını seven bir kadın görüyoruz. Süreyya kötü bir adam değil, aksine iyi niyetli ve sevgi dolu biri. Bu yüzden Suat’ın Necip’e olan duygularının gelişimi bana tam geçmedi. Özellikle eldiven olayından sonra sanki Suat’ın kafasına “Bu adam bana âşık” düşüncesi yerleşiyor ve her şey o noktadan sonra büyüyor. Bu yüzden okuduğum şey büyük bir aşktan çok, fark edilen bir ilginin zamanla büyümesi gibi geldi. Bir diğer sinir olduğum konu da Süreyya’nın hiçbir şey anlamamasıydı. Kusura bakmayın ama insan eşinin ruh hâlindeki değişiklikleri, evdeki havayı, bakışmaları hiç mi fark etmez? Bu kısım bana oldukça zorlama geldi. Yazarın Süreyya’nın gözünden daha fazla şey göstermesini isterdim. Kitabın psikolojik yönü güçlüydü ama bana göre biraz fazla uzatılmıştı. Suat ve Necip’in iç sesleri bazı yerlerde susmak bilmedi. Aynı duyguları sayfalarca farklı cümlelerle okumak beni yordu. Bu yüzden Zehra’daki psikolojik etkiyi burada alamadım. Zehra beni daha çok sarsmıştı. Yine de kitabın atmosferi çok başarılıydı. Son sayfalara doğru gelen o hüzün ve çaresizlik hissi uzun süre aklımda kaldı. En çok da Süreyya’ya üzüldüm. Çünkü roman boyunca belki de en masum kişi oydu ve olan bitenden habersizdi. Kısacası Eylül benim için güzel ama kusursuz olmayan bir kitaptı. Etkiledi,
İnceleme
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202150bin okunma
Puan vermedi·319 syf.··
2026 6. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 21:41
Derinden etkileyen bir kitap.. saat 03.09 arkada leyla the band çalıyor. “Gitme kaybedince daha çok seveceksin” diyor. Felix gitti, kaybetti ve daha çok sevdi.. Çocukluğunda sevgisiz büyüyen Felix, Henriette’e bir merhemmiş gibi bağlandı. Henriette’nin aşkı kutsaldı onun için. Kayıp bir ruhtu o.. Henriette ise acılara göğüs germiş, inançlı, sadık bir kadındı. İnandığı değerlere olan sadakati, Felix’i uzaktan sevmesine ve onu bir dostu, evladı gibi görmesine sebep oldu. Tek isteği Felix’in kendini geliştirmesi ve aralarındaki aşka sadık kalmasıydı. Felix eğitimi ve işleri için Paris’e döndüğünde oyunu bozdu. Ruhsal aşka tatmini ona yetmedi. Tensel hazların tatminine yenik düştü. Arabella ile tensel bir bağ kurdu. Bunları duyan Henriette kederinden hastalandı ve çok geçmeden bu acıya yenilerek öldü. O vakitten sonra Felix pişmanlığı ve aşkı en acı hali ile yaşadı ve bunun zehrinden kurtulamadı. Acı dediğimiz şey bazı insanları olgunlaştırırken, bazı insanları hatalarla dolu birine dönüştürüyor. Henriette acıyla harmanlanmış, kendi doğrularını en net hali ile benimsemiş güçlü bir kadınken, Felix acılarla kaybetmiş kendini. Kendine uzak olan, herkese uzak olur.. Acılar, bahane edilmediğinde saygı duyulası olur.
Vadideki ZambakHonore de Balzac · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202553bin okunma