10/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
Merhaba, Semra ile @noxyayinlari çıkan, @authorhalle kaleminden, #ölümcülkonular kitabını okuduk. Öncelikle kitap psikolojik gerilim türünde ve 391 sayfadan oluşuyor. Benim çok fazla okuduğum türde olmayan bir kitaptı. Fakat okurken keyif aldığım bir kitap oldu. Bu türde fazla okuma yapmamış olmama rağmen kitap benim için aktı gitti. Olayların işlenişi akıcı ve merak uyandırıcıydı. Film izler gibi, gerilim dolu bir okuma sundu kitap bana. Gerçekten keyif aldığım ve daha çok okuma yapacağım türler arasına girdi. Yazarın kalemini beğendim. Olayların gidişatı tam yerinde ve güzeldi. Özellikle sonunda gerçekten şok oldum diyebilirim. Sonunda başına bir şey gelecek derken zaten olayların bir kısmında olması beni şok etti. Ters köşe sonları ve bu türde okuma yapmayı sevenlerin kaçırmaması gereken kitaplardan biriydi. Kesinlikle şiddetle tavsiye ettiğim kitaplardan biri oldu. Kaçırmayın. Yüksek lisans öğrencisi ve Dehb’li Sydney, yaptığı hatalardan sonra Madrona Vakfı’nda burs kazanmıştır. Gidecek yeri olmayan Sydney için bu son şanstır. Fakat vakfın içine girdiğinden beri ormanda olmayan şeyler gördüğünü düşünmektedir. Gerçek ve hayal arasında gidip gelmekte ve vakfın aslında göründüğü gibi olmadığını fark eder. Vakıftaki insanların onlardan bir şeyler sakladığı ve yaptıkları asıl deneyleri göstermediklerinin farkına vardıkça, işler daha da karmaşık bir hal alır. Ormanda gördükleri ve yaptıkları deneylerin kötü sonuçlarıyla yüzleşir. Sydney, vakıftaki yakışıklı danışmanlarına da aşık olmuştur ve onunda bir şeyler sakladığının farkındadır. Hem büyük bir çekim yaşamaktadır, hem de güveni sarsılmaktadır. Psikolog Kincaid güvenebilir mi? Madrona Vakfı neler saklıyor? Sydney bu olayların neresinde? Soruların cevapları ve daha fazlası kitapta. Kesinlikle kaçırmayın.
Edebiyat
Ölümcül KonularKarina Halle · Nox Yayınları · 202565 okunma
Hasret ve Elemlerim
Puan vermedi·160 syf.··
2026 36. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 14:10
‘Ah Abdulkadir’ demekten kendimi alamadım… Son dönem Osmanlı hanedan üyeleri hakkında bilgi edinmek isteyenlere tavsiyemdir. Macide Hanım kendi anılarını kaleme dökmüş ve bu kitap için “hayatımın romanıdır” der. Hatta bu hatıratın filme geçirilmesi ve başrolünü oynaması için de teklif aldığı söylenir. Neler yaşamamıştır ki Macide Hanım… Sorumsuz, bencil, hovarda bir şehzadenin eşi olmak onun bu hayattaki en büyük sınavı olmuştur.
Tarih
Hasret ve ElemlerimMacide Mustafa · Timaş Yayınları · 202611 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
7/10
·392 syf.··
2026 32. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 15:09
Ölümcül Konular Vancouver Adası’nda bulunan ve Alzheimer araştırmalarıyla ün salmış Madrona Vakfı’nda çalışma fırsatı yakalayan Sydney için bu burs, hayatının ikinci şansı gibidir. Geçmişini geride bırakıp yeni bir başlangıç yapmak amacıyla adaya gider. Ancak çok geçmeden burada hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını fark eder… Başlangıçta; medeniyetten uzak olmak, telefon ve sosyal medyadan kopmak, sürekli değişen hava koşulları ve izolasyon hissi Sydney’in dengesini bozuyor gibi görünür. Fakat Wes ile tanışmasıyla başlayan çekim ️, adada saklanan sırlar , aynı uçakta geldiği öğrencinin gizemli şekilde kaybolması , gölgeler , yaz ortasında yağan kar ve ölü hayvanların yeniden canlanması ‍ gibi olaylar işin boyutunu tamamen değiştirir… Peki Sydney aklını mı kaçırıyordu? Yoksa vakfın içinde saklanan korkunç bir gerçek mi vardı? Ve eğer değişmesi gereken vakıf değil de Sydney’in kendisiyse, her şey gerçekten yoluna girebilir miydi? Kitap boyunca merak duygusuy hiç düşmüyor. Sayfalar adeta bir gerilim filmi izler gibi akıp gidiyor. Her bölümde yeni bir gizem, yeni bir soru işareti ortaya çıkıyor. Sydney’in yaşadığı olaylar gerçekten ürperticiydi. Hayaletler , gölgeler , sesler , mezarlar , ölüp dirilen hayvanlar ve sürekli değişen hava koşulları… Açıkçası sağlam psikolojiye sahip birini bile delirtmeye yeterdi. Yazarın en beğendiğim yanı ise karakter tepkilerini oldukça gerçekçi yazması oldu. Sydney’in korkuları, şüpheleri ve yaşadığı zihinsel karmaşa abartıya kaçmadan çok doğal şekilde aktarılmıştı. Bu da hikâyeyi daha inandırıcı hale getiriyordu. Finalde ise uzun süre kafamı kurcalayan birçok soru cevap buldu. Çünkü bir noktadan sonra ben de Sydney gibi sürekli “NE OLUYOR YA?!” diye düşünmeye başlamıştım. Ancak kitabın eksik bulduğum tarafları da vardı. İlk
Ölümcül KonularKarina Halle · Nox Yayınları · 202565 okunma
Puan vermedi·109 syf.·
2026 25. kitabı
Fransa’da, küçücük bir masum kız çocuğunun doğduğu andan itibaren, anne ve babasının psikolojik ve fiziksel şiddetine nasıl maruz kaldığını anlatan kısacık, gerçek bir roman. Açıkçası, kitap her satırında beni çok öfkelendirdi. Minicik masum bir çocuğun hissettiklerini ben de hissettim, bazı sayfalarda bu kadar mı vahşileşebilir insanlar diye sorguladım.Fiziksel şiddete maruz kalmasını gösteren onlarca emare olmasına rağmen yetkililerin buna kör kalmasına ayrıca öfke duydum. Ortada koca bi istismar olduğu aşikar keza anne ve baba oyunculuklarıyla yetkilileri bir şekilde öyle olmadığına ikna edebiliyor. Sonradan durumun ciddiyetini anlasalar da ne yazık ki “Geç gelen adalet adalet değildir” sözünün vücut bulmuş halini hissediyorsunuz kitabın son satırlarında. Nedense hep iş işten geçtikten sonra bir şeylerin ciddiyetini idrak ediyoruz. Keşke şu dünyada çocuklar acı çekmese, keşke onlara daha iyi bi dünya sunabilsek... Keşke çocukları koşulsuz bir sevgi içinde büyütbilecek idrağa sahip yetişkinler anne baba olabilse.. Diana gibi acı çektim, kimsesizliğini içimde hissettim. Gerçekten çok etkileyici bir kitap hala etkisinden çıkamıyorum, keşke herkes ilahi ve adil bir anne baba olabilse. Her sayfasında biraz daha içim sızladı, biraz daha sustum. Bir çocuğun duyulmayan sesine tanıklık etmek kolay değildi. İnsanın kalbine dokunan, düşündüren ve iz bırakan bir kitap. Mutlaka okunmalı.
1000Kitap
SakarAlexandre Seurat · Metis Yayınları · 20255,7bin okunma
7/10
·72 syf.··
2026 46. kitabı
Eric Emmanuel Schmitt'in kitapları kısa ve bir şekilde içinize dokunan romanlar 10 yaşında lösemi hastası olan küçük Oscar ameliyat olmuştur ancak durumu düzelmemiştir. Zamanı azaldığı için ailesi onunla ağlamadan iletişim kurmayı beceremiyordur. Bu yüzden sadece pazar günü yapabildikleri hasta ziyareti genelde alınan hediyelerin kurulumunu okumakla geçiyordur.. Oscar'ın ziyaretine gelen Rose anne Oscar için özel izin koparmış ve 12gün boyunca sadece Oscar'la ilgilenmek üzere hastaneye gelecektir. Noel baba ve Tanrı'nın varlığına inanmayan Oscar'a aynı kişi olmadıklarını açıklayacak ve kendi ülkesindeki geleneği anlatarak her günün 10 yıla denk geldiği mektupları Tanrı'ya yazmasını tavsiye edecektir. Böylelikle Oscar ergenlik döneminde çapkınlık yapacak hayatının aşkı mavi peggy ile evlenecek sonra yaptığı çapkınlığın bedelini ayrılık acısıyla ödeyecek yaşlılığında affedilecek ve son günlerinde dilek hakkını kullanmayacaktır. 110yaşında ölmeye başladığını yazdığı mektubu son yazısıdır. 12nci günün sabahında ölmüştür ve Rose annesi mektubu yazar ve Oscar sayesinde Tanrı'ya daha çok inandığını ve onun sayesinde güreş öğrenip hikayeler uydurduğunu itiraf eder..
Oscar ve Pembeli MeleğiEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 2026689 okunma
10/10
·256 syf.·
2026 12. kitabı
Bazen insanı hayata bağlayan şey, gerçekleşen hayalleri değil; geride bırakamadığı insanlardır. Bu kitap bende en çok yarım kalmış hayallerin hüznünü bıraktı. Ahmet Cemil'in birer birer hayallerini kaybetmesini okumak zaten zorken, sonunda istediği hiçbir şeye kavuşamaması insanın içinde buruk bir his bırakıyor. Ama beni en çok etkileyen şey, her şeye rağmen hayata tutunmayı seçmesi oldu. Yaşadığı onca kaybın ve hayal kırıklığının ardından ümidini neredeyse tamamen yitirse de annesini yalnız bırakmamak için geri dönmesi çok anlamlıydı. Belki hayalleri yıkılmıştı ama annesine olan sevgisi ve bağlılığı onu hayata bağlayan son şeydi. Bu yüzden romanın sonunu sadece bir yenilgi olarak göremiyorum. İçinde sessiz bir direniş ve yaşama devam etme kararı da var. Hüzünlü ama etkisi uzun süre geçmeyen bir kitap. Ahmet Cemil'in hikâyesi bana bazen insanın her şeyini kaybetse bile sevdikleri için yaşamaya devam edebileceğini hatırlattı. Bu yönüyle beni derinden etkileyen bir eser oldu.
Mai ve SiyahHalid Ziya Uşaklıgil · İş Bankası Kültür Yayınları · 202434,8bin okunma