10/10
··
11 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 08:23
“Hatıralar • Sevgi • Veda” Geçen yıl Kahve Soğumadan Önce ile adım attığım o küçük kafeye bu yıl yeniden döndüm ve serinin devam kitaplarıyla vedalaştım. Benim için ilk kitap biraz daha büyülü ve etkileyiciydi; çünkü o dünyanın kurallarıyla ilk kez tanışıyorduk. Elveda Demeden Önce ise o tanıdık dünyanın içinde daha olgun, daha hüzünlü ve daha sıcak bir durak gibi. İnsan bazen geçmişi değiştiremeyeceğini bilse de bazı cümleleri duymaya ya da söylemeye ne kadar ihtiyaç duyduğunu fark ediyor. Kahve Soğumadan Önce, geçmişe dönmenin kurallarını anlatırken aslında pişmanlıklarımızla yüzleşmeyi konu alıyordu. Anılar Solmadan Önce ise hafızanın ve hatırlamanın değerini sorguluyor; insanın sevdiği birini kaybetmesinden bazen daha korkutucu olan şeyin, onu unutmak olduğunu hatırlatıyordu. Serinin devamındaki hikâyeler ise vedalaşabilmenin, affetmenin ve söylenemeyen sözlerin ağırlığını taşıyordu. Kawaguchi’nin dili son derece sade; hatta kimi zaman neredeyse masalsı. Edebi gösterişten uzak bu anlatım, karakterlerin duygularını daha görünür kılıyor. Evet, seride benzer anlatı kalıpları tekrar ediyor; aynı kafeye dönüyor, aynı kurallarla karşılaşıyoruz. Ama her hikâye farklı bir yaraya dokunduğu için bu tekrar bir kusurdan çok tanıdık bir ritüele dönüşüyor. Geçmiş değişmese bile insanlar bazen sadece bir kez daha konuşabilmek, bir kez daha sarılabilmek ya da bir kez daha teşekkür edebilmek için bile zamanda yolculuk yapmak isterdi. Kahve Soğumadan Önce Elveda Demeden Önce Anılar Solmadan Önce Toshikazu Kawaguchi
Duygu ve Düşünce
Anılar Solmadan ÖnceToshikazu Kawaguchi · Epsilon Yayınevi · 2025252 okunma
8/10
·192 syf.··
2026 14. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 23:32
Su gibi akıcı... Su gibi ferahlatıcı.. Su gibi taze... Beyhan Hoca'nın kalemiyle ilk defa tanıştım ve beni alıp götürdü.. Gündelik hayatta hepimizin karşılaştığı sorunları o kadar yalın bir dille anlatıp, cevaplamış ki. Okurken aslında tanınan kişilerin bile sıradan dertlerinin, hatalarının, sevinçlerinin , üzüntülerinin, kırgınlıklarının olabileceğini gösteriyor. Hem içimizden biri hem de bir yol gösterici Altını çizmekten kalemler tükenebilir Kaleminize sağlık hocam, başka bir kitabınızda buluşmak üzere Beyhan Budak Veda satırları Beyhan Hoca'dan ; "Sonra yavaş yavaş şunu anlamaya başladım; bu hayatta görünür olmayı seçen, bir şeyler yapan, ortaya bir şey çıkaran biriysen eleştirinin bir kısmı senin emeğine ait değil. Sadece senin var olduğun gerçeğine ait. "
Düşünce
Kendini Tüketmeden YaşaBeyhan Budak · Kronik Kitap · 202668 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
10/10
·560 syf.··
2026 19. kitabı
Merhabalar Efendim Sizlere en değerli serilerimden olan Bronz'un final kitabı ile geldim. Baştan söyleyeyim bolca duygu yüklü ve spoiler içeren bir yorum olacak. Dikkat edenlere duyrulur. Serinin final kitabı olduğu için konu kısmını atlayarak direk yoruma geçiriyorum. Bronz'un Hisarın hastalığını öğrendikten sonra onu bir onu tedavi için bir kliniğe yatırmasıyla biten son kitabımızın ardından tedavi olan Hisarı okuyarak başlıyoruz bu kitabımıza. Hisar tamamen hastalığından kurtulmuş durumda ama zorlu günler aslında onu Bronz cephesinde bekliyor. Bronz Hisara çok kızgın ve çok kırgın. Kendisini düşünmediği için, onu düşünmediği için, beraber yaşayacakları geleceklerini düşünmediği için, kendini bazı şeylere feda ettiği için. Hem kızgın hem Kırgın olan bir bronz okuyoruz. Hisar ona yaşattıkları için çok pişman ama kendi içinde de haklı sebepleri var ve bu süreçte Hisar'ın Bronz'a kendini affettirmesini ve onun peşinden bir adım olsun ayrılmamasını okuyoruz. Bronzu anlayabiliyorum o yüzden sert davranışlarını, soğukluğu gayet anlaşılabilir. Hisar'ın da yaptığı ile yüzleşmesi ve kendine ne kadar doğru gelse de sevdiği adamın bakış açısından baktığında ve bu durumla bil hassa kendisi de karşılaştığında Bronz'un ne hissettiğini, nasıl kırıldığını gayet iyi anlıyor ve bundan duyduğu pişmanlığı da her defasında dile getiriyor. Bazı şeylerin sonuna geldik final kitabımızda. Çözülen sırlarımız var, geçmişin karanlık perdesi ile yüzleşiyor karakterlerimiz. Fedakarlıklar sonucunda kaybettiğimiz karakterlerimiz var. Çok ağlayarak okudum o kısımları. Aslında Serdal'ın ölmesine üzülmemem gerektiğini biliyordum, çünkü herkes ailesiyle birlikteyken O da en güzel şekilde ailesinin yanına gitmeliydi ve onlara kavuşmalıydı. O yüzden içim bir parça buruk olsa bile onun için en güzel
Bronz 6Özge Naz · Guardian Yayınları · 202673 okunma
Puan vermedi·148 syf.··
2026 20. kitabı
Doğu’nun mistik öğretileriyle Batı’nın bireycilik felsefesinin ustaca sentezlendiği , sade ama derin anlamlar taşıyan ve şiirsel bir meditasyonla okuyucuyu içsel yolculuğa çıkaran Siddhartha romanıyla vedalaşma zamanı … İnsan kendine içine dönerek evrenle bir bütün olabilir mi? Gerçek bilgelik öğretilerden değil de yaşamın deneyimlenmesinden mi doğar ? Ne kadar şanslı bir evde dahi doğsan kaderin seni zorlar mı ? Sorular sorular aslında herşeyin cevabı sorduğun sorularla başlar değil mi ? Siddhartha genç ,akıllı ,disiplinli , erdemli bir Brahman oğludur herkes tarafından sevilen yolu belli bir Brahman .. Ancak O herkesin tekrarladığı inançları arınmaları görür yaşar ama yanlış giden birşeyler vardır . Bu durum birçoklarının yaşadığı ruhsal temizliğin arınmaların doğru görünse dahi Siddhartha için kalp ikna olmaz . Tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlar der Tolstoy “Ya bir insan yolculuğa çıkar ya da şehre bir yabancı gelir.“ Kahramnımızda yolculuğu tercih ederek hikayesini böylelikle başlatır . Sevgiden çok saygıyla harmanlanmış olan Siddhartha babasının annesin ve dostu Govinda’nın sevgisine rağmen hoşnutsuzdu ve açlığını gideremiyordu . Siddhartha testisinin bir türlü dolmadığını ruhunu dinginliğe kavuşturmak istiyordu . Önce Samanalara katıldı , onun inkar ve çilekeş dönemide denilebilir aslında bedenini terbiye ettiği nefesini bile idareli kullanmayı öğrendiği bir dönem . O kadar etkilenmiştim ki bundan insan nefesini tutumlu nasıl kullanır? Aşırı çilecilikte bir benlik yanılgısı değilmiydi aslında ya da Siddhartha zaten iyi şartlarda doğduğu için bu şekildeki öğretilerle yeni tanışıyor belki böyle yaparsa daha mı huzurlu olacaktı buda elbet olabilir . Ne de olsa Siddhartha için gerçek bilgelik kelimelerle anlatılmaz o yaşanır. Ne kadar Samanaların yanında
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202447,1bin okunma
10/10
·200 syf.··
2026 4. kitabı
SON NEFES ​" Son Nefes" Havaya Karışmadan'ı bitireli birkaç dakika oldu ve masada öylece durmakta... Hala o bana ben ona bakışıyoruz. Hadi gelin biraz detaya inelim... ​Paul Kalanithi gencecik bir beyin cerrahı; kariyeri, idealleri, geleceğe dair tüm planları tıkırındayken hayatın bir anda nasıl değişebileceğini kendi bedeninde tecrübe etmekte. Dördüncü evre kanser teşhisi konduğu an, 'doktor' kimliğinden çıkıp 'hasta' rolüne bürünmenin o sarsıcı ağırlığını o kadar dürüst anlatmış ki... Okurken insanı sürekli 'benim yerimde o olsa ne yapardım?' sorusuyla yüzleştirmekte. Ölüm kapıya dayandığında aslında hayatın ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu, bizim de boş yere neleri dert edindiğimizi o kadar net vurmakta ki yüze... ​Kitapta öyle süslü, ağdalı cümleler aramayın; sadece bir insanın son nefesine kadar kendi gerçeğini arayışının, yaşama tutunma çabasının çıplak hali var. İnsanın içine oturan, sarsan ama aynı zamanda çok şey öğreten bir veda mektubu gibi adeta. Okuma bitimi içimde garip bir his uyandı. öylece kalakaldım. Okuyan varsa dertleşelim, çünkü bu hissi tek başına taşımak zor gelmekte en azından bana ağır geldi. En sevdiklerim hayattan yok olunca bu duygu BOŞLUK.... hep içimde öylece kalıp hiçbir şey yazmadan geçmek isterdim... bu hissi yok saymak gibi... Okuyun derim... YARINLAR ÇOK ACIMASIZ ÇÜNKÜ... HOŞ BU GÜNLER DE BİR YARINDI VE SEVDİĞİM İNSANLARIN HİÇ BİRİ YOK ZAMANI VE ANI MUCİZE BİLİN SEVDİKLERİNİZE SAHİP ÇIKIN KİTAPLA VE SANATLA KALIN ​
Son Nefes Havaya KarışmadanPaul Kalanithi · Altın Kitaplar · 20162,647 okunma
8/10
·512 syf.··
2026 115. kitabı
Elena Ferrante bu kez sadece Elena ve Lila'nın dostluğunu değil, yılların insanlarda bıraktığı izleri, kayıpları, pişmanlıkları ve değişimi anlatıyor. Seri boyunca hayranlıkla izlediğim o karmaşık dostluk burada en olgun ve en kırılgan haline ulaşıyor. Elena'nın iç hesaplaşmaları, Lila'nın çözülemeyen gizemi ve ikisinin birbirine görünmez bağlarla bağlı oluşu kitabın her sayfasında hissediliyor. Yine de serinin bazı bölümlerinde tempoyu biraz düşük buldum. Ferrante'nin karakterlerin iç dünyasına yaptığı uzun yolculuklar her zaman güçlü olsa da zaman zaman hikayenin akışını yavaşlattığını hissettim. Buna rağmen son sayfayı kapattığımda uzun yıllardır tanıdığım insanlara veda etmiş gibi hissettim. Napoli Romanları yalnızca iki arkadaşın hikayesi değil dostluğun, rekabetin, sevginin ve hayatın insanı nasıl dönüştürdüğünün unutulmaz bir anlatısı.
Kayıp Kızın HikayesiElena Ferrante · Everest Yayınları · 20251,423 okunma