Eşrefoğlu Rûmî, "Bu kitapta ne çok meşayihin sözü var." dersen, cevap şudur, diyerek ilim ve irfan geleneğinde bu sözlere verilen kıymetin sebebini de çok güzel izah ediyor. Ona göre mürşid-i kâmiller, Allah'ın yeryüzündeki askerleridir. Allah'a talip olanlara yardım etmek, onları nefis ve şeytandan kurtarmakla vazifelendirilmişlerdir. Talibin gönlüne şeytandan bir vesvese düşse veya nefisten bir sıkıştırma gitse, talip evliyaullahın menkıbelerini dinlemekle bundan kurtulur. Şeyhlerin örnek hayat ve sözleri, gönülden vesveseyi keser ve nefisten dağdağayı kaldırır.
Müzekki'n-Nüfus, mukaddime ve münacat kısımlarından sonra iki ana bölüme ayrılmış. İlk bölüm Dünya ve Dünya Sevgisi başlığını taşıyor. Bu bölüm, dünya ve dünya sevgisini, bunların fayda ve zararlarını, nefs-i emmârenin sıfatlarını anlatıyor. Rûmî'ye göre dünya bir fitnedir, bir hiçtir ve sonu yokluktur. Hiç olana gönül veren, ömrünü bu hiç uğruna tüketen de hiç olur. Kişiyi Hakk'tan uzaklaştıran ve nefs-i emmârenin kötü ahlâkıyla ahlâklandıran dünyadır. Dünya, deni ve denaet köklerinden gelmedir ve en yakın, en aşağı anlamlarına gelir. Hem ölüme ve ahirete olan yakınlığı hem de değersiz olmasından dolayı veciz bir anlama sahip olan dünya, sadece kelime olarak bile insana çok şeyler anlatır. Rûmî, Allah'ın dünyaya ve ehline düşman olduğunu söyler ve ekler: "Bunun sebebi nedir, bilir misin? Taliplerin yollarını kestiği ve onları aldattığı için... Dünya, evliyanın da düşmanıdır; onların da yolunu keser. Dünya, Allah'ın ve Allah'a talip olanların düşmanıdır."
Eşrefoğlu Rûmî, dünyaya karşı müminin kendini koruyabilmesi için bazı temel kavramları açıklar. Bu kavramlar aynı zamanda Müslümanca bir şahsiyetin inşasında çok önemli olan cömertlik, tevekkül ve sabırdır. Rûmî'ye göre sabır denen güzel huy, kişiyi