Puan vermedi·400 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
121 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 18:14
Yazarı çok tebrik ediyorum. Vefa duyarlılık merhamet özlem ve bağlılık gibi değerleri biz okuyuculara o kadar güzel akıcı bir dille anlatmış ki insan kitabı elinden bırakamıyor. Ortadoğu'da kitap baş kahramanı Efraz kadar o kadar masum bebek çocuk var ki insan böyle kitaplar okuyunca böyle hayatların farkına vardığında şu an bulunduğu duruma binlerce kez şükür etmeli. Behzat Yargıcı efraza sahip çıkan ondan vazgeçmeyen merhametli ve iyi bir insan umarım böyle insanlar günümüzde çoğalır. Ailemizin kardeşlerimizin elimizdeki nimetlerin değerlerin farkını binlerce kez bilmemiz ve şükretmemiz açısından okunması gereken çok önemli bir yapıt. O yüzden herkese şiddetle tavsiye ederim. Çocuklar ölmesin anne babasız kalmasın yuvalarından ayrı yaşamasınlar Rabbim dualarımızı kabul etsin...
Ortadoğu’da Bir Çocuk - KefenŞehnaz Haşimoğlu · Lapis Kitap · 20221,312 okunma
10/10
·278 syf.·
2026 17. kitabı
Kurtuluş Savaşı'nın o çetin, fedakarlık ve inanç dolu günlerini genel hatlarıyla tarih kitaplarından hepimiz biliriz. Ancak bu toprakların ne denli büyük bedellerle kazanıldığını, cephe gerisinde ve düşman hattında isimleri tarihin satır aralarında kalmış gizli kahramanların hikayelerini okuduğumuzda çok daha derinden kavrıyoruz. İşte yazar Serra Menekay’ın kaleme aldığı Gördesli Makbule ve Demirci Akıncıları romanı, tam olarak bu farkındalığı kalbimize dokuyarak hissettiren, çok kıymetli bir başucu eseri.Romanı bitirdiğinizde içinizde kalan en baskın duygu, derin bir farkındalık oluyor: Biz bu toprakları kolay kazanmadık. Bastığımız her toprak parçasının altında canını feda etmiş birilerinin olduğunu bilmek, bugün sahip olduğumuz bağımsızlığın değerini çok daha iyi anlamamızı sağlıyor. Kitap, geçmişle günümüz arasında çok güçlü bir köprü kurarak millî bilincimizi adeta yeniden canlandırıyor.Bize tarihimizi, unuttuğumuz ya da yeterince bilmediğimiz kahramanlar üzerinden bu kadar güzel hatırlattığı ve bu topraklara olan vefa borcumuzu bizlere fark ettirdiği için yazara ne kadar teşekkür etsek azdır. Gördesli Makbule ve Demirci Akıncıları, sadece tarihi roman severlerin değil, bu topraklarda yaşayan, geçmişine ve geleceğine sahip çıkmak isteyen herkesin mutlaka okuması gereken başyapıtlardan biri. Şiddetle tavsiye ediyorum.
Gördesli Makbule ve Demirci AkıncılarıSerra Menekay · GALEATİ YAYINCILIK · 202220 okunma
Reklam
“Maziden kalan okumalardan…”
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
BABIALİ HATIRALARI MAHMUT YESARİ Mahmut Yesari Babıali'ye bir ayna tutmuştur. Bu aynadan yansıyanlar okuduğum kitabın içerisindedir. Eser beş bölümden oluşmaktadır. Mahmut Yesari'nin gazete ve dergilerde kalan çeşitli yazılardan seçilmişler. İstanbul ve matbuat dünyasını yakından tanıyan yazar; İstanbul'da hayata tutunmaya çalışan Babıali emekçilerini, şair ve yazarları, hayatları ve eserleri ile tanımış, farklı edebi mekanlarda bulunup onlarla sanat sohbetleri yapmış, bilgi ve birikimlerini de tanıklıklar vasıtasıyla parça parça neşretmiştir. Mahmut Yesari yıllarca çilesini çektiği Babıali yayıncılık alemini anlatırken kimi eğlenceli, kimi üzücü olayları kaleme almış. Telif hakkı uğruna çekilen çilelere üzüldüm. Çanakkale Savaşı sırasında Anafartalar'da görev yaparken tebdilihava için geldiği İstanbul'da tiyatro yazmaya başlamasını, basın dünyamızın bilinmeyen yönlerini, nam salmış kalemlerle geçmiş hatıralarını yazması o döneme ışık tutmuş. Mahmut Yesari, yakın dostu Reşat Nuri Güntekin ile birlikte mizah dergisi "Kelebek"i büyük bir ahenk ve samimiyet içinde çıkarmış; bu dergiye hem çizimleriyle hem de kaleme aldığı yazılarla katkıda bulunmuştur. Aralarında çok tatlı bir dostluk varmış. Uyarlama olarak adapte ettiği "Fidan Zehra" adlı eseri ise Faruk Nafiz Çamlıbel tarafından pek beğenilmemiş, hatta dudak bükülerek karşılanmış. Yazarın kimi zaman hikaye ve romanlarında anlattığı karakterlerin okurlar tarafından üzerlerine alınması, ona tehdit mektupları ve serzenişler olarak geri dönmüş; ayrıca Matbuat Müdiriyeti tarafından kaleme aldığı oyunlara sansür ve yasaklar getirilmiş (her bir şeycikler yasak ve sakıncalı ). Muhsin Ertuğrul'un Darülbedayi'den ayrılıp kendi kumpanyasını kurduktan sonra Yesari'nin eserlerini sahnelemesi ve telif hakkını kuruşu kuruşuna
Edebiyat
Bâbıâli HatıralarıMahmut Yesari · Can Yayınları · 201932 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 20:19
Shangri-La'nın bıraktığı etkiyle heveslendiğim Uzak Doğu edebiyatından ne okusam diye düşünürken kitaplığımda bulunan iki farklı Piyano Akortçusu aklıma geldi. Tayvanlı ödüllü yazar Chiang- Sheng Kuo'nun romanına başlayayım dedim. Adı son sayfalarda ortaya çıkan kırklı yaşların başındaki piyano akortçusu aslında bir müzik dehası, fakat hem ailevi koşullarından hem de erken yaşta başına gelen travmatik bir olay yüzünden konser piyanisti olmaktan vazgeçip piyano akortçusu olmaya karar vermiş. Her bölümde mesleğinin inceliklerinden ve öneminden bahsederek tercihini destekleyen kanıtlar sunuyor bıraktığı müzik kariyeri için. Anlattıkları doğru olsa da bahane gibi hissettirdi bana. Çünkü fırsatını bulduğunda akort edeceği piyanolarda en zorlu parçaları çalmaktan hoşlanıyor ve hayallere dalıyor. Müzisyen eşini yeni kaybetmiş zengin bir adamın dikkatini çekiyor çalışı bir gün...olay örgüsü bu iki adamın kayıplarını, acılarını müzikle gidermesi üzerinden ilerliyor. Fakat kişisel sırlarını örtük biçimde öğrenebiliyoruz, ayrıntılarda saklı kalan, okurların hayal gücüne bırakılmış bir üslubu var romanın. Tayvan'da işveren- çalışan şeklinde başlayan ilişkileri iş ortaklığına dönüşerek New York'a uzanıyor ikinci el piyanoları yerinde incelemek için. Burada yolları geçici bir süreliğine ayrılırken akortçunun sıkça bahsettiği ünlü Rus piyanist Sviatoslav Richter'in Moskova'daki evini ziyaret etmesiyle sürpriz bir şekilde bitiyor roman. Değinilmesi gereken bir diğer karakter ondaki yeteneği keşfeden ilkokul öğretmeni Bayan Chiu. Ömrü boyunca desteğini sürdürmesi öğrencisinden vazgeçmemesi ve bıraktığı mektup, kaderimizi çizen insanlara vefa açısından önemliydi. Anlatıcının sürekli değişmesine alışana kadar beni dışarda bırakan bir okuma olsa da yazarın sade ve sakin
Piyano AkortçusuChiang Sheng Kuo · Eksik Parça Yayınları · 202485 okunma
Leyla Yolalan
10/10
·104 syf.··
2026 32. kitabı
Mustafa Başpınar’ın Başka İklimler adlı deneme kitabı; okuru şehirler, kitaplar, yazarlar ve hatıralar arasında dolaştırıyor.Mustafa Başpınar ilk denemesinde doğum tarihi hakkında şöyle diyor “Yetmiş dokuzda doğan ama doğumunu doksan beş yılıyla başlatan biriyim. Çünkü öncesi susuz geçen bir yaz adeta. Işıksız, aşksız, kelimesiz, kitapsız geçen yıllar.” Ve muhteşem bir cümleyle devam ediyor:” Hayatı kitapla öğrenen insanlardanım ben.” Yazar, bazen bir roman kahramanıyla kendini özdeşleştiriyor, bazen okuduğu kitaplardan hareketle hayatı sorguluyor. Kitabın en sıcak, en samimi sayfalarının ise ninesiyle ilgili anılar olduğunu düşünüyorum. Bu bölümlerde kişisel hafıza, çocukluk özlemi ve geçmişe duyulan vefa iç içe geçmiş adeta. Başpınar’ın dili o kadar sade, akıcı ve içten ki kitap bende eski bir dostla sohbet ediyormuş duygusu uyandırdı.Başka İklimler; yalnızca kitaplar, şehirler, anılar, insanlar üzerine değil; insanın dünyayı anlama ve anlamlandırma çabası üzerine de düşündüren bir eser. Zaten sayfalar ilerledikçe okur kendi iç iklimlerinde dolaşmaya çıktığını fark ediyor. Deneme okumayı özleyenler için eşsiz bir kitap Başka İklimler.
Edebiyat
Başka İklimlerMustafa Başpınar · Muhit Kitap · 20267 okunma
10/10
·312 syf.··
2026 40. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 16:46
Çok etkileyici, muazzam bir kurguydu! Romanda bir aile hikayesi okuyoruz. Olgunlaşmamış ebeveynler ve onların ellerinde yaralanmış çocukların hikayeleri. Bölümler olarak ayrılmış ve bir bölümü geçmişten bir karakter; Derviş Ali anlatıyor. Diğer bölümü günümüzden bir karakter anlatıyor; Halide. Derviş Ali, Abdulhamid zamanında yaşayan; idama mahkum edilmiş biri. Zindanda idam edilmeyi beklerken hikayesini anlatıyor. Halide günümüzde, Vefa semtinde eski aile konağında yaşıyor. Kardeşlerinin konağa gelmesini beklerken hikayesini anlatıyor. Sonunda bu iki karakterin hikayesi birleşiyor. Kitap boyunca bir merak ve gizem söz konusu. İki dönemde de İstanbul’da bir karmaşa ve kaos hakim. Duyguları çok güzel hissetirmiş yazar, öyle bir dil var ki; sanki o ortamdaymış gibi hissediyorsunuz. İçinde tarih, psikoloji, anne-kız ilişkileri, eski İstanbul, aile yaraları gibi unsurları barındıran, edebi olarak zengin, şahane bir kurgu okumak isterseniz muhakkak bakın bu kitaba.
Edebiyat
Gece Açan ÇiçeklerTarık Tufan · Doğan Kitap · 20258,1bin okunma
Reklam