Kitabı büyük bir önyargıyla okumaya başladığımı belirtmeden edemeyeceğim. Çeşitli kitap yorum sitelerinden okuduğum yorumlar genellikle Elif Şafak'ın önceki kitaplarındaki tadı vermediğini, kitabın tamamen ticari kaygıyla yazıldığını vs. söylüyordu. Bu kitap okuduğum ilk Şafak kitabı olduğu için öncekilerle karşılaştırma yapamayacağım.
Kitap, geçmiş ile günümüz arasındaki bağlantılarla ilerliyor. Kitabın adı "Havva'nın Üç Kızı" ama olay örgüsü genel olarak Peri karakteri üzerinden yürüyor. İstanbul'da doğup büyümüş bir kız Peri. Annesi dindar, babası laik; bir abisi komünist, diğer abisi ise milliyetçi. Peri bu karışık aile ortamında, gelgitlerle büyüyor. Bir gün Oxford Üniversitesini kazanıyor ve İngiltere'ye gidiyor. Orada Şirin ve Mona'yla tanışıyor sonra da olaylar başlıyor zaten.
Son zamanlarda yaşanan olaylar kitapta çok fazla yer alıyordu. Şafak, gündemde ne varsa hepsini harmanlayıp kitabına koymak istemiş ama açıkçası bu beni bunalttı. Peri'nin büyüdüğü ortamla bazı gerçekler göz önüne serilmek istenirken yapaylıkla doğallık arasında gidip gelmiş her şey. Okurken sıkıldığım, bırakmak istediğim anlar olmasına rağmen genel olarak akıcıydı. Bence eleştirdikleri kadar kötü değil.