vekavi

vekavi
Bir yoga aşığı, okumayı ve düşünmeyi sever.
32 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
10/10
·101 syf.··
Beğendi
·
2020 8. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ağustos 2020 01:45
Yatmadan evvel şöyle hafif bir şeyler okuyayım bari diyerek elime aldım Steinbeck'in İnci'sini. Kendinizi o güçlü anlatıma öyle bir kaptırıyorsunuz ki zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz bile. Kesinlikle okuyun derim en fazla iki saatinizi alır.
Edebiyat
İnciJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 202349,8bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·208 syf.··
Beğendi
·
2019 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2019 11:56
Kişisel gelişim kitaplarına safsata gözüyle bakan biri olarak Pembe Fili Düşünme'yi her yerde görmeye başladığımda "Pff popüler ve saçma kişisel gelişim kitaplarından biri daha." demiş ve belli bir süre daha önyargıyla yaklaşmıştım. Sonraları "öz-duyarlılık" ile tanıştım. Üzerine bazı araştırmalar yaptım, yazılar okudum ve sonunda karşıma bu kitap çıktı. Bir şans vereyim dedim, okudum ve iyi ki de okumuşum. Yazar, sanki bir dostuyla dertleşiyormuşçasına bize kendi deneyimlerini anlatıp onlar üzerinden vereceği bilgiyi veriyor. Bu samimiyet benim hoşuma gitmişti açıkçası. Okurken kendinizden bir şeyler bulma ihtimaliniz yüksek. Kitaba teknik açıdan bakacak olursak gayet anlaşılır, sade bir dili var. Psikoloji terimleriyle sizi boğmuyor, kolay okunabilir ve akıcı -ben üç günde bitirdim. Aslında öz- duyarlılık hakkında bu zamana değin yazılmış şeylerin basitleştirilmiş bir derlemesi denebilir. Çok yüksek beklentilerle okunduğu taktirde hayal kırıklığına uğratabilir. Daha derin bilgi sahibi olmak isteyenler için son kısma kitap önerileri konmuş keza kaynakça kısmındaki kitaplar da okunabilir. Son olarak yazarın bir de TEDx konuşması var, izlemenizi tavsiye ederim.
Pembe Fili DüşünmeZeynep Selvili · İnkılap Kitabevi · 202411,6bin okunma
9/10
·148 syf.··
Beğendi
·
2019 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2019 23:50
“Ve güleceğin bir şey daha söyleyeyim sana: Sevgi, dostum Govinda, her şeyin başı sevgi gibi görünüyor bana. Dünyanın iç yüzünü görmek, onu açıklamak, onu aşağılamak büyük düşünürlerin işidir belki. Ama benim için tek önemli şey, dünyayı sevebilmektir; onu aşağılamamak, ona ve kendime hınç ve nefret beslememek, ona, kendime ve bütün varlıklara sevgiyle hayranlıkla ve huşuyla bakabilmektir.” Siddhartha bir Brahman’ın oğlu, genç yaşında kendini bulmak için dostu Govinda ile bir yolculuğa çıkıyor. Yolculuğuna Samanaların arasına katılarak başlıyor. Samanalara gezgin çilekeşler diyebiliriz. Siddhartha kimi zaman aç ve susuz kalarak, kimi zamansa tarif edilemez acılara katlanarak; meditasyonlarla nefsini terbiye edip dünyevi olan her şeyden uzaklaşıyor: “Çok geçmeden, Govinda, Samanaların yolunu, seninle bunca zamandır yürüdüğü bu yolu terk edecek dostun. Susuzluk çekiyorum, ah Govinda ve Samanaların bu uzun yolunda susuzluğum şuncacık azalmadı.” Govindayla yolculuklarına devam ederlerken Nirvana’ya erişmiş birinin, bir Buddha’nın, Gotama’nın adını duyuyorlar. Beraberce Samanaların yanından ayrılıp Gotama’ya gidiyorlar, onun öğretisini dinliyorlar. Govinda, Gotama’nın yanında kalırken Siddhartha insanın kendini yine ancak kendisinin bulabileceğini ve bu uğurda hiçbir öğretinin insana gerçek yolu gösteremeyeceğine olan inancıyla Govinda’yı arkasında bırakarak Gotama’nın yanından ayrılıyor: “Bu yüzdendir ki yolculuğumu sürdüreceğim –bir başka öğreti, daha iyi bir öğreti aramak için değil hani, çünkü biliyorum ki böyle bir öğreti yoktur-, tüm öğretilere ve öğretmenlere sırt çevirip hedefime tek başıma ulaşmak ya da bu uğurda ölmek için yapacağım bu yolculuğu.” Siddhartha, diğer insanlardan “farklı” olduğunu biliyor. Diğer insanlara, hani kendini zenginlikle ve geçici zevklerle
Edebiyat
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202447bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
Beğendi
·
2018 29. kitabı
Herkesin; duygusal bir boşluğa düştüğü, hayatının gün geçtikçe anlamsızlaştığını fark ettiği ve artık ne olursa olsun bu durumdan çıkamayacakmış gibi hissettiği zamanları olmuştur. Umut tükenir, kalp ve ruh sonsuz bir karanlığa gömülür. Yalnızlık ve çaresizlik, adeta bir sarmaşığın duvarı kapladığı gibi yüreğinizi sarar; çabaladıkça bir bataklıktaymışçasına daha da dibe battığınızı hissedersiniz. Kısaca yaşıyormuş gibi hissetmezsiniz. İşte kitabımızın ana karakteri Baron Friedrich Michael von R. da kendini böyle bir boşlukta buluyor ama dışarıdan bakıldığında mutsuz olmaması için hiçbir nedeni yok gibi: Viyana’nın üst sınıflarından, ömrünü zenginlik ve bolluk içinde geçiriyor ve istediği hemen hemen her şeye sahip olabiliyor. Karakterimizin hayatının bu akışı sıradan bir günde birbirinden farklı olaylarla değişiyor. Kitabı okurken aklıma Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi geldi. Maslow’un oluşturduğu bu hiyerarşiye göre alt düzeydeki ihtiyaçlar karşılanmadan üst düzeydeki ihtiyacın karşılanması anlamsızdır ve her yeni ihtiyacın giderilmesi yeni bir ihtiyacı da beraberinde getirir ama yeni bir ihtiyacın ortaya çıkması için öncekinin tamamen giderilmiş olmasına gerek yoktur. Bu ihtiyaçlar hiyerarşisinde en üst düzeydeki ihtiyaçlar, kendini gerçekleştirme ihtiyaçlarıdır ve kitaptaki karakterimiz de kendini bir şekilde tatmin etme, gerçekleştirme çabası içindeydi ve buna adım adım ulaşıyordu. Üstelik bu kitap Maslow’un kuramından -1943- çok önce, 1922’de yazıldı ve bence bu bile Stefan Zweig’a, onun kitaplarındaki derin psikolojik analizlere hayran olmak için yeterli bir sebep. Her bir satırını, her bir sayfasını yüreğimde hissettiğim bir kitabı okumayalı uzun bir süre olmuştu ve sizlere de tavsiye ederim. Mutlu haftalar dilerim. :)
Olağanüstü Bir GeceStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023171,6bin okunma
8/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2018 13. kitabı
️Dünya'nın kaynaklarından faydalanmak için gelen uzaylılar, kitaptaki deyişle "ötekiler". Ötekiler'in insan ırkını yok etmek için yarattığı "DALGA"lar. "1.DALGA - DÜNYA KARANLIĞA GÖMÜLDÜ 2. DALGA - SADECE ŞANSLI OLANLAR KURTULDU 3.DALGA - SADECE ŞANSSIZ OLANLAR SAĞ KALDI 4.DALGA - TEK BİR KURAL GEÇERLİYDİ : KİMSEYE GÜVENME 5.DALGA - ARTIK KİMSE NE OLACAĞINI BİLMİYOR" ️ Kitap birden fazla kişinin bakış açısını anlatıyor fakat olay örgüsü genellikle Cassie üzerinden ilerliyor. Karakterimiz Cassie'nin, "ötekiler"in yarattığı "DALGA"larda annesi ve babası ölüyor, kardeşi Sam ise bir sığınma kampına götürülüyor. Cassie, Sam kampa gönderilirken ondan ayrılmak zorunda kalıyor ve ona geri döneceğine dair söz veriyor. Olaylar böyle başlıyor. ️ Öncelikle tüm peşin hükümlerinizi bir kenara atın. Çünkü bu kitap "basit" bir "uzaylı" hikayesi değil. Kurgusu  gerçekten sağlam. Rick Yancey'in güçlü kalemi sağ olsun okuduğunuzu sanki yaşıyorsunuz. Çoğu bölümü yüreğim ağzımda, "Yok artık !" "Yuh !" tarzı tepkilerle okudum. Her ne kadar kitabın başlarında sıkılsam da ilerledikçe elimden bırakasım gelmedi. ️ Kitabı okurken Cassie'nin yapmak zorunda kaldığı zor seçimler ve azimliliği beni çok etkiledi. Umudun gerçekten de her şey olduğunu öğrendim. Fevkalade bir kitaptı, bu tarz kurguları seviyorsanız okumanız şiddetle tavsiye edilir.
Edebiyat
5. DalgaRick Yancey · Pegasus Yayınları · 20141,461 okunma