Dünya çapında politik olarak yazılmış en iyi kitaplardan biri 1984 desem sanırım abartmış olmam çünkü kitap sadece belirli bir kesime, belirli bir yıla hitap etmiyor; her çağa, her insana hitap ediyor.
Düşünmenin suç olduğu; her hareketinizin, her konuşmanızın hatta yüzünüzdeki mimiklerin bile tele ekran denilen bir cihaz tarafından izlenildiğini düşünün. Bundan daha da kötüsü düşününce polislerinin düşüncelerinizi fark etmesi var. Ana karakterimiz Winston da bu düşünce suçunu işliyor ve olaylar an itibariyle başlıyor...
Diktatörlüğün zirvede olduğu, nefretin, sevgisizliğin aşılandığı bir çağ. İktidarın tek gayesi iktidarı sonsuza kadar ayakta tutmak, kendi çıkarlarını düşünüp halkı makineleştirmek. İnsanların düşünce kapasitesini daraltmak amacıyla sözcüklerin daraltıldığı, tamamen kaldırıldığı distopik bir evrende geçiyor. Yapılan her bir hatanın hemen tarihi kayıtlardan silinip, halkı manipüle ederek gerçekleşen hiçbir şeyi gerçekleşmemiş gibi göstermek.
Bilinçli olarak bilinçsizlik yaratmak, kısacası "Çiftdüşün" taktiğini uygulamak.
Her haliyle okudukça size hiç yabancı gelmeyecek bir kitap. En iyi kitaplar, aslında sizin zaten bildiğiniz ama dile getiremediğiniz düşünceleri size hatırlatanlardır. Özellikle bizim toplumda görülen şöyle bir şey var: Yaşanılan haksızlıkların çoğu dile getirilmiyor ve kimse ses çıkarmıyor. Böyle olunca da insan kendi aklından şüphe ediyor, acaba delirdim mi diye düşünmeden edemiyor? En azından delilik aptalıktan iyidir :D , öyle değil mi?
Kitabı okurken dünyadaki tüm iktidarların aslında sadece kendi çıkarlarını düşünüp, halkı ezip bir araç olarak kullandığını daha iyi fark edeceksiniz. Şu an toplum olarak da böyle bir döngünün içine sıkışmadık mı?
Kitabı okumaya devam ettiğim sürece aklım hep uzun zaman önce izlediğim V for