Kızgın olduğun zaman," dedi, "Kendimi ır­zına geçiyormuşum gibi hissediyorum. Sonra da beni o kadar seviyormuşsun ki bana karşı koyamamışsın diye - 30 hissediyorum. Görüyorum ki ıslanmışsın ve karşı koy­man da ve bozguna uğraman da hoşuma gidiyor:..- -"John, beni o kadar çok kızdırıyorsun ki seni terke­deceğim." Korktu. Beni öptü. Bunu tekrarlamayacağına söz verdi
Sen niye berıi o kadar çok bekletiyorsun? Sana duy­duğum arzuyu öldürdüğünü biliyorsun. Sen geç geldi­ğinde soğuduğumu hissediyorum
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
ABBASÎ HALİFELİĞİNİN ÇÖKÜŞÜ • 21 ​Nesâ'da 70.000'in üzerinde insanı katlettiler. Debdebesinin doruğunda olan Merv, İbnu'l-Esîr'e göre 700.000 insanını kaybetti, fakat Cuveynî, geri çekilirken sakladıkları cesetler hariç, bu rakamın 1.300.000 olduğunu söyler. Belh'teki gibi, burada da sağ kalanlar acımasızca öldürüldüler. Şehirler galaksisinde parlak Venüs gibi duran Nîşâpûr¹¹ tamamen harap edildi. Askerî zaferin korkunç bir göstergesi olarak kafataslarından piramitler oluşturuldu. Mirhvând'a göre belirsiz sayıda kadın ve çocuğun yanı sıra, 1.047.000 erkek kesilip biçildi.¹² ​Bununla beraber, kırk usta ve sanatkârın koruma altına alındığını ve Moğolistan'a götürüldüğünü de söyler. Bu barbar istilâcılar, Herat'ta 1.600.000 insanı kılıçtan geçirerek yeni bir rekor kırdılar. ​Bu rakamlar, Matthew Paris'in deyişiyle "yaş, cins, durum ayırt etmeyen"¹³ istilâcıların vicdansız ve duygusuz vahşeti hakkında bir fikir verir. Cuveynî, Horasan'daki hayatın yok oluşuna, aşağıdaki sözlerle şöyle matem tutar: "Nüfusun binde biri kurtulamadı... Eğer bugünden itibaren kıyamet gününe kadar Horasan ve Acem Irakı'nda nüfusun çoğalmasını engelleyen hiçbir şey olmasa, yine de önce olduğu rakamın onda birine bile ulaşamaz." ​Önemli pek çok şehrin tahribiyle birlikte, paha biçilmez sanat ve edebiyat hazineleri de yok edildi. İbn Hallikân'ın (608/1211-681/1282) Merv'den ayrıldıktan sonra Musul'dan, Halep kralının veziri Kadı el-Ekrem Cemâlüddîn Ebu'l-Hasan Ali'ye yazdığı mektup, Moğol tufanını acıklı bir şekilde dile getirir. 617/1220'de yazılan bu mektupta, yazan kişi, ona; yakınlarını, evini, ülkesini unutturan Merv'in kütüphanelerine ve kendisine göre "tek kelimeyle, mübalağasız, cennetin bir kopyası" olan Horasan'daki ileri medeniyete son borcunu öder. Bu bölgedeki yazarların erdemlerini,
Onca pus, nem, bulut (akşam vakti hem!) : örtememişlerdi ne Venüs'ü ne Ay'ı -pırıltılarımıza engel olamadılar.
Sayfa 149 - Metis·Kitabı okudu
Basitleştirirken dikkatli ol. Erkekler Mars'tan, kadınlar Venüs'ten değil. Kategorilere aldanma. Herkes, her şeydir. Bir yıldızın içindeki her şey senin içinde de var ve şimdiye dek var olan her karakter, zihin sahnende başrolü kapmak için yarışıyor.
Sayfa 266·Kitabı okudu
Se­ninle evlenemem, çünkü bir karım ve çocuklarım var. Bırak nasıl kurtulabileceğimizi öğrenene dek, sana ba­kayım. Gelip seni görebileceğim küçük bir yer alayım. Poz veremezsin. Sen bana aitsin." Derken gizli bir hayat sürmeye ba� ladım ve ne za­man dünyadaki herhangi bir başkası '.için poz veriyor olduğumu sansam, gerçekte güzel bir odada John'u bekliyordum. Her gelişinde bir hediye, bir kitap, yaz­mam için renkli kağıt getiriyordu. Rahatsızdım, bekli­yordum. Gizli hayatıma