Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Selmân-i Fârisî “radıyallahü anh” müslimân olmadan
önce birçok râhib ile sohbet etmiş, pekçok patriğin hizmetinde bulunmuşdu. Herbiri ömrünün sonunda başka bir râhibin
yanına gitmesini vasıyyet etmişdi. Yanında bulunduğu son
râhibin de, vefâtı yaklaşınca, sizden sonra kimin yanına gideyim, diye sordu. O râhib dedi ki: Şu ânda yeryüzünde sohbetinde bulunacağın ve sana hayr gelecek bir kimse bilmiyorum. Fekat, âhır zemân Peygamberinin gönderilmesi yaklaşdı! O Peygamber İbrâhîm aleyhisselâmın dîni üzere olur. O
iki taşlık arâzî arasında ve hurma ağacının bol olduğu bir yerde bulunacakdır. İki kürek kemiği arasında nübüvvet mührü
vardır. Hediyyeyi kabûl eder. Sadakayı kabûl etmez. Selmân-ı Fârisî “radıyallahü anh” o râhibin vasıyyeti üzerine
Arabistâna gitmek üzere yola çıkdı. Sonunda Medîneye ulaşdı. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” Medîneye hicret
ederken Kubâda konakladıkları sırada, Selmân-ı Fârisî “radıyallahü anh” yanına bir şeyler alıp, Resûlullahın huzûruna
gitdi. Götürdüğü şeyleri bunlar sadakadır diyerek takdîm etdi. Resûlullah, Eshâbına, siz yiyiniz, buyurdu ve kendisi yimedi. Selmân-ı Fârisî kendi kendine alâmetin birisi ortaya
çıkdı, dedi. Bundan sonrasını kendisi şöyle anlatmışdır: Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” Kubâdan Medîneye gelince, yine yanıma birşeyler alıp, huzûruna gitdim. Bunlar hediyyedir, dedim. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem”, Es-hâbıyla birlikde o hediyyeden yidiler. Kendi kendime ikinci
alâmet de temâm dedim. Sonra bir def’asında dahâ huzûruna vardım. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” Bakî’
kabristânında Eshâbından birinin cenâzesinde idi. Üzerinde
biri ridâ, biri de izâr olmak üzere iki gömlek vardı. Ben nübüvvet mührünü göreyim diye yakın durdum. Resûlullah
“sallallahü aleyhi ve sellem” beni nübüvvet mührünü