"Tüm koheransı bozan, benlik algımızı değiştiren sarsıcı zaman geçişmelerini iki kategoride cem etmek mümkün. İlki yaratıcı sıçramalar ki, tanımı gereği sonrasında öncekinden farklı bir kendilik ve dünya tasarımına geçeriz. Benlik gücü, değeri ve yeterliğinin ürpertici-heyecanlandırıcı, ama açıcı ve genişletici/zenginleştirici yönde değiştiği bir yabancılaşmanın ardından, özne yeni'ye geçiş yapar ve kendini evinde hisseder. Ben eski ben değildir, yaratıcı sıçramanın kazanımlarıyla her şey farklı bir görünüme bürünür; evi genişlemiş/zenginleşmiştir, kendisi daha güçlü ve daha bilgedir. İnsan, dünyayı yeniden ve eskisinden farklı şekilde yaratmıştır ve dünyasının merkezindedir, öyküsünün öznesidir. "Kahraman' olarak tanımladığımız bir pozisyondadır.
İkinci zamansallık farkındalığının indüksiyonu sarsıcı ve olumsuz nitelik taşır. Travmatik yaşantılardan söz ediyorum: Travmatik etken bireye çarpmış ve onu dünyasının çeperine itmiş, sürüklemiştir. Her ne veya kim ise şiddetin sahibi 'yabancı-özne', bireyi kendi hâkim dünya modeline/öyküsüne kıstırmış, nesneleştirmiş, onu bildik dünyasına yabancılaştırmış ve bu yabancı dizgede kapatmıştır. Travmatik şiddetin nesnesi halinde 'indeks özne'nin eylem serbestisi kısıtlanır. Freud'un tabiriyle o artık evinde değildir. Tekinsiz (unheimlich) yaban'dadır. Kendini güvende hissettiği, eylemlerinde (y)etkin olduğu yuva-öykü'den, eski bireysel mitinden kopmuştur ve henüz/artık yabancı bir mitte nesnedir."