şaziye..

şaziye..
@verbavolentscriptamanent
"kendi sokaklarında kıblesiz yolcu" youtu.be/EHDAATXaY8E?si=... youtu.be/gWoR_2x3EwA?si=...
antikahraman -I
"Olumlu sonuçlar doğuran eylemiyle yapıcı/yapılandırıcı/genişletici işlev üstlenen, kendini referans tutarak ve özdeşime sunarak norm oluşturan, aradalık halinden çıkıyor olma yanılsamasıyla tedirgin ruhları yatıştıran, ümit aşılayan kahramanın bu özelliklerinin zıddı, anti-kahramanda teşhis edilebilir. Antikahraman -salt bu niteliğiyle- topluluğun makbul bir ferdi olamaz; zira vâ'dettiği sadece arada(lıkta) ve huzursuz insan'dır (homo interus -ergo- inquietus). Dingin bir şekillenmeyi değil, hiçbir kararlı şekillenmenin mümkün olamayacağını, eksikliğin esas olduğunu çığırır. Antikahramanın sosyokültürel değerler açısından 'kötü' olması gerekmez. Ama tuhaf, yadırgatıcı ve rahatsız edicidir; varlığı ve eylemleriyle huzursuzluk girdabıdır. Kendini içinde olduğu sistemin nesnesi olarak sorgulayabilir ve yorumlayabilir; bu durumda kendini nesneleştirmiş, dolayısıyla kendine ve sisteme yabancılaşmıştır. Dışarıya doğru -sürekli- devinim halinde gibi gözükür; ancak dışarıda kendisini saracak güvenilir bir mevcut mite sığınma ya da yeni bir miti inşa ihtimalini reddeder. Aradalıktan çık(a)maz, aradalığı peşi sıra sürükler. Hâkim miti reddederken, yeni bir mit önermesinden de imtina eder, zira 'Öte'nin mümkün ve/veya anlamlı olduğuna inanmaz. Sistemi yıkmaz, ama dibini oyar. O, "her şey iyi ve tam(am) olacak" muştusunu bozar. Huzursuzluğunu sistemin bir parçası yapar ve sistemi -kahraman misali- Öte'ye/selâmete ulaştıracağı yerde, aradalığın derinine çeker: Herhangi bir aşkın eylemin anlamı yoktur, zira aradalıktan çıkış ümidi yoktur! Varlığı ve eylemleri muhataplarını tedirgin kılar, kendisiyle özdeşimi engelleyecek savunmaları tahrik eder, tepkileri aşırılaşmaya zorlar. Hoyrat ve nobran aşırılaşmalar, kararsızlığı artıracak, sistemin
s. 269, 270 - Psikomitolojinin Trajik Öznesi Oidipus: Kahraman ve Antikahraman, M. Bilgin Saydam·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"içkin-özne" / "aşkın-özne"
"Doğanın ve verili sosyokültürel dizgenin içinde devinen birimler, kuşkuya düşmedikleri, şaşırmadıkları, kuralları takip ettikleri sürece, verili olanın nesnesi konumundadırlar. Kendilerini yaşamlarının merkezinde ve eylemlerinin sorumlu faili hissettikleri ölçüde 'içkin-özne' tanımlamasına yaklaşırlar. Öznesellikleri mevcut dizge tarafından tanımlanmış ve sınırlandırılmıştır: Oyunu kuralına göre oynarlar ve oyun içinde huzurludurlar, sorgulamazlar, huzursuz olsalar ve sorgulasalar da yanıtları mevcut dizge içinde ararlar; hazır/verili kitlerde (mitlerde) selâmet bulmayı gereksinirler ya da memnuniyetsizliklerini sonlandıracak bir çıkış/çözüm yolunu/yöntemini hayal edemez, tasarlayamazlar ya da gereken eylem gücünü/cesaretini bulamazlar. 'Kahraman'la özdeşleştirdiğimiz 'aşkın-özne' ise oyunu bozar, mızıkır, itiraz ve isyan eder ve üstüne üstlük haddini aşar, bilinenden bambaşka bir önermenin gerçekliğinde ısrar eder."
s. 267 - Psikomitolojinin Trajik Öznesi Oidipus: Kahraman ve Antikahraman, M. Bilgin Saydam·Kitabı okudu
"ev" / "tekinsiz yaban"
"Tüm koheransı bozan, benlik algımızı değiştiren sarsıcı zaman geçişmelerini iki kategoride cem etmek mümkün. İlki yaratıcı sıçramalar ki, tanımı gereği sonrasında öncekinden farklı bir kendilik ve dünya tasarımına geçeriz. Benlik gücü, değeri ve yeterliğinin ürpertici-heyecanlandırıcı, ama açıcı ve genişletici/zenginleştirici yönde değiştiği bir yabancılaşmanın ardından, özne yeni'ye geçiş yapar ve kendini evinde hisseder. Ben eski ben değildir, yaratıcı sıçramanın kazanımlarıyla her şey farklı bir görünüme bürünür; evi genişlemiş/zenginleşmiştir, kendisi daha güçlü ve daha bilgedir. İnsan, dünyayı yeniden ve eskisinden farklı şekilde yaratmıştır ve dünyasının merkezindedir, öyküsünün öznesidir. "Kahraman' olarak tanımladığımız bir pozisyondadır. İkinci zamansallık farkındalığının indüksiyonu sarsıcı ve olumsuz nitelik taşır. Travmatik yaşantılardan söz ediyorum: Travmatik etken bireye çarpmış ve onu dünyasının çeperine itmiş, sürüklemiştir. Her ne veya kim ise şiddetin sahibi 'yabancı-özne', bireyi kendi hâkim dünya modeline/öyküsüne kıstırmış, nesneleştirmiş, onu bildik dünyasına yabancılaştırmış ve bu yabancı dizgede kapatmıştır. Travmatik şiddetin nesnesi halinde 'indeks özne'nin eylem serbestisi kısıtlanır. Freud'un tabiriyle o artık evinde değildir. Tekinsiz (unheimlich) yaban'dadır. Kendini güvende hissettiği, eylemlerinde (y)etkin olduğu yuva-öykü'den, eski bireysel mitinden kopmuştur ve henüz/artık yabancı bir mitte nesnedir."
s. 240 - Psikomitolojinin Trajik Öznesi Oidipus: Kahraman ve Antikahraman, M. Bilgin Saydam·Kitabı okudu
anları peşpeşe dizer ve adına 'zaman' deriz..
"Zaman, '>0' ve '<1' arasında, anbean değişen hâllerde gezinebilmeyi sağlar. Bilinçli varlıklar için konuşursak ve bilincin önkoşulu olarak ayrışmışlığı temel alırsak, diyebiliriz ki, ayrışma -ve ayrışma bilinçliliği- eksileyazmanın farkındalığıyla birlikte yürür. Zaman varlıksallığımızı bilinçöncesi-geçmiş'ten/tamlık'tan eksiltir ve bizi yeniden tamamlanabilme yönelimiyle geleceğin ve -bir ihtimal olarak-tamamlanabilirliğin kapısına bırakır. Vice versa her tam(amlanmış)lık yaşantısı da eksilme olasılığını taşıyor. Bunu geçmiş deneyimlerimizden biliyoruz. Zamansallık, varlıksallığın niteliğinde-niceliğinde değişmesi demek. Bu da hallerin istikrarsızlığına işaret ediyor. Zaman içinde 'sabit' yok: Dünya, yalan dünya... Varlık-yokluk geçişlerinin aradalığındayız ve bu aradalık, zamanın bir fonksiyonu. Bir anın (a1) takipçisi an (a2), artık selefinin (a1) olasılıklarından eksik; zira olasılıkları barındıran an (a1) bir zorunlulukla, tesadüfle ya da seçimle terk edilmiş oluyor. Olasılıklardan biri gerçekleşiyor ve anın (a1→a2) sakini neyse/kimse diğer olasılıklardan eksiltilmiş oluyor. a1→a2→a3... geçiş(me)leri çekirdek aradalıklarımızı taşıyor. En azından klasik fiziğin çizgisel ilerlemeci zaman modeli bağlamında geçerli bir sav..."
s. 239 - Psikomitolojinin Trajik Öznesi Oidipus: Kahraman ve Antikahraman, M. Bilgin Saydam·Kitabı okudu
tamamlanma - eksilme aradalığında..
"Varlıksallığımızla zamansallığımızda yüzüyoruz. Felsefenin iki a priori kavramı, varlık ve zaman, doğa- ve insan-bilimleri için birer muamma. Ne kadar şatafatlı görünürse görünsün, felsefi/metafizik, fizik, biyolojik, sosyokültürel, psikolojik ... tüm tanımlamalar aynı totolojik indirgemeye çıkıyor: Varlık vardır, zaman akar. Varlığın mutlak değer olarak zıddı, 'yokluk'. Yokluğu hiç bilemiyoruz, zira varlıksallık içinden konuşuyoruz. Yokluğa -gerçek ya da kurgusal- yaklaştığımızı sandığımız anda, fark ediyoruz ki, varlıksallığımızı peşimiz sıra sürüklemişiz, varlıksallık içinden konuşuyoruz. Felsefi irdelemelerin köken gerilimi olan varlık-yokluk aradalığı, tüm kavranılamazlığına rağmen temel aradalığımız: Büyüden sanata, dinden etiğe, sosyolojiden psikolojiye, bilimden teknolojiye tüm doğa ve insan sorunsallarını, bu 'aradalık' hali içindeki devinimlerimizden türetebiliriz. Farazi mutlak <1> ve >0< değerlerini, görecelendirerek yaşama uyarlarsak, zaman aksı boyunca 'tam(am)lanma←→ eksilme' devinimlerine ulanmamızla, bu iki değeri, varlığı ve yokluğu, -tevazu içinde- kavramlaştırma imkânıyla yetinmek durumundayız. Tamamlanma, eksikliğin azalmasıdır, görece daha 'var' olmamızdır; eksilme, tamlıktan uzaklaş-madır, 'yok'luğa daha yaklaşmamızdır."
s. 237 - 238 Psikomitolojinin Trajik Öznesi Oidipus: Kahraman ve Antikahraman, M. Bilgin Saydam·Kitabı okudu