vetra

vetra
aktif değil, bıraktı
Hiçbir şey demedi. Duruşma boyunca bir tek sözcük çıkmadı ağzından. Oysa suçlu benim. Ben öldürdüm. Dedikleri gibi değil. O istemedi. İstemediğini, isteyemeyeceğini çok iyi biliyorum şimdi. O zaman ister sanmıştım. Benim sanmam ama yalnızca. Benimle kaçmaya korktuğunda.
Sayfa 79
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Wittig'e göre cinsiyete getirilen ikili kısıtlama, zorunlu heteroseksüellik sisteminin üreme odaklı hedeflerine hizmet eder. Wittig kimi zaman, zorunlu heteroseksüelliğin devrilmesiyle "kişi"nin cinsiyet zincirlerinden kurtulacağım, böylece gerçek bir hümaniz- min başlayacağmı iddia eder. Başka bazı yapıtlarında ise, fallogosantrik olmayan bir erotik ekonomi bolluğunun ve yayılmasının cinsiyet, toplumsal cinsiyet ve kimlik yanılsamalarım bertaraf edeceğini ileri sürer. Wittig'in kimi başka metinlerinde ise "lezbiyen", zorunlu heteroseksüellik sisteminin cinsiyete dayattığı ikili kısıtlamayı aşmayı vaat eden üçüncü bir toplumsal cinsiyet olarak belirir. "Bilişsel özne"yi savunusunda Wittig, hegemonik imlem ya da temsil kipleriyle hiçbir metafizik derdi yokmuş gibi görünür. Wittig'de kendi kaderini tayin etme niteliğiyle özne, sanki varoluşsal seçimin failinin lezbiyen adı altında ıslah edilmiş halidir: "Bireysel öznelerin ortaya çıkması için öncelikle cinsiyet kategorilerinin yok edilmesi gerekir ... cinsiyet kategorilerinin ötesinde olan bildiğim tek kavram lezbiyendir."26 Wittig "özne"yi ataerkilliği kaçınılmaz olan bir Simgesel'in kurallarına göre istisnasız eril addedip eleştirmez; daha ziyade, eşdeğerli, dil-kullanıcısı bir lezbiyen özneyi onun yerine geçirmeyi teklif eder
27. Bu metnin ikinci bölümünde "Simgesel" mefhumu üzerinde duruyorum. "Simgesel", akrabalığı, anlamlandırmayı ve psikanalitik yapısalcılığın terimle- riyle cinsel farklılığın üretilmesini idare eden, ideal ve evrensel kültürel yasalar·Kitabı okudu
Peki "kimlik" deyince kastedilen şey ne olabilir? Kimliğin kendisiyle özdeş olduğu; değişmez, birleşik ve kendi içinde tutarlı bir halde zaman içinde süregittiği sanısını temellendiren şey nedir? Daha önemlisi, bu varsayımlar "toplumsal cinsiyet kimliği" üzerine söylemleri nasıl etkiler? "Kimlik" üzerine tartışmanın toplumsal cinsiyet kimliği üzerine bir tartışmadan önce gerçekleşmesi gerektiğini düşünmek yanlış olur; çünkü "kişiler" ancak toplumsal cinsiyetin idrak edilebilirlik standartlarına uygun bir şekilde cinsiyetlendiklerinde idrak edilebilir hale gelirler. Sosyolojik tartışmalarda kişi mefhumu geleneksel olarak faillik üzerinden kavranmaya çalışıldı, kişinin toplumsal görünürlük ve anlam kazanmasını sağlayan çeşitli rol ve işlevlere kıyasla bu failliğe ontolojik öncelik atfedildi.
Gözler gözler gözler. Yüzlerce binlerce sanki yüz binlerce çift göz gördüm. Yüzlerce binlerce sanki insan yüz binlerce çift göz dikildi gözlerime. Suçlu gözler. Suçluluğu gizlemeye çalışan gözler. Suçsuzluğu haykıran. Yalvaran gözler. Belki de hiçbir suç saklamayan. Ne kadar çok gördüm tanım. Ne kadar çok gördüm. Hepsinin içinde en korkuncu. En ürkütücü. En kara. En parlak. Bugünkü gözler.
Sayfa 33