vetra

vetra
aktif değil, bıraktı
neuroscience enthusiast
18 Nisan
451 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı
Okudum ve oldukça beğendim. Kendi hayatımda uygulamak için çaba göstereceğim. Bu ilham için teşekkür ederim. Kitap efsane.

vetra

@vetra
·
Uzun zaman sonra tekrar merhaba. Altı dolu incelemelerime pozitif dönüşler yapıyorsunuz, teşekkür ederim. Ancak bunları genellikle kağıda yazdığım ve sonra geçirdiğim için pek yazma fırsatım olmuyor. Ayrıca biraz duvara karşı anlatıyormuş gibi geliyor. Bu sefer umarım öyle olmaz diyip incelemeye başlayalım Lenoir modern dünyanın bir felsefecisi. Kendisini spinoza sayesinde tanısam da, bu kitabı oldukça güncel Korona faciası dönemi bu kitabı günümüz modern belirsizliklere bağlıyor. Spinozanın conatus öğretisi ile örnek veriyor Lenoir. Conatus'u kısaca "insanın tüm dürtülerini, eğilimlerini ve duygusal yaşantısını belirleyen bir ilke" olarak özetleyebiliriz. Spinozacı etik burada devreye giriyor. Ama öncelikle Lenoir'in dediği gibi spinozanın iki yaşam mekanizmasını unutmamalıyız. Kendini korumak ve yaşam-eylem gücünü arttırırmak. Lenoir buradan sonra Maslow'un piramidini örnek vermiş ve bu kısmı gerçekten önemli. Maslow'un piramidini düşünelim. Fizyolojik ihtiyaçlar, güvenlik, sevgi, saygınlık ve kendini gerçekleştirme. Peki korona gibi fizyolojiyi tehlikeye atan durumlar olduğunda ne olur? Üst hiyerarşi kendini gerçekleştiremez. Burada Lenoir'den bir alıntı yapalım "hayatta kalmak söz konusu olduğunda verilen ilk tepki fizyolojik ihtiyaçlarımızın karşılanabileceğinden emin olmaktır ve bencil ya da gülünç olmanın bir önemi kalmaz." Korona dönemindeki stokçulardan, kavga çıkaranlara, tuvalet kağıdı depolayanlardan konserve alanlara kadar birçok örnek akla geliyor. Bu belirsizlik ve piramidin kendi içinde savaşması Lenoir'in dediklerine hak vermemizi sağlıyor. Kitap boyunca aklıma Heisenberg belirsizlik ilkesi geldi. Gerçekten Öngörülemeyen belirsiz bir dünyada yaşamak akla bu matematiksel ilkeyi akla getiriyor. Determinizm ve belirsizlik arasındaki çatışmayı,
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Pornografi görüntü ile göz arasındaki dolayımsız temastır. Şeyler, tekilliklerini terk edip sadece fiyatlarıyla ifade edildiklerinde şeffaflaşır. Her şeyi her şeyle karşılaştırılabilir* (vergleichbar) kılan para, şeylerin birbiriyle eş bir ölçüye vurulamazlığının, tekilliğinin her türünü ortadan kaldırır. Şeffaflık toplumu aynının cehennemidir.
Sayfa 16 - Olumluluk Toplumu·Kitabı okudu
Felsefe ve Düşünce
...doctrina sapientiae(bilgelik öğretisi), insandan ne yapılaca­ğının sanatı değil, insanın kendi kendisinden ne yapması gerektiğinin sanatıdır "sapere aude"(Tadına bakmaya, bilmeye cesaret et).Kendi aklını kendi sahici mutlak amaçların uğruna kullanmayı dene.
Sayfa 41 - Kırmızı Kedi Yayınları.
Feministler Koşun
8/10
·112 syf.··
2024 139. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2024 15:12
Ve feministlerin ağzının suyu aka aka okuyup, naralar aatcağı bir kitabın daha sonuna geldik. Bu dünya üzerinde hangi ülkede veya yerde kadın el üstünde tutulmuş ki? Yok öyle bir yer. Cennet inancı olanlar bile bilir, KADININ ORADA BİLE YERİ YOK! Biz kadınlar her zaman ikinci hatta üçüncü sınıf vatandaşız. Ve bunu kadınlardan daha çok erkekler biliyor. Biliyor ve daha da eziyorlar. Kadınlar da bu ezilmeye başkaldırmak yerine, bunu kader olarak görüyor. görüp iyice susuyorlar, kanıksıyorlar, normalleştiriyorlar. Dayağa, tecavüze, eğitimsizliğe, mal gibi alınıp satılmaya, istenmeyen gebeliklere, fahişe olmaya... mahkum bırakılıyor/ bıraktırılıyor... Çünkü dünya erkeklerin bacak arasındaki organ için dönüyor! Öyle düşünüyor erkekler. Dünyayı da bu düzende işletmeye devam ediyorlar. Fiziksel gücü olan diğerini eziyor. Onlar için her şey mübah, yeter ki keyifleri bozulmasın. Sırf bunun için din uyduruyorlar, felsefik yaklaşımlar icat ediyorlar. Yeter ki ayakları yıkansın, yemekleri hazır olsun, istedikleri gibi kaba kuvvete başvursunlar, ne de olsa çocuk doğurma gibi bir dertleri de yok, önüne gelene tecavüz edebilsin ya da birtakım bahanelerle bu tecavüz ve istismarlar suç sayılmayacak boyuta gelsin. Yeter ki zevkleri bitmesin, karınları boş kalmasın, kimse keyiflerini kaçırmasın. Bu çarkın içinde bir kadın ne kadar güçlü olursa olsun bu düzene kafa tutamaz. Anca bir çığlık atar, o da duyabilene! Firdevs de ataerkil ve kötü şartlarda dünyaya gelmiş bir kadın. Çevresindeki bütün erkeklerin istismarına uğrayan, ayakları üzerinde durmaya çalıştıkça daha çok ezilen ve en sonunda da canından olan bir kadın. Bir yüz sene sonra tekrar dönüp dünyaya bakınca şunu göreceğiz; dünya değişmeyecek, belki bu şiddetler azalacak ama asla değişmeyecek.
Edebiyat
Sıfır Noktasındaki KadınNevâl El-Seddavi · Metis Yayınları · 202526,2bin okunma
İnsanların gitmeleri için ölmeleri gerekmez. Sizin onların zihninde ölmeniz yeterli...