vetra

vetra
aktif değil, bıraktı
Sosyal bilimciler toplumsal cinsiyetten analizin bir "faktörü" ya da "boyutu" olarak bahsederler. Öte yandan aynı terim [Türkçede yalnızca "cinsiyet"] biyolojik, dilsel ve/veya kültürel farklılığın "bir işareti" olarak bedenli kişiler için de kullanılır. İkinci tür kullanımlarda bu terim, (halihazırda) cinsel olarak farklılaşmış bir bedenin üstlendiği bir imlem olarak anlaşılabilir. Fakat bu durumda bile söz konusu imlem yalnızca başka, karşıt bir imlemle ilişki içinde var olur. Kimi feminist kuramcılar toplumsal cinsiyetin bireysel bir nitelik değil, "bir ilişki", hatta bir ilişkiler dizisi olduğunu iddia ediyor. Başkaları ise Beauvoir'ı takip ederek yalnızca dişil toplumsal cinsiyetin işaretlenmiş olduğunu, öte yandan evrensel kişi ile eril toplumsal cinsiyetin çakıştığım, böylece kadınlar cinsiyetleri üzerinden tanımlanırken erkeklerin bedenden aşkın bir "evrensel kişiliğin taşıyıcısı olarak yüceltildiğini öne sürüyor.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Eğer toplumsal cinsiyet, cinsiyetli bedenin üstlendiği kültürel anlamlar bütünüyse, toplumsal cinsiyetin herhangi bir cinsiyetten tek bir şekilde kaynaklandığı söylenemez. Cinsiyet-toplumsal cinsiyet ayrımını mantıksal olarak en uç noktasma çekersek, cinsiyetli bedenler ile kültürel olarak inşa edilmiş toplumsal cinsiyetler arasında kökten bir süreksizlik olduğu önermesine varırız. Şimdilik, istikrarlı iki cinsiyet olduğunu varsaysak bile bu, "erkekler"in inşasının erkek bedenlere mahsus olacağı, "kadınlar"m da yalnızca dişi bedenlere yorum getireceği anlamına gelmez.
Özne mefhumunu destekleyen temelci kurgulann yanı sıra, kadınlar teriminin ortak bir kimliği ifade ettiği varsayımı da feminizm için siyasi bir sorun teşkil ediyor. Betimler ve temsil eder gibi göründüğü kişilerin onayım alan, istikrarlı bir imleyen olmak bir yana, kadınlar çoğul haliyle bile belalı bir terim, bir mücadele alanı, bir kaygı sebebi haline geldi. Denise Riley'nin kullandığı başlığın işaret ettiği gibi, Ben O İsim miyim? sorusu tam da o ismin birden çok anlama gelebilmesinden kaynaklanır. 3 Kişi kadın "olsa" bile, elbette bundan fazlasıdır da; terim yeterince kapsayıcı değildir. Yetersiz kalmasının sebebi toplumsal cinsiyeti verili bir "kişi"nin toplumsal cinsiyetiyle gelen teferruatı aşması değil, toplumsal cinsiyetin farklı tarihsel bağlamlarda ille de her zaman kesin ve tutarlı bir şekilde kurulmuş olmaması ve söylemsel olarak kurulmuş ırksal, sınıfsal, etnik, cinsel ve bölgesel kimlik halleriyle kesişmesidir. Sonuç olarak "toplumsal cinsiyet"i her zaman içinde üretilip süregeldiği siyasi ve kültürel kesişme noktalarından ayırarak değerlendirmek imkânsızlaşır.
Feminist kuramda çoğunlukla, hem feminist çıkar ve amaçlan söyleme dahil eden, hem de siyasi olarak temsil edilmesi hedeflenen özneyi oluşturan, kadınlar kategorisi üzerinden anlaşılan bir kimlik bulunduğu varsayıldı.

vetra

, bir kitap okudu
Puan vermedi·64 syf.·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Kasım 2020 00:00
·
2020 6. kitabı
Aziz Nesin
9.1/10 · 81 okunma