İbni Rüşd, Aristo mantığının metodolojisi kullanılarak, konu üzerine düşünülmesini önerir. İnsan, düşünerek, çıkarımlar yaparak ilerlemelidir çünkü “gerçek” tektir ve hangi yoldan giderse gitsin insan, ona ulaşacaktır.
O, içinde yaşadığı ve matematiğine, sistemine, mantığına hayran olduğu evrenin ve insanın sanatkârının bu yolla bulunmasını ve bilinmesini ister. Bu da temenni ile olmayacak, sanatı öğrenmek gerekecektir. Yani “daha öncekilerin sormadığı soruları” sorabilmek, “daha öncekilerin cesaret edemediği uçurum kenarlarına kadar korkusuzca gidebilmek” gerekir.
Bunu yaptığı için belki “delilik” belki de “sapıtmış” olmakla suçlanma ihtimali vardır insanın ama İbni Rüşd, akıl sahibi insanların böyle korkulara yenik düşmeyeceğini bilir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Arif olan kişinin ‘Var olanlar üzerinde düşünme!’ emrinden ‘akli kıyas ve türlerini bilmenin zorunlu olduğu’ sonucunu çıkarması gerekmektedir hatta bu ona çok daha layıktır.”
Nâzım Hikmet, “sabah sabah aç karnına içilen sigaraların acı tadından” söz eder. Bu tad, Nâzım’a ölümü çağrıştırır. Çünkü bu dizenin hemen arkasından “ölüm yanıma kendinden önce yalnızlığını yolladı” diye ekler. Ama gırtlağımı yakan, beni öksürten o ilk sigara, bana hem acı hem de tatlı gelir ve hâlâ yaşadığımı anımsatır.