gülsün

gülsün
@vurlgulsn
PDR
Spoiler içerir.
8/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2020 6. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mart 2020 18:06
Tüm çağların ortak oyunu, 64 kareden oluşan sınırsız permütasyonlara sahip, hiçbir şey üretmeyen düşünce eylemi, hiçbir sonuca varmayan metematiksel hesaplama... Herkes temel kurallarını öğrenebilir yine de bu tahtanın değişmez sınırları içinde başkalarına benzemeyen ustalar ortaya çıkarır. Bu ustaların uyguladıkları stratejiler birbirinden farklıdır nasıl ki bir şairin üslubunu bildikten sonra hangi şiirin ona ait olduğunu kestirebiliyorsan aynı şekilde her satranç ustasının da kendine göre bir stratejisi vardır tıpkı czentovic gibi. Czentovic ailesini kaybettikten sonra bir papaz onu yanına almış. Gittiği köy okulunda hiçbir şey ögrenmeyince papaz onu evde eğitmeye başlamış fakat okumayı çok geç söküyor ve kolay işlemleri bile parmak hesabıyla yapıyordu. Papaz bir gün arkadaşıyla satranç oynadığında czentovic tüm dikkatini oyuna vermiş ve anlamaya çalışmış. Görünüşe göre iyi anlamış olacak ki Papazın işi çıkınca onun yerine devam etmiş ve Papazın arkadaşını yenilgiye uğramıştı. Böylece bir satranç ustasının başarı hikayesi başlamış. Şehir turnuvalarına daha sonra yurt dışı turnuvalara katılıyor. Kitabın sonuna kadar czentovic 'i merkeze alınmasını bekliyordum ama olaylar tümüyle czentovic'in etrafında dönmüyor. Benim asıl ilgimi çeken Doktor B'nin yaşantısı üzerinden aktarılan, bir insana dokunmadan nasıl işkence edilebileceği, yalnızlığa terk edilmiş birinin hiçlik karşısında çektiği Izdirap ve neler yapabilecegidir. Bir odada mahkum olan Doktor B'nin imdadına bir gün sorgu odasında bulduğu satranç kitabı yetişmiştir başta ilgisini çekmemişse de başka bir uğraş olmadığından incelemeye başlamış kitabı. İşte satrancın büyülü dünyasina böylelikle girmiş oluyor Doktor. Permütasyonlari, kombinasyonları, kitapta yer alan satranç ustalarının stratejilerini
1000Kitap
SatrançStefan Zweig · Mavi Çatı Yayınları · 2019279,1bin okunma
Reklam
Puan vermedi·192 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2020 22:10
Kitabın adını ilginc bulup okumaya karar verdim. Arada bilinmeyen kitapları da okumaya çalışırım bu o kitaplardan biri oldu. Çöpten çıkan haberlere deginilmis, mizahi ve eleştirilerek yorumlanmış haberler. Çöpçülerin günlük yaşamı, onlarla yapılan sohbetlerle karşımıza çıkmaktadır. Diyalogları okudukça aslında kimsenin dikkat etmediği Çöpçülerin zengin dünyalarına giriveriyorsunuz. Doktorlara, mühendislere, öğretmenlere, avukatlara ne kadar ihtiyacimiz varsa Çöpçülere de o kadar ihtiyacımız olduğu kanısına variyorsunuz. Bu tarz toplumda çok değinilmeyen insanların hayatlarının ele alınması ve çöplerden çıkan malzemelerden bir kitap içeriğinin oluşturulmasını başarılı buldum. İlk okumanız gereken kitaplardan biri olduğunu söyleyemem ama günlük, eglenmelik bir kitap okumak istiyorsanız tavsiye edebilirim.
Kültür-Sanat
Çöpten KitapAli Mert · Yordam Kitap · 200640 okunma
6/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2019 17. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2019 21:27
Hayır diyebilmeyi bilmeyenlerdenseniz size faydalı olacak bir kitap. Neden bazılarına hayır demek zordur? Kibarlar; zarafetletini ve kibarliklarini birer silah olarak kullanırlar. Öylesine kibardirlar ki onları reddetmek olsa olsa kabalık olur diye düşünürsünüz. Hayır değil. Kibar bir talep kibarca reddedilebilir. Muhtaçlar ;sürekli kurban rolünde ve yerli yersiz bir sürü beklentiyle karşınıza çıkar. "Bu kez olmaz. Ben de zor durumda kalıyorum." demeniz yeterli olacaktır. Emrivakiciler, duygusallar gücünü kullananlar manipülatörler, ısrarcilar bu sıralama uzayıp gider. Hayır demeye bir yerden başlamanin zamanı gelmiştir artık. Kendimize bile... Hayır diyebilmenin en güzel yerlerini gösteren yazarın bazı yerlerde aşırıya kaçtığını düşünüyorum. Misal misafirlikte "kendi ellerimle yaptım tadına bak lütfen" denilmesinin, yemeğe kalınması için ısrar edilmesini yanlış bulmuyorum. Kendi aile iliskilerimi göz önüne aldığımda genel olarak bir çekingenlik, utanma duygusu hakim oluyor. Aman rahatsızlık vermeyelim, yemeğe kalmayalım gibisinden. Ev sahipleri genel olarak bu yüzden ısrar etme gayretinde bulunurlar. Bu ısrarın da zararı olduğunu düşünmüyorum. Kendimiz , keyfimiz, rahatimiz için herseye hayır demeyi doğru bulmuyorum. Bu bizi bencil, sadece kendisini düşünen bir topluma götürür. karsindaki insanın başka bir seçeneği yoksa kendinden fedakarlık edebilmelisin. İnsan insana muhtaçtır.
Kültür-Sanat
Hayır Diyebilme SanatıMüthiş Psikoloji · Destek Yayınları · 202417,7bin okunma
Dikkat spoiler içerebilir.
7/10
·174 syf.··
Beğendi
·
2019 16. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2019 00:18
Kitabi çok akıcı buldum okumaya başladım ve bırakamadım. Böyle konular ilgimi çektiğinden de olabilir. Kitap fikir üretme yöntemlerini ele almaktadır. Çoğu zaman Kalıpların dışına çıkılarak gerçekleşir. Kitapta tanıdığımız veyahut tanımadığımız bilimadamlarinin buluş hikayeleri, iş adamlarının tecrübeleri ve kendisinin öğrencilerine yaptığı çalışmaları örnek vererek anlatmış. Hikayeler eğlenceli, ilginç olunca kitaba karşı ilgim artıyordu.Böyle olması kitabı akıcı kılmış olabilir ama yazarin kitabı değil de kitapta adı geçen tüm kahramanların kitabı olmuş. Alıntılar kitabın büyük bir kısmını oluşturuyordu.Kitabin kapağında sadece jack foster yazilmamaliydi bu yuzden :)). Tek olumsuz yönü fazla alıntınin olması o da beni rahatsız etmedi aksine daha da ilgimi çekti ama yazarı biraz arka planda bırakmıştı.
Eğitim
Fikir Nasıl BulunurJack Foster · Mediacat · 2005439 okunma
Dikkat spoiler içerir.
6/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2019 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2019 13:26
Kitabı çoğunuz gibi ben de önceden duymuştum ve okuyacaklarim listesinde yer alıyordu ama fırsat olmuyordu pek hep başka kitaplara başlıyordum.Değerli bir arkadaşım da tavsiye edince okumaya başladım. Okumaya değer daha çok felsefik bir kitap. İspanya 'dan mısır piramitlerinin eteklerine iki kere rüyasında gördüğü hazinesini aramaya çıkan çoban santiago' un yaşadıklarını anlatır.Kişisel menkibesini tamamlamaya çalışan insan topluluğunu temsil eder çoban. mutluluk uzak gibi görünse de aslında bize çok yakındır. Yüreğimizin sesini dinleyerek ulaşabiliriz. Simyaci altı yılda kırk iki ülkede yirmi altı dile çevrilmiş ve milyonlarca satışı yapılmış. Açıkçası ben o kadar begenmedim yani daha doğrusu kötü değil ama sıradan geldi. Şunu da eklemek istiyorum takkeci İbrahim ağa camiinin öyküsüne çok benzer buldum. Kitabı okumadan önce duymuştum böyle bir benzerlik olduğunu. Kitabı bitirdikten sonra baktım öyküye gerçekten de çok benziyormuş. Çalıntı demek istemiyorum çünkü sıradan bulduğum için birden fazla kişinin aklına gelebilecek bir hikaye diye düşünüyorum. Okumasini tavsiye ederim.insana birseyler katabilecek kitaplardan.
Felsefe
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,4bin okunma
Reklam