'𝗔𝘀̧𝗶𝗾𝗲̂ 𝗯𝗲̂𝗰𝗲𝗴𝗲𝗿 𝗺𝗲𝗴𝗲𝗿, 𝘀𝗲𝗯𝗿𝗲̂ 𝗷𝗶 𝗰𝗮𝗻 𝘂̂ 𝗱𝗶𝗹 𝗱𝗶𝗸𝗲𝘁 𝗠𝗮𝗻𝗶'𝗲̂ 𝗴𝗲𝗻𝗰𝗶 𝗺𝗲𝗾𝘀𝗲𝗱 𝗲, 𝗵𝗲𝘆𝗯𝗲𝘁𝗲̂ 𝗲𝗷𝗱𝗲𝗵𝗮𝘆𝗲̂ 𝘇𝘂𝗹𝗳 Yanî: Ew aşiq, eger sebrê ji can û dilê xwe jî biket, derdê hîcranê û agirê evînê cegera wî sotî û çu tê nehêlayî; yanî: Tehemula hindê biket ku xwe nêzîkî can û dilê xwe neket, ku dilber yan bi taybetî dêmê wê ye, tiştê wî ji çûna ber bi xezîneyê ve didete paş heybeta zulfên wê yên wekî ejdehayan e, ew di vê malikê da îşaretê didete wê hizr û bîra kevn ewa digot: "Dema xezîneyên giranbiha dihatine veşartin, marekê ejdeha zêrevanî lê dikir." Di vê malikê da, şair dêmê dilberê bi xezîneyeka pirbiha teşbîh diket û dibêjit: Zulfên wekî ejdehayan li dor daliyayine û wî diparêzin, û ji tirs û heybeta wan da aşiq bê ceger sebr û tehemulê diket ku xwe nêzîk neket.
Kurdî
Kendini bir bastona yaslanırken birden destek almadan yürümeye zorlanan bir adam gibi hissediyordu. Gerçekten de günler daha soğuk, geceler daha yalnız gibiydi.
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Eğer bir adam kendisinin bir centilmen olduğunu söylüyorsa, onun öyle olmadığına kesinlikle emin olursun
Alıntı
1959 tarihli Şikago gazetelerine göreyse W. D. Fard Türkiye dogumlu bir-Nazi ajanıydı ve Dünya Savaşı'nda Hitler le çalışıp öldü. Komplo teorileri onun dlamünün CIA ve FBI ile bağlantılı olduğunu ileri sürer. Bir yığın kansık şey. Benim emin olarak söyleyeceğim-ise benim anne tarafım- den büyükbabam olan Fard bir daha asla önceden bilindiği yerlere geri gelmedi.
Anti semitizmin temelini oluşturan Ortaçağ inancına göre Yahudiler, çocukları kanı için kesen ve etini yiyen mahluklardı (W. Arens, The Man-Eating Myth, New York, 1979). Belki bu nedenle Batı, Yahudilere karşı suçluluk psikolojisinin verdiği tarihsel eziklikten kurtulmak için onları özellikle Müslümanlara karşı koruyan bir tutum sergiliyor.
Sayfa 91 - Büyüyenay
Alıntı
​"Beklemek, yalnızca birinin gelmesi için değildir; bazen hiç kimsenin gelmeyeceği gerçeğine sükunetle alışma sanatıdır."