10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 110. kitabı
Kısa sürükleyici ve dokunaklı bir gerilim romanıydı. O kadar beğendim ki. Aynı adam tarafından öldürülmüş 3 kadının ağzından farklı zaman aralıklarıyla okuyoruz. Bu 3 karakterimiz de öbür hayatlarına geçmeden önce bulunmayı ve adamı durdurmayı istiyor. Ve üçü birleşip kendi cinayetlerini aydınlatmaya çalışıyor. Çoğu sahne de tüylerim diken diken oldu. Farklı bir gerilim romanıydı ne olduğunu değil nasıl olacağını okurken geriliyoruz. SPOILER?! April ve kızlarının kaçışı. Andrea’nın adını ver detayı. Kesinlikle farklı ve güzel bir kitaptı.
Andrea’nın Adını VerNoelle W. Ihli · Beta Byou · 202663 okunma
6/10
·121 syf.··
2026 52. kitabı
Evvel Zaman İçinde W. Somerset Maugham 1946 yıllında yayınlanan tarihsel roman, Floransa'da ve diğer İtalyan şehirlerinde geçmektedir. Ünlü Floransalı politikacı, diplomat, filozof, yazar Niccolò Machiavelli romanın baş karakteri olarak karşımıza çıkmaktadır. Roman, Machiavelli'nin Cesare Borgia ile karşılaşması ve Imola'daki ev sahibinin karısı Orelya'yı baştan çıkarmak için her türlü yollu denediği başarısız bir aşk hikayesini konu almaktadır. Okunmaya değer zevkli ve eğlenceli bir eser....
Edebiyat & Roman
Evvel Zaman İçindeW. Somerset Maugham · Çağlayan Yayınları · 19553 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
8/10
·256 syf.··
2026 98. kitabı
Yeni bir yazar yeni bir deneyim. Farklı bir anlatım şekli. Cinayete kurban giden üç farklı kadının hayaletlerinin katillerine musallat oluşu. Sahi kadın cinayetlerinin ayyuka çıktığı son yıllarda keşke hepsinin hayaletleri katil ve işbirlikçilerine musallat olsa
Andrea’nın Adını VerNoelle W. Ihli · Beta Byou · 202663 okunma
Antropolog Lesser'ın seçme makaleleri: teori ve pratik
9/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 58. kitabı
Lesser, 1939'da yazdığı bir makalede, toplumsal gerçekliğin bir bütün olduğunu, psikoloji, ekonomi, tarih gib ayrı bilim dallarına bölünmenin eksikliğini, sadece yardımlaşmalarının bile yeterli olmadığını, temel ve merkezi bir toplum bilimine gereksinim olduğunu söylüyor. Günümüzde bile bu güzel fikir uygulanmayı bekliyor. Toplumun da insan ilişkilerinden oluştuğunu vurguluyor. Çünkü, ona göre, kapalı, geçirimsiz, sabit topluluk olmadığını, bütün toplulukların, doğrudan veya dolaylı, bir şekilde birbirleriyle ilişki içinde olduğunu düşünüyor. Bu açıdan, herhangi bir topluluğu incelerken, doğal çevresi kadar toplumsal çevresini ve aralarındaki ilişkiyi de dikkate almak gerekir. Lesser'ın antropolojiye en önemli katkısı, tarihi vurgulaması. Tarihin, toplulukların kurumsal şekilleri içindeki davranışlarına içkin olduğunu düşünüyor. 1933'teki bir makalesinde dediği gibi, insan deneyiminde öne çıkan ne varsa yok olmuyor; bir şekilde kültürün bir parçası oluyor veya kültürün başka yönleri üzerine etki ediyor. Tarihin yanı sıra, kültürel kurumlar arasındaki ilişki ve bağlantılara önem veriyor. Tarihe önem vermesi araştırmalarına zamansal derinlik kazandırırken, kurumların işlevleri üzerinde durması, incelemelerine eşzamanlılık kazandırıyor. Bu ilişkilerin farklı tarzlarını ve yoğunluklarını inceliyor. Dolayısıyla, işlevsel incelemelerine tarihsel bir yaklaşım getirmiş oluyor. Lesser'in makalelerinin derlemesinden oluşan bu kitabın teorik kısmından sonra pratik çalışmalarına dair görüşleri geliyor. Teorik makaleleri nasıl günümüz bilimine ışık tutan nitelikteyse, pratik çalışmalarına dair görüşlerini sergilediği bu makaleleri de günümüz toplumsal, kültürel ve siyasal sorunlarına dair ufuk açıcı. Amerika'daki - yazının yazıldığındaki - mevcut yerlilerin topluma ve
İnceleme
History, Evolution and the Concept of CultureSidney W. Mintz · Cambridge University Press · 20091 okunma
9/10
·288 syf.··
2026 16. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 21:40
Bitmek bilmeyen uzun cümlelere sahip bir kitap ama edebi yönden de bir o kadar okuması zevkli. Austerlitz kendini, geçmişini arayan birisi; içinde yaşadığı ve anlamlandıramadığı boşluk hissini, çocukluğunu geçirdiği ve kendisine bakıcılık yapan kişilerin yanından ayrıldıktan sonra anlamaya başlıyor. Geçmişinin izlerini Avrupa'nın birçok kentini gezerek mimarisini (kendisi sanat tarihi ve mimarisi üzerine eğitim alıyor) inceleyerek bulmaya çalışıyor ve bu sırada gördüklerini kitabın isimsiz anlatıcısına aktarıyor. Zaten ikisinin tanışması da yine böyle bir mimari inceleme sırasında oluyor. Farklı zamanlarda buluşup gördüklerimi anlatıyor Austerlitz, anne babasının akıbetini, adının nerden geldiğini, nasıl bakıcı aileye geldiğinin izlerini sürüyor.Zamanda ileri geri giderek anlatılanlardan birçok olay birbirine bağlanıyor. Beni en çok etkileyen uzun ama çok güzel yazılmış cümlelerdi.Çevirisinin zorluğunu düşündüm ve çok beğendim.
AusterlitzW. G. Sebald · Can Yayınları · 2024146 okunma
SUÇ VE CEZA POLİSİYE ROMAN MI?
8/10
·704 syf.··
2026 4. kitabı
Başlıktaki soruyu duyduğunda tüylerinin diken diken olacağından emin olduğum H. W. Auden’e göre, Suç ve Ceza bir sanat eseridir ve bir sanat eseri olmayan polisiye romanla asla mukayese edilemez. Auden iddiasını şöyle temellendirir: Suç ve Ceza, okuyucunun “başka birinin acısını” paylaşmasına imkân tanıdığı için bir sanat eseridir. Polisiye ise bir fantezi olup okurun gerçeklerden kaçmasını, hayal dünyasına sığınmasını sağlar. Bu nedenle polisiye roman bir sanat eseri olamaz. İnsanın ister istemez “Neden?” diye sorası geliyor. Gerçeklerden kaçmamızı sağlayan bir roman neden sanat eseri olamasın? Evet, sanat, Tolstoy’un da dediği gibi, bize hayatı sevmeyi öğretir. Düşündürür, hissettirir, bilgilendirir eğitir ama aynı zamanda eğlendirir de. Bir süreliğine de olsa hayatın gerçeklerinden kaçmamızı, eğlenmemizi, acılarımızı unutmamızı sağlayan bir roman neden sanat eseri olma onuruna erişemesin? Neyse ki günümüzde polisiye romanların sanat eseri olabileceği konusunda en ufak bir tereddüt yok. Peki, o zaman başlıktaki soruya dönersek, Suç ve Ceza’nın polisiye roman olması mümkün mü? Polisiye romanların da sanat eseri olabileceklerini kabul ettiğimize göre şimdilik bu sorunun cevabı “evet” gibi görünüyor. Ancak, Suç ve Ceza’nın polisiye bir roman olup olmadığı, onun sanat eseri olup olmamasıyla bağlantılı değildir. Suç ve Ceza’yı polisiye roman yapacak veya yapmayacak olan kriterler polisiye roman türünün yapısıyla alakalıdır. Yazımın devamını Dedektif Dergi'den okuyabilirsiniz: dedektifdergi.com/polisiye-edebiy...
Edebiyat
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,5bin okunma