Günlük hayatta sıkça kullandığımız deyim ve atasözlerinin nereden geldiğini anlatan bir çırpıda okunabilecek kitap.
İçinde en beğendiğim deyim ise eser için isabetli bir ad olmuş. Çıkış noktası ise hayli ilginç bir bilgiye dayanıyor.
Keçiboynuzu çekirdeği doğada çekirdeği bozulmayan ağırlığı değişmeyen ender
bitkilerden biri.
Osmanlı ve Selçuklu zamanında bu keçiboynuzu çekirdekleri ölçü birimi olarak kullanılıyordu.
Elmas ölçümündeki karat ifadesi bir kayısı çekirdeğine karşılık geliyor. “İki dirhem bir çekirdek” deyimindeki çekirdek de keçiboynuzu çekirdeği. 16 keçiboynuzu çekirdeği bir dirhem olarak adlandırılıyordu.
Ayrıca şık giyimli insanlara bu sözün söylenmesi de hoş bir iltifat. Eski altın paraların ağırlığı 2 dirhem 1 çekirdeğe tekabül edermiş yani şık giyimli kimseye bir nevi altın yakıştırmasıdır.
Emrah Serbes ( sonunda t yok ) in ilk romanı. Son Hafriyat ile Behzat Ç dizisinin konusunu oluşturan kitap.
Lambur Lumbur tipli bir polis amirinin dünyaya bakışını, kendince adalet arayışını konu alan, özellikle Ankara’da yaşayan birisinin okuması gereken başyapıt.
Atakule, Dil Tarih Coğrafya, Gazi, Teras Bar, Kızılay, Sakarya Caddesi ...
Lisede edebiyat hocamız tarafından sınavda sorulmak üzere verilen, bana ve birçok arkadaşıma okuma alışkanlığı kazandıran, bir solukta okunabilecek eser.
İlber Hoca; bu kitabının bir bölümünde, okunması gereken, kendince baş yapıt olarak gördüğü bazı kitaplara yer veriyor. İhsan Oktay Anar ve Amin Maalouf’u bu sayede tanıdım.