İsmail KAPLAN

İsmail KAPLAN
@webnolojik
Kitap delisi birey... Okur, Çizer, yazdığı da görülmüştür. ---- İlk Roman denemem Beyaz Oyun - bit.ly/2vA2Dld
Bay bay Hole...
10/10
·592 syf.··
Beğendi
·
2020 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2020 11:27
Harry Hole serisinin son kitabı da bitti… Umarım seriye yenileri de eklenir. Nesbo’yu kitap okuduğunu bildiğim herkese övdüğümü ve kesinlikle okumaları gerektiğini fark ettim.  “Bıçak” ile bu övgülerin ve tavsiyelerin ne kadar yerinde olduğunu bir kez daha anladım. Birçok okuyucunun Nesbo kitapları ile ilgili eleştirilerini okudum, dinledim. Muhtemelen haklı oldukları yerler var. Grange ya da Dan Brown gibi inanılmaz ayrıntılı bilgiler içeren ve adrenalini hep yukarıda tutan bir yazar değil (bence). Çok gerçek, çok dünyalı, çok hayattan, hata yapabilen, hayal âlemimizde ete kemiğe gerçekten bürünebilen karakterler yaratıyor. Diyaloglarından, psikolojilerine kadar hepsi gerçek birer insan… Olay örgüleri konusunda söylenecek pek bir şey yok. Çünkü neredeyse her seferinde beni şaşırtmayı başardı. Dünyanın en çok okunan polisiye gerilim yazarlarından birisi olması zaten bu konuda Nesbo’nun ne kadar iyi olduğunu kanıtlıyor. Bıçak ile ilgili pek bir şey yazmadığımı görüp araya bu paragrafı koymaya karar verdim  Nesbo’nun ülkemizde yayınlanan tüm kitaplarını (Oğul Hariç) okumuş birisi olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim. Sanırım aklımda en çok bu kitap kalacak. Küçük bir alıntı da ekleyip konuyu bağlayayım. “Hiçbir şey tamamıyla doğru değildi, hiçbir şey kesinlikle yanlış olamazdı.” Sırada son kitap “Oğul” var. Kütüphanemde bu gece başlayacağım okuma için bekliyor. Gün boyunca sık sık elime alıp açgözlü bir şekilde sayfalarını karıştıracağım sanırım. Aslında Oğul’un Harry Hole serisinden olmadığını öğrendiğimde hayal kırıklığına uğramıştım. Daha önce Harry Hole serisi dışında yazdığı “Shakespeare Yeniden” projesindeki “Macbeth” in yeniden uyarlamasını okumuştum. Beni hayal kırıklığına uğratacağını sanmıyorum ama sayfalar arasında Harry Hole ile ilgili bir şeyler
BıçakJo Nesbo · Doğan Kitap Yayınları · 2019548 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·431 syf.··
Beğendi
·
2018 15. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2018 19:09
Bu adam bu işi biliyor diyerek başlamak geldi içimden. Sonra kendime kızdım. Bunu belirtmenin ne alemi var ki :) Böyle saçma bir başlangıç mı olur. Siyah Kan'ı okumak harika bir deneyim oldu benim için. Harika bir kurgu, harika tespitler ve bilgiler buldum içinde. Ben yazılım konusunda çalışıyorum. Gelen her proje ile birlikte o projenin hizmet vereceği sektör konusunda bilgi sahibi olmak gibi bir durum söz konusu. Yazdığınız yazılımın kullanılırken hizmet ettiği sektöre katacağı enerji ve doğru orantılı olarak iş yükünün azalması ve kontrolün sağlanabilmesi çok önemlidir. Bu nedenledir ki bir projeyi yaparken hizmet vereceği sektörün dinamiklerini ve inceliklerini bilmek projenin başarısını garanti edebilmenizi ve yapılış amacına hizmet etmesini sağlar. Her projede bir meslek dalına girersiniz ve projenin kalitesi sizin ne kadar o mesleğe dahil olabildiğiniz ile alakalı bir şekilde oluşur. Neden bahsediyorum bunlardan? Grange, yazdığı kitaplarda sadece hayal gücünü değil, kurguda geçmesi gereken olayları ve teknik konuları bir uzman gibi sunabiliyor. Projesini ince detaylarına kadar öğrenmiş olmasa ya da doğru kişilerle doğru sorular sorarak araştırmalar yapmış olmasa bu kadar gerçekçi olacağını düşünmüyorum. Kurgunun bütünlüğünü sağlayan tüm parametreler (psikoloji, biyoloji, tıp, suç, teknoloji vb...) konusunda çok iyi araştırmalar yaparak, bazen anlamak için teknik yeterlilik gerektiren bilgileri kararında bir şekilde kurguya yedirmesi ve sıkmaması büyük başarı. Tüm bunları yeni fark etmedim tabi. Fakat bu kitap ile farkındalığım arttı diyebiliirim. Yazmaya çalışan birisi olarak tüm bunlar bana harika katkılar sağladı. Harika bir kitap okudum. Bu türü seven fakat henüz okuma şansı bulamayanlara kesinlikle tavsiye ediyorum. Spoiler vermeden bir kitap hakkında
Programlama
Siyah KanJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 201514,1bin okunma
9/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2018 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2018 19:24
Spoilerimsi içerik barındırabilir... Her kitap alışverişinde sepete eklediğim fakat ödeme adımlarından hemen önce vazgeçip yerlerine farklı kitaplar ekleyerek okumayı ertelediğim iki kitaptan birisi Gölün Dibindeki Ev. Diğeri de aynı yazarın Kırmızı Piyano'su. Üst üste genelde tercih ettiğim tarz dışında ve oldukça uzun süren iki kitap okumasından sonra artık yeter diyerek sipariş verdim. Malerman'ın Kafes'ini okumuş, genel olarak memnun kalmama rağmen bitişindeki belirsizlik canımı sıkmıştı. Bu belirsizliği "ikinci kitap gelecek, merak uyandırmak istiyor herhalde" diyerek geçiştirmiştim. Sonra Kırmızı Piyano'yu okudum. O da neredeyse aynı... Hemen sonrasında da bu kitabı okumaya başladım. Adam okuyucuyu germeyi biliyor (Bence). Malerman'ın kitaplarındaki kadar sadece Dean R. Koontz'un Fanatikler kitabında gerilmiştim. Gelelim kitaba, Onyedi yaşında iki genç. İlk buluşmalarını ödünç alınan bir kano üzerinde bir göl gezisi ile yapmayı planlıyorlar. Gezi sırasında daha önce orada olduğunu bilmedikleri gizlenmiş bir tünele girerek küçük bir göle ulaşıyorlar. Bu gölü keşfederlerken gölün dibindeki bir evin çatısını görüyor ve meraklarına yenik düşerek ve macera yaşama isteği ile gölün dibindeki evi keşfetmeye karar veriyorlar. Eve yaptıkları dalışların sürecinde gerçekleşen maceralar anlatılıyor kitapta. Bazı kitapları tekrar okuma isteği oluştukça onları kafamın bir yerine not ederim. Kitap bütçemin az olduğu zamanlarda o kitapları tekrar okurum. Bu kitap o kitaplardan değil :) Tavsiye eder miyim? Özellikle tavsiye edemiyorum. Okuduğuma pişman değilim. Az sayfa sayısına sahip bir kitap olması dolayısıyla çerez olarak okunabilir. Sonraki paylaşımda görüşmek üzere...
Edebiyat
Gölün Dibindeki EvJosh Malerman · İthaki Yayınları · 20173,309 okunma
10/10
·608 syf.··
Beğendi
·
2018 9. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2018 09:37
=== SPOILER ICEREBİLİR === Son dönemde içerisinde Yapay Zeka'yı bir karakter olarak barındıran kitaplarla karşılaşıyorum. Illuminae'den birkaç kitap önce Dan Brown'un Başlangıç'ını okudum. Şuan okumakta olduğum Sapiens'den sonra da devam kitabı Homo Deus'u okuyacağım. Sanırım Homo Deus'da Yapay Zeka bir karakter olarak olmasa da önemli bir yere sahip olacaktır diye tahmin ediyorum. Illuminae marjinal bir kitap. Hatta korkusuz da diyebiliriz. Şimdiye kadar karşılaştığım hiç bir kitaba hatta çizgi romana bile benzemiyor yapı olarak. Sayfaların tasarımı ve "konunun işlenişi" çok hoşuma gitti. Genellikle otobüste okuyabilen birisi olduğum için çantama zor sığan dev kitabı çantamdan sıkışık bir oturma düzeninde çıkarabilmek komik görüntülere neden oldu. Kitap çantadan gün yüzüne çıkar çıkmaz birkaç meraklı gözün şaşkın bir şekilde "Laaaan. Adam otobüste ansiklopedi okuyacak" der gibi baktığına şahit oldum. Bir de gidip ciltli baskısını alınca boyut biraz daha dikkat çeker oldu. İşlenen konu çok ilginç değil. Konunun işlenişi ise oldukça ilginç. 608 sayfalık kitap tasarımda kullanılan ilginç -fakat kesinlikle gerekli- oyunlar dolayısıyla inanılmaz bir hızla okunabiliyor. Kitap içeriği dosyalar, raporlar, chat yazışmaları, gizli belgeler ve yapay zekanın kendisi ile olan konuşmalarından oluşuyor. Bunların hepsi de kendi formlatlarında yer alıyor kitapta. İçeriğe gelelim o halde :) Birkaç saat öncesine kadar sevgili olan iki genç, yaşadıkları gezegene yapılan bir işgal girişiminden dolayı ayrı ayrı kocaman uzay gemilerine sığınırlar. Bu devasa uzay gemileri, gezegene saldıran Lincoln isimli tehlileki bir gemiden kaçmak için çaba gösterirlerken hava yoluyla bulaşan bir virüs ortamı gerecek şekilde insanları hasta eder. Yapay zekanın dost mu düşman mı olduğunun
Edebiyat
IlluminaeAmie Kaufman · Pegasus Yayınevi · 20172,970 okunma
10/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2018 8. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2018 23:30
Uyarı: Spoiler içerir! Eh be Jack London oldu mu şimdi? Bitmesin diye uğraş uğraş ancak bu kadar geciktirebildim finali. Uzun süredir okumayı düşünmeme rağmen bir türlü beceremediğim Martin EDEN'i okumuş ve hatta bitirmiş olmak şaşırttı beni. O kadar çok bahsettiler ki bana; Bu kadar kitap okuyan bir insan nasıl olur da Martin Eden'i okumazdı acaba. Okudum... Keşke daha önce okusaymışım ve bu incelemeyi ikinci hatta üçüncü okumamdan sonra yazsaymışım. Kesinlikle bundan sonra en az bir kez daha okuyacağım. Unutmadan teşekkürümü şimdiden edeyim :) Sizlerin huzurunda yaşından büyük bir kalbe sahip olan Zelal (Şilan Yorulmaz) 'e kitabı bana hediye ettiği için teşekkür etmek istiyorum. Martin EDEN hediye edilmeseydi daha ne kadar süreyle okumayı öteleyeceğimi tahmin bile edemiyorum. Gelelim kitabımıza... Tipik Türk filmi edasıyla başladı kitabın satırları. Zengin kız, fakir oğlan. Fakir olan esas oğlanımız, zengin genç bir adamı kavgada kurtarıyor ve normal bir adamın "hay kurtarmaz olaydım" demesine neden olacak bir mücadele başlıyor. Sonra fakir oğlanın bitmek bilmeyen çalışmaları, uykusuz geceleri, okumalarıyla ve anlamalarıyla devam ediyor. Okuduğu her satırı vücuda sürülen bir merhemin masaj yapmak suretiyle cilde yedirilmesi gibi, beynine yediriyor, yediriyor, yediriyor... Bitmeyen satırları, nükteleri, şiirleri ve hikayelerini kiralık daktilosunun tuş sesleri eşliğinde temize çekmeleriyle devam ediyor... Yazar olarak başarılı olamasa rehinci olabilecek kadar içli dışlı oluyor rehinci ile. Neyse efendim. İdeallerine ve hedeflerine bu kadar sağlam -bazen de aptalca- bir bağlılık görmedim. Herşeye ve herkese rağmen, atlamak istediği sınıfı atlamış olmanın verdiği hayal kırıklığını okumak sinirlerini geriyor insanın. Sonra... Hayatın ve hayatın
Edebiyat
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,9bin okunma