“Serê koyê na Bingolî
mij dumano li min weylo
Vengê hevalê min têdê yeno
hevalêmîn delalê min
Çemê na Perî yi naleno
Li min veylo
Onca gûnya genconemaki vazeno Hevala min delala min
Eskere misto korî amo
li min veylo
Nezan ma ra çi vazeno
hevala min delala min
Sara...”
Bu sert hayat şartlarında iki tabii güç veya madde; su ve ateş insanların en büyük
yardımcılarıydı. Bu kadar yararlı iki varlığın, birer "tanrı"sının olmaması düşünülemezdi. Suların tanrısına Apam Napat adını
vermişlerdi. O, hep güçlü olmalı, sevilip sayılmalıydı. Apam gücünü kaybederse kuraklık olur, hayvanlar ve insanlar büyük sıkıntıya girer ve hatta kitlesel olarak yok olurlardı.
Bunun için tanrıça Apam = su-ki bugünkü Kürtler hala aziz saydıkları suya av, awk, ab derler
...
Min bihisti tu nexweşe wey lo
Çi bikim bexte min tim reşe weylo
Dil e min herdem dikule weylo
Careki nebuye geşe
Duydum ki hastasın, gönlüm
ne yapayım ki bahtım hep karadır gönlüm
Kalbim her zaman dertlidir gönlüm
Hiçbir zaman mutlu olmadı