Feyza

Dul İnceleme
7/10
·116 syf.··
2024 8. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2024 14:24
Jean-Louis Fournier’in durmadan karşıma çıkması her zamanki gibi bir işaret olmalı diye düşünerek en popüler kitaplarından biri olan Dul’u aldım. Aslında kitabı ilk elime aldığımda beni etkileyeceğini anladım. İçine şöyle bir göz gezdirdim ve zikredilmiş olan ismi tanıdım, acıyla yoğrulmuş cümleleri hemen benimsedim. Kitaba başladım ve bitirmem saatler aldı. Çünkü ne benim okumaya isteğim vardı ne de Jean-Louis’in daha fazla üzülmeye. Dul, eşi öldükten sonra hayatına devam etmeye çalışan bir adamın yaslı yaşantısını anlatıyor. Bunu okurken bir insanın bir insanı ne kadar sevebileceğine şahit olmak zorunda kalıyorsunuz. Belli bir hikaye örgüsü yok, gün gün yazılmış gibi düşünebilirsiniz. Her günlük raporda eşi var ama hayatında eşi yok, ne acı… Yazar da bunu durmadan söylüyor zaten, sen yoksun diye. Kırk yıllık bir birlikteliğin ardından hayat arkadaşının yitip gitmesi gerçekten zor bir sınav. Yasla baş edebilmek öyle filmlerde izlediğimiz kadar kolay değil ne yazık ki. Biri gelip sizi direkt aşık etmiyor kendisine, biri gelip sizi hayata bağlamıyor da. Zaten olay da bu değil. Asıl mesele yasla baş ederken kendi hayatına devam edebilmek, başkasına ümit bağlamak da değil. Sanırım kitabı okumakta isteksizliğim bir yandan da her şeyin bana fazla gelmesinden kaynaklanıyordu. Acı çeken insanları izlemek veya okumaktan hep kaçınmışımdır. Evet, çok etkileyici oluyor kabul ediyorum ama o insanların acısına ortaklık etmek omuzlarıma yükler bindiriyor ve ben işin içinden çıkamıyorum. Onun acısını sırtlandığımdan mıdır nedir birkaç gün üzerimde kalıyor ve istemsizce hüzün çöküyor her yanıma. Düşündükçe düşünüyorum. Kendimi değil, hikayenin devamını. Yarım kalmışlık burada bile beni etkilerken Sylvie’nin de Jean-Louis’i etkilemesi gayet makul bence. Sadece Sylvie’i değil ondan
2024 Okuma Raporları
DulJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20256,7bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kırık Kanatlar İnceleme
Puan vermedi·88 syf.··
2023 8. kitabı
Halil Cibran’dan okuduğum ikinci kitaptı Kırık Kanatlar. Okuduğum ilk kitabını düşününce bu kitabını da beğeneceğim belliydi. Halil Cibran’ın yazım tarzı sevdiğim bir tarz. Kelimelerle haşır neşir olan biri olan Cibran, kitapta duygular ne kadar iyi anlatılabilirse o kadar iyi anlatmış. İmkânsız bir aşkın getirdiği hüznü büyülü kalemiyle ele alan yazar kadının Doğu’daki konumuna da parmak basmış. Bunu anlatış şeklini öyle bir dille yapmış ki okuduğum an ne demek istediği tamamen zihnimde karşılık bulmuş oldu. Yazarların bunu yapmasına bayılıyorum. Zihnimde uzun zamandır can çekişen bir kelimenin başkası tarafından da hissedilmiş olup bana onu yeniden anlatabilmesi müthiş bir şey gibi geliyor. Kitap sadece seksen sekiz sayfa fakat dolu dolu. Seksen sekiz sayfanın kasvetli havasına rağmen içinden çıkmak istenmeyen bir aşk hikayesi. Selma Karami ile Cibran olduğunu düşünülen gencin hikayesi. Hikaye 1910 yılında, Lübnan’da geçiyor. Genç adam bir gün Faris Karami’yi ziyarete gidiyor ve Selma ile karşılaşıyor. O gün orada kalbini bir aşk ele geçiriyor. Fakat kızın sevmediği biri ile evlendirilmesi sonucu aşkları imkansıza dönüyor. Konusu bile insanın yüreğini ezerken Halil Cibran’ın yüreğimizi yerden yere vurmaması büyük ayıp olurdu zaten.
2023 Okuma Raporları
Kırık KanatlarHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202512,4bin okunma
UNUTMA DERSLERİ İNCELEME
8/10
·312 syf.··
2023 13. kitabı
Hiç birini unutmak zorunda kaldınız mı? Unutmaktan deli gibi korkarken hayata devam edebilmek için hatıralardan bile vazgeçmek zorunda kalmaktan bahsediyorum. Hayatın yoğunluğu içinde olsanız dahi zihninizi sadece tek bir kişiyle meşgul etmekten bir nevi depresyon hayatı yaşamanın zorluğu üzerine Mazi İmha Merkezi adı altında dersler veren bir merkeze gitmeyi kabul eden Feribe’nin başına gelenleri anlatıyor Unutma Dersleri. Aşk konusunu ayrılık yönünden ele almış olsa da yazar aşkın sınırlarına kadar ayrıntılara da girmiş ve aşkın çok yönlülüğünü göstermiş. Ayrılığın sevdaya dâhil olması en acı kısmı da olsa karakterin duygularını ve düşüncelerini okuduğumda gerçekten güzel noktalara parmak bastığını hissettim. Âşık olmak kolay da sonrası? Nermin Yıldırım’dan okuduğum üçüncü kitap ve artık yazım tarzına ve mizahına tamamen alışmış durumdayım. Aslında bu kitabı biraz daha bekletmek istiyordum ama kitaplığımda bana öylece bakarken dayanamayıp okudum. Kitap sadece 312 sayfa ve kısa sürede okunuyor. Feribe, Nedim’e âşık oluyor ve ister istemez hayatına yeni alışkanlıklar giriyor. Kısa süreli bir birlikteliğin ardından ayrılan âşıkların yükünü çeken Feribe’nin hikâyesi altında eziliyoruz. Sil Baştan filmindeki gibi beyninden o anları sileceklerini düşünen ana karakterimiz Mazi İmha Merkezi’ne gittiğinde aslında buranın öyle bir yer olmadığını anlıyor. Karanlık bir odada kulaklık takarak bu hayatta en güvendiğiniz kişinin sesinden sizinle konuşuyorlar. Buradaki olay gerçekten beni çok etkiledi. Çünkü bu hayatta en güvendiğiniz kişinin sesinden olması, sizi inandırmak için kullanılabilecek en etkili yöntemlerden biridir bence. Yazar anlatımındaki ustalığı bu kitabında da kullanmaktan çekinmemiş. Aile hayatının çalkantılarının üzerinde bıraktığı travmalarla hayatına devam
2023 Okuma Raporları
Unutma DersleriNermin Yıldırım · Hep Kitap Yayınları · 20205,5bin okunma
BİR KADIN İNCELEME
8/10
·64 syf.··
2023 10. kitabı
Yazarla, sosyal medyada gezerken bir yayınevinin yaptığı içerikte ‘Hafızamı kaybetsem de tekrardan okuyabilsem Annie Ernaux’un kitaplarını ‘ diyen bir kadın sayesinde tanıştım. Daha sonra 1000Kitap’ta araştırmaya başladım ve yüksek puanlı olan iki kitabını aldım. Annie Ernaux’tan okuduğum ilk kitap olan Bir Kadın, kısalığı sebebi ile soluksuz okuyabileceğiniz fakat okuduklarınız yüzünden yüreğinize küçük iğneler batıracak ve sadece altmış dört sayfadan oluşan roman. Ama bittiğinde altmış dört sayfanın aslında çok kalın olduğunu fark edeceksiniz, sizi uyarmalıyım. Bu romanda yazar kişisel deneyimleri ile toplumsal tarihi birleştirmiş ve kendisi de aralarında köprü görevi görüyor. İşçi sınıfına mensup bir ailenin çocuğu olarak doğduğundan sosyal yaşamı oldukça iyi gözlemleme fırsatı bulmuş ve bize aktarmış. Burada da yazarın bizzat kendisinin bulduğu otososyobiyografi kavramı öne çıkıyor. Kitap sarsıcı bir şekilde, annesinin öldüğünü söylemesiyle başlıyor. Bu ilk paragraf daha başından verilerek okuyacaklarımıza karşın bize bir ön gösteri olabilir diye düşünüyorum. Zira kitapta yazar taraflı olmamak adına çabaladığını ve şeffaf bir şekilde yazmaya çalıştığını söylüyor ve bunu yaparken de açıklamalar yazıyor. Anlaşılmaya çabalaması beni en çok etkileyen kısımlardan biri. Çünkü aslında birbirimizi hiç anlayamadığımızı düşünüyorum. Okuduğum kitaplardaki iyi, kötü ve niceleri olarak etiketlediğim tüm karakterlerin arka planlarını ve düşüncelerini okuduğumda alabora olmam da bundan geliyor sanırım. Onun yaşanmışlıklarının kefaretini ben ödemediğimden asla anlayamıyorum düşüncelerinin sebebini. Kitap, annesinin öldüğünü söylemesinden sonra defin işlemleri ile yas sürecinden bahsediyor ve bir bölüm boyunca böyle ilerliyor. Daha sonra da annesi için yazmaya devam edeceğini
2023 Okuma Raporları
Bir KadınAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20233,886 okunma
Saklı Bahçeler Haritası İnceleme
Puan vermedi·348 syf.··
Beğendi
·
2023 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2023 15:06
Saklı Bahçeler Haritası, Başak Kablan’ın Instagram hikayesinde görüp direkt aldığım bir kitaptı. Kurguya çok fazla ihtiyaç duymamdan mı yoksa Başak Kablan’ın önerdiği kitaplara olan güvenimden mi bu kadar hızlı sepete eklediğimi, yazar hakkında hiçbir şey duymamış olmama rağmen beğenip beğenmeyeceğimi bilmeden kitabı alışım aslında alışılmışın dışındaydı. Bu da sanırım şu ana dek yaptığım en hızlı alışveriş olduğunu gösteriyordu. Kitap elime birkaç gün içerisinde ulaştı ve koca gözlerini bana dikip onu okumam için baskı yapmaya başladı. Benim de hikayelerin içine girme fobim var sanırım, ilk başlarda kitabı okumak çok zorlaşıyor. Fakat ona alıştıkça içine kapılıyorum ve sonunda da bir süreliğine kitabın içine hapsoluyorum. Okumanın güzel yanı da bu, nefes almayan karakterler sana nefes aldırırken yaşamadığın hayatı gözlerinin önüne sürüyorlar. Onlara dokunamazsın ama okuyabilirsin, şahit olabilirsin diyorlar bir nevi. İşte bu kitaba başlama yolculuğum kitabın baskısıyla olmuştu. İlk başta hikayenin içine giremedim bunu kabul ediyorum. Yeni karakterleri tanımak, onları özdeşleştirmek zordu. Hikaye önce gelecekten bir kesitle başlıyor. Sonraki bölümde de 1960 yılından mektuplarla devam ediyor. Öyle ki aslında üç hayat birden okuyoruz ve her birinin yaşadıklarına aşina olmak benim için epey bir süre aldı. Ama hikayeleri ruhumla arkadaş olduğunda işte kitap artık benim hayatım olmuştu. Suad ben, ben Suad olmuştu sanki. Uyumadan önce kendi kendime hikayenin devamını kurguladığım anlar aklıma geldikçe kendi kendime gülümsüyorum beyhude. Yazarın dili o kadar hoşuma gitti ki. Yazdığı metaforlar, anlattığı olayları ve her şey resmen içime işledi. Okumaya ilk başladığımda yanımda kalem taşımıyordum ama sonra kalemsiz kitabı okuyamaz oldum. İçinde o kadar çok unutmak
2023 Okuma Raporları
Saklı Bahçeler HaritasıNermin Yıldırım · Hep Kitap Yayınevi · 20184,016 okunma