Yazınsal ve sanatsal yaratılarla beslenmemiş bir insan, varoluşunun bilincine ulaşamaz. Kendi beninin duvarları arasında tutsaktır o. Gerçekliğin cenderesine sıkışıp kalmıştır. Çevresinde olup bitenlerin, çirkinliklerin, eşitsizlik ve haksızlıkların ayrımına varamaz. Kendine de çevresine de yabancılaşmıştır. Akıp giden yaşamın da, doğanın da güzelliklerini duyumsayamaz. Günlerinin çölümsü bir havası vardır; durgun, devinimsiz.