Bildiğimiz ilk tektanrılı din, MÖ 1350'de Firavun Akhenaten, Mısır panteonundaki ufak tanrılardan biri olan Aten'in, evrenin gerçek üstün gücü olduğunu ilan ettiğinde ortaya çıktı. Akhenaten Aten'e tapınmayı kurumsallaştırarak devlet dini haline getirdi ve diğer tüm tanrılara tapınmayı sınırlamaya çalıştı. Bu dini devrim başarılı olmadı, Akhenaten'in ölümünden sonra Aten'e tapınma yerini eski panteona bıraktı.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Çoktanrıcılığın içgörüsü dini hoşgörüye yol açan bir niteliğe sahiptir. Çoktanrıcılar bir yandan üstün ve tamamen bağımsız bir güce, öte yandan da kısmi ve taraflı güçlere inandıkları dan, bir tanrıya inananların diğer tanrıların varlığına inanması da bir sıkıntı yoktur. Çoktanrıcılık içkin olarak açık fikirlidir ve "kâfirler"le "gavur"lara nadiren saldırır.
Deniz kabukları dört bin yıl boyunca tüm Afrika, Güney Asya, Doğu Asya ve Okyanusya'da para olarak kullanıldı.
20. yüzyılın başlarında İngiliz Ugandası'nda, vergiler hâlâ bu kabuklarla ödenebiliyordu.
Yerliler Cortés'e neden İspanyolların altına böylesine tutkun olduklarını sorduklarında ünlü fatih şöyle cevap verdi: "Çünkü ben ve arkadaşlarım ancak altınla giderilebilen bir kalp hastalığından muzdaribiz."
Tüccarlar, fatihler ve peygamberler "biz ve onlar" ikiliğinin ötesine geçebilen ve insanlığın potansiyel olarak birleşebileceğini öngören ilk insanlardı.