Bir hayvanat bahçesine gitmiştim zamanında. O zaman en tehlikeli hayvanlardan biri olarak gördüğümüz bi yılan türünü uzunluğundan çok az daha büyük bir kafes tarzı alana hapsetmişlerdi, o zaman o daracık alanın onun yaşam alanı için ne kadar engelleyici ve sınırlayıcı olduğunu düşünmek epey rahatsız edici ve üzücü gelmişti. Şimdi bu buzağılara yaptığımız endüstriyel cehennem, sapiensin en büyük kepazeliklerinden biri olarak gözümde büyüdü, somut hale geldi, malesef. Yıllar boyu kendi ihtiyaçlarını gidermek için belli formüller üzerinden vahşetle ilerlemesi belki doğanın kanunu hâline gelmiş olabilir ama yine de zalim ve ürkütücü dememize engel değil, kitlesel hâline getirdiği her davranış biçimi için de kendine bir korunak, dayanak yaratıyor olması da türün diğer sinir bozucu bir hükümranlığı.