Önceleri de söylemiştim: Adamcağızda sadece "bilim" kelimesi bile zerrece çıkar gözetmeyen pek derin bir saygı uyandırıyordu. Gerçekten çıkar gözetmediği, onun hiçbir bilimle ilgilenmemiş olmasından belliydi.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Birden tahta bavuldaki gazocağını hatırladı. Pırıl pırıl sarı bir ışık geçti kafasından. Güneş yanığı, kupkuru yüzü yumuşadı. Hatta bu kavruk, çirkin yüz çocuksu bir hâl aldı, sevimlileşti. Ceyhan pazarındaki adam ispirto dedikleri mor suyu hazinesine döküp kibriti çalmasını, pompalamasını filan belletmişti. Unutup unutmadığını yoklasa mıydı acaba?
Birinde pamuk, ötekinde buğday. Fabrikadaki makinede pamuk tohumu pamuğundan ayrılıyordu, bunda ise buğday sapından, çöpünden, samanından. Yalnız orada kapalı, soğuk yerde iş görmüştü, burada açık yerde, sıcakta. Üstelik samanın yaldızı hatırlatan ince tozu terle boyunları, boğazlarına yapışacak, gidiştirecek, gidişme de deliye çevirecekti.