8/10
·70 syf.··
2026 2. kitabı
Keyifli, çerez niyetine... Schmid, adeta kürsüde ders anlatır gibi anlaşılır ve özet babında anlatıyor arkadaşlığı. Bunu hem halkın algısındaki arkadaşlığı yansıtarak, hem de felsefede tartışılan bir olguyu ele alarak yapıyor.
Arkadaşlıktaki Saadete DairWilhelm Schmid · İletişim Yayıncılık · 2015412 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 426. kitabı
Dinle Küçük Adam (Listen, Little Man!), Avusturya asıllı Amerikalı psikiyatrist, psikanalist ve bilim insanı Wilhelm Reich’ın 1945 yılında kaleme aldığı, insanlık tarihinin en içten, en öfkeli ve aynı zamanda en şefkatli sitemlerini barındıran sarsıcı bir manifestodur. Kitap, yazarın bilimsel bir araştırma metninden ziyade, insanlığın trajik durumuna isyan eden bir bilim insanının iç döküşü, adeta bir vasiyetnamesidir. Wilhelm Reich, bu eserinde küçük adam olarak nitelendirdiği sıradan, ortalama insan tipine seslenir. Buradaki küçük adam ifadesi bir aşağılama değil; kendi haklarını, özgürlüğünü ve potansiyelini elleriyle teslim eden, otoriteye boyun eğen ve kendi kendini köleleştiren modern insanı tanımlayan sosyo-psikolojik bir tespittir. Yazar; faşizmin, diktatörlerin ve sömürü düzenlerinin tepedeki birkaç kötü insandan ziyade, bu küçük adamların korkaklığı, kıskançlığı, sorumluluktan kaçışı ve güce olan tapınma arzusu sayesinde var olabildiğini savunur. Kitap boyunca Reich, sıradan insanın gerçek büyüklük ve deha karşısındaki düşmanlığını, kendisini kurtarmaya çalışanları nasıl çarmıha gerdiğini ve buna karşılık kendisini ezen zalimleri nasıl kutsadığını keskin bir dille eleştirir. Küçük adamı kendi korkularıyla, cinsel tabularıyla, dedikoduculuğuyla ve basiretsizliğiyle acımasızca yüzleştirirken, ona gerçek özgürlüğün ancak kendi içindeki bu köle ruhunu yok etmesiyle mümkün olacağını hatırlatır. Dinle Küçük Adam; bireyin toplumsal cinnet ve totaliter sistemlerdeki payını gözler önüne seren, psikoloji ile sosyolojinin kesiştiği, her okuyucunun aynaya bakmasını sağlayan sarsıcı ve zamansız bir başucu eseridir.
Dinle Küçük AdamWilhelm Reich · Avrupa Yakası Yayınları · 201215,4bin okunma
Reklam
7/10
·287 syf.··
Beğendi
·
2026 61. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 22:38
Merhaba arkadaşlar. İyi geceler, iyi okumalar ve mutlu bir haftasonu dilerim. Nasılsınız? Jules Verne’nin Fatih Robur kitabıyla aynı ismi taşıyan kahramanını daha evvel ‘Dünyanın Hakimi’ kitabında da görmüştük ama asıl eser yani karakterden bahseden eser bu olduğu için ne yazık ki tam olarak fark edememişiz. Kitabı da şöyle 700-800 sayfalık Jules Verne külliyatlarından zannediyorduk ama 300 sayfaya ancak yaklaşan yine ışıklar içinde başlayan bir roman çıktı karşımıza. Ancak bu ışıkların devamında bu defa bir volkanik bağlantı, bir yanardağ veya insanların başına gelen bir felaketten ziyade kendi döneminde de üst düzey çekiciliği olan Özgürlük Anıtı, Gize Piramidi ve Eyfel Kulesinin üstünde beliren siyah bayraklar dikkatimizi ilk olarak çekiyor. Bunları yapan kişi de Robur’dur. Kitap onun özelinde olduğundan söylemekten çekinmek için de bir nedenimiz yok. Diğer yandan Weldon Enstitüsü ise karşımıza çıkan bir kurum. Bunlar da oldukça ilginç bir bakış açısıyla yaşayan topluluk. Nasıl? Onların düşüncesine göre insanlık bir gün uçak veya helikopter gibi havadan daha ağır taşıtlar yerine onlardan yani havadan daha hafif taşıtlarla göklere egemen olacak düşüncesiyle yaşıyorlar. Gerçi Cesnalar 1955 yılında üretildi ama onlar bile bildiğim kadarıyla havadan ağırlar. Sonuçta uçak hala. Verne ve onun karakteri Robur’un da amacı zaten ağır hava taşıtlarının üstünlüğünü her alanda ve her anlamda kanıtlamak. Bu enstitü için devam ettiğimizde Robur ile birtakım durumlar yaşandığını, buranın başkanı ve sekreterinin de dahil olduğu bir kaçırma vakasını, bu kişilerle beraber dünyanın dört bir yanına gidildiğini de okuyoruz. Burada önemli olan ve ilgimizi çeken kısım ise Albatros isimli geminin (gemi diyoruz ama kendisi uçuyor) ortaya çıkması ve onunla yaşanılan maceralar. Enstitü
Fatih RoburJules Verne · Alfa Yayınları · 202080 okunma
9/10
·716 syf.··
Beğendi
·
2026 60. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 06:51
Merhaba arkadaşlar. Hepimize günaydınlar, güzel bir gün olması dileklerimle. Sürprizleri sever misiniz? Aşağıda sizlere bir sürpriz bırakacağım. Esrarlı Ada yine çocukluğumdan hatırladığım ama okumaya başlarken hafızamda canlanmayan, o küçük hikayeler serisiyle okul kütüphanesinde ilkokul zamanlarımızda okuduğum eserlerden biriydi. Şimdiyse, orijinal baskısından çeviri okuduğumuz 700 sayfalık bir külliyatla birlikteyiz. Bu külliyatın neresini anlatacağız, bunca sayfayı nerede özetleyeceğiz bilmiyorum ama elimden geldiğinde kitapla bağımızı bozmadan ilerlemeye çalışacağız. Evvela savaş tutsağı olan birkaç kişinin düştüğü ada bizim hikayemizin temel konusunu oluşturuyor. Bu bilgiyi vererek başlayalım. Ada konulu eserlerin başında benim için dünya yansa da yıkılsa da Robinson Crusoe gelecek ve her ada konulu eserde de kıyaslamam bu yüzden ne yazık ki başka bir eser değil bu olacak. Maalesef bu kıyaslama durumunu da asla ama asla aşamıyorum. Richmond adında bir savaş kampından önce balonla kaçan suçlular (ABD İç Savaşı ile bağlantılı ama tarihi detayları bilmiyoruz sadece suçlu veya mahkum oldukları bilgisi kitapta var) daha sonra bir fırtınaya yakalanıyor, daha sonrasında bir adanın yakınına düşüyorlar. Bunlardan Cyrus Smith bir mühendis ve aynı zamanda bir bilim adamı. Köpeği Kop ile beraber kölesi Neb, gazeteci Spilett, denizci Pencroff ve yardımcısı Brown da diğer kaçaklar. Aslında buraya kadar oldukça normal bir şekilde ilerliyoruz ama şimdi biraz ada hakkında merak uyandıralım istiyorum. Balona toplamda 5 insan ve 1 köpek girmişti. Ancak 4 insan çıktı. Buna kimse şaşırmayacak ama grubun en kariyerlisi olan Cyrus Smith balondan sağ çıkanlar arasında yok. Kariyerli dedim bilerek çünkü onu aramak için nedenleri onu sevmeleri yahut yol arkadaşı olmaları değil onu
Esrarlı AdaJules Verne · Alfa Yayıncılık · 20183,026 okunma
6/10
·240 syf.··
2026 48. kitabı
Klasik Jules Verne tarzının dışında bir eser. Eser ilk olarak yazarın 1905 yılında ölümünden sonra oğlu tarafından bulunup 1910 yılında yayımlanmış. Okunabilir ancak yazarın daha güzel romanları var.
Wilhelm Storitz'in SırrıJules Verne · Alfa Kitap · 2023463 okunma
Dokunuyorum, dokunuluyorum öyleyse varım
10/10
·57 syf.··
Beğendi
·
2026 48. kitabı
Dokunmak tanımaktan daha fazlasıdır. Bazen sevgiyi bazen de öğrenmeyi derinleştirir. Schmid dokunmanın çok farklı çeşitlerine DOKUNARAK kısacık esere sığdırdıyı sıra dışı yaklaşımlarıyla okurlarının yüreğine DOKUNMUŞ. Özellikle en son bölümdeki "okuma" ile ilgili tespitleri çok hoşuma gitti. Bunun yanı sıra önsöz kısmında insan hayatında (özellikle bebeklerin) temasın hayati önemine yapmış olduğu vurgu çok kıymetli.
Dokunmanın Gücü ÜzerineWilhelm Schmid · İletişim Yayınları · 20201,107 okunma
Reklam
Reklam