mete

mete
@wisshbone

mete

, bir kitap okudu
Puan vermedi·111 syf.··
2021 17. kitabı
Joshua Sobol
7.6/10 · 21 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·126 syf.··
2021 15. kitabı
Benliğini gazetelerden, basından öğrenen bir kadının katilliğe adım adım ilerleyişinin romanı Daha önce Palyaço romanını okuduğum ve beni oldukça etkileyen Almanya’nın özellikle son döneminin çıkardığı en büyük yazarlardan olan Heinrich Böll’den muazzam çevrilmiş, harikulade bir roman. Baskıcı yönetimde polis sorgulaması sırasında yapılan özgürlük karşıtı ve insani olmayan yöntemlere karşı bir anlatı niteliği olan kitap, yazarın sürekli sorularla ilerleyen biçeminden dolayı ister istemez ahlak değerleri, vicdan gibi kavramları yazarla beraber sorgulamaya imkan veriyor.Sohbet eder gibi yazıldığı ve yazarım yer yer kitaba dahil olup bir de olaya şu yandan bakın gibi bir nevi tavsiyeler vermesi de etkileşimli bir okuma deneyimini arttırıyor. Kitapta dört günlük bir karakter gelişimi romana ismini veren Katharina Blum üzerinden başarılı bir şekilde veriliyor. Katharina hiçbir suçu olmamasına rağmen dört günün sununda bir katile dönüşüyor ve bu dönüşümü hem despotik yargı sistemi hem de yalan yanlış haber yapan gazeteler sağlıyor. Gazetelerde olan kavram yumuşatma ve hatta kavramları tamamen yanlış aktarmanın ne kadar sıkıntılı bir durum olduğunu kitap bir kez daha gözler önüne seriyor. Heinrich Böll’ün çoğu kitabında olan Alman toplumu, Hristiyanlık gibi yergileri bu kitapta çok belirgin olmasa da alt metinlerinde kendini belli ediyor. Ben Heinrich Böll okumayı çok seviyorum. Belirli bir roman anlatısının dışına çıkmayı göze alabilen ve karakter gelişimini, duygusal durumu, psikanalizi okumayı olay ağırlıklı metin okumaktan daha çok seven kişilere de Heinrich Böll’ü öneriyorum.
Katharina Blum'un Çiğnenen OnuruHeinrich Böll · Can Yayınları · 2019820 okunma
Puan vermedi·291 syf.··
2021 13. kitabı
Bir sahaf alışverişi sırasında beni kendine çeken 1972 baskılı bir Paris sokakları portresi 1930’lar Fransasını (daha çok sokaklarını) bir çocuğun gözünden görmeye ne dersiniz? Eğer ki cevap evetse İsveç Kibritleri iyi bir seçim olacaktır. Şaşalı bir Paris yerine 1. Dünya Savaşından çıkmış, yeni fikirler yayılmaya başlamış ve yoksul bir Paris sokağının anlatıldığı bu eserde sinemaya damgasını vurmuş Fransız Yeni Dalgası akımına benzetilebilecek yanlar da var yani en azından filmi çekilse aklıma direkt siyah beyaz Paris sokaklarında geçen bir Truffaut ya da Godard filmi canlanıyor. Sıkıntılar yaşayan bir çocuğun hikayesinin anlatıldığı bu eserdeki baş karakter olan Oliver tbana Dickens’ın Büyük Umutlar kitabındaki Pip karakterini hatırlattı. Hem Pip hem Oliver çocukluklarında kimsesiz kalan çocuklar ve ikisinde de romanın baş kişileri kendileri. İsveç Kibritlerinde Büyük umutlar gibi bir karakter gelişimi gözlenmese de yine de ortak yanları var ve bence Büyük Umutlar’ı okuyan ve seven biri İsveç Kibritleri’ni de beğenecektir. Akıcı bir dille yazılmış olan eser duru bir üsluba sahip. Sabatier kendi çocukluğundan ilham alarak yazdığı için tasvirler yerinde ve etkili kullanılmış. Dili ağır bir eser okumak istemeyen veya klasiklerin diline yakın bir eser okumak isteyenler İsveç Kibritleri’ni tercih edebilir.
İsveç KibritleriRobert Sabatier · Milliyet Yayınları · 197285 okunma

mete

, bir kitap okudu
Puan vermedi·80 syf.·
2021 12. kitabı
Orhan Duru
6.3/10 · 44 okunma