mete

mete
@wisshbone

mete

, bir kitap okudu
Puan vermedi·96 syf.·
2021 8. kitabı
Ferit Edgü
8/10 · 760 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·148 syf.··
2021 7. kitabı
Çekilmez ve dehşet verici var olmaya karşı var olma Karamsarlığı ile öne çıkan postmodern isimlerden biri Bernhard’ın 1971 yılında yayımlanan Yürümek ve 1978 yılında yayımlanan Evet adlı 2 eserinden oluşan anlatı-uzun öykü arasında gezinen otobiyografik yanları da bulunan benzersiz bir okuma deneyimi. Zor metinler olsa da (Evet daha akıcı) iyi bir odaklanmayla ve cümlelerin üzerinde düşünerek yani analitik okuma yaparak anlaşılmaması içten değil. Yürümek Karrer ve Oehler isimli iki kişinin rutin olarak yürümesini ve bu yürüme etkinliğinde akıllarının zorlayıp pekçok konuda düşünmelerini fakat bir gün Karrer’ın delirmesini ve Oehler’ın başka yürüyüş arkadaşlarına Karrer’ı ve daha çok onun fikirlerini anlatmasından oluşuyor. Yürümek İlk cümlesinden farklı bir okuma deneyimi yaşatacağını hissettiriyor: “Karrer delirmeden önce, sadece çarşamba günü Oehler’le yürüdüğüm halde, şimdi Karrer delirdikten sonra pazartesi de Oehler’le yürüyorum.” 1971 yılında yayımlanan Yürümek, 1. Dünya Savaşı’nın sonucunda ortaya çıkan en kısa tabirle “çığlık” olarak tanımlanabilecek ekspresyonizm akımından izler taşımasının yanında egzistansiyalist yanlar da barındırıyor. Bernhard, ülkesi Avusturya’ya nefretiyle tanınan bir isim ve yıllarca Avusturya’da da okunması yasakmış. Bu anlatısında da Avusturya’ya yönelttiği suçlamalar adeta günümüz Türkiyesinin de bir portresini çiziyor. Tek nefreti tabi ki ülkesine değil “akıl ve kıvrak zeka” ya dahil olmayan her şey onun için ölüdür. Mesela tarihi bu sebeple ölü olarak nitelendirmiştir. Bernhard’ın en büyük nefreti ebeveynlere kendi tabiriyle “üreticilere” dir. Bernhard için en büyük cinayetse çocuk yapmaktır. Bir insanın yapabileceği en kötü şey çocuktur. Doğal nüfus artış hızını arttırmaya çalışan devletlere yönelik
Yürümek - EvetThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2020423 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2021 5. kitabı
Birbirinden farklı iki Oyun:Ortak noktaları hesaplaşma Modern-Postmodern türkiye hikayeciliğinin ve romancılığının doruk noktalarından olan Vüs’at O Bener’in her anlamda oldukça başarılı olmasına rağmen adı fazla geçmeyen tiyatro eserleri Ihlamur Ağacı ve İpin Ucu. Vüs’at O Bener’in ilk tiyatro eseri olan Ihlamur Ağacı bir aile draması üzerinden belirli dogmalara ve aile kurumuna yapıcı eleştiriler getirmekle birlikte şiirsel de bir anlatıma sahip.Vicdan çatışması, kuşak çatışması, kadın erkek çatışmaları gibi pekçok çatışmayı da içinde bulunduran eser hepsini çok güzel aktarmış.Sahnelenmişini de okuduktan sonra izleme şansı buldum ve genelde oyunların sahnelenmiş halinden daha çok keyif alsam da Ihlamur Ağacı’nda bu tam tersi oldu. İpin Ucu’na gelirsek 17 yıl sonunda yazdığı bu eserinin epik, absürd veyahut farklı bir adlandırmaya tabi tutulmasını istemeyen Vüs’at O Bener haksız da sayılmaz.A ve AA isimli aslında bir kişinin gençlik yaşlılık portreleri de denebilecek iki karakterin diyalogları merkez alınıyor.Çok fazla içerikten bahsetmek istemiyorum çünkü oyun bittiğinde sonunda Ayşegül Yüksel tarafından yapılmış çok başarılı bir inceleme yazısı bulunuyor.İpin Ucundaki hesaplaşmaları, egzistansiyalizmin zirve yaptığı yerleri ve ölüm duygusunu kolay kolay unutamayacağım.Geri döneceğime emin olduğum bir tiyatro eseri.
Ihlamur Ağacı - İpin UcuVüs'at O. Bener · Yapı Kredi Yayınları · 2020167 okunma