"Sanki bu koca kenti ilk defa görüyor ve sadece onun gözleriyle bakıyordum.Anladım ki aşk gözlerini kaybetmekti zaten.Sesini kaybetmekti,tümden kaybolmaktı.Başkasının gözüyle bakıp,ağzıyla konuşmaktı.Aşk yakalandığım en kişiliksiz hastalıktı."
"İddiasızca hayatımıza giren ve büyük laflar etmeden uzun zaman orada kalmayı becerebilenler,zaman içinde kalbimizin ve ruhumuzun en manzaralı dairelerine yerleşiveriyordu demek."