“Evet. Umut hiç tükenmiyor. Nihayet barış, dedik. Ama ya bedeli?” Güçlü bir öksürük nöbeti Rahim Han'ın zayıf bedenini öne arkaya salladı. Mendiline tükürünce, mendil kıp kırmızı kesildi. İşte o an, aklıma yine basmakalıp deyişlerden biri geldi: Odada bizimle birlikte soluk alıp veren, terleyen bir şey daha vardı: geçmiş.