Binlerce yıldır mutlu olabilme gayreti içinde insan.
Kim bilir, belki milyonlarca yıldır...
Ateşten önce de, tekerlekten sonra da...
Sanki bir dolu koşulu varmış gibi mutluluğun...
Sanki hep uzaklarda bir yerdeymiş ve binlerce yıldır hep kovalanıp durmuş. Kâh denk gelmiş birilerine, kâh gelmemiş...
Bazen masal gibi bir şey, bazen ideal, bazen ütop ya, bazen kapris gibi bir şey mutluluk... Ayaklarını yere vura vura ağlayan küçük bir çocuk şımarıklığından farksız... İlle de mutlu olacağım, hadi ver onu bana!
Mutlu olmanın neye benzediği hakkında bile çoğu muzun pek bir fikri yok.
Tanımadığımız bir şeyi mi arıyoruz, yoksa görsek zaten tanır mıyız?
Dürüst olmak gerekirse hiçbiri değil aslında.
bir ressam çizdiği tabloyu elbette ona günler, haftalar hatta aylar harcadığı için sevecektir bu böyledir yani muhtemelen.. Bunun cevabını hemen tek kalemde vermek mümkün olsa keşke. Ancak bazen kendi yaptıklarımız ya da söylediklerimiz, bize ait olan herhangi bir şeyi yadırgayabilir hatta hor görebiliriz. Buradan yola çıkarak aslında her zaman bilinç altında var olan ve böylelikle gün yüzüne çıkararak muhasebesini bi şekilde yapabileceğimiz cevaplanmamış sorularla karşılaşıyoruz. Bu da bizi çıkmazdan sıyırabilecek yol bir nevi. Yormayan anlatımı ile sizi atmosferi içerisine kolaylıkla alabilen kesinlikle okunası bir kitap °
İki sigaram kaldı bu gece için maviş anne
İki muhabbet kuşum.
İki kendim varmış maviş anne
Biri benmişim, biri mutsuz
Ben ölürsem maviş anne, mutsuza kim bakacak?
Dünyaya bile bir dünya anne lazım.
Biri sen ol maviş anne, biri ben.
Dünyanın bütün sabahlarına iki bilet al da
birlikte gidelim maviş anne
Bana da kendi serüvenimden bir yer ayırt,
Şefkate söyle o da gelsin.
Özledim onu, o da gelsin saçlarıma dokunsun
Bilir misin, büyüler bile ninniyle büyür
Temiz kokan pazen gecelikler, şehriye çorbası...
Hepsi, hepsi ninniyle büyür.
Bilir misin maviş anne?
Ben çekildiğim her fotoğrafta
Defolu bir kelebek gibi çıkarım.
Mavi kareli gömleğiyle hatırladıkça babamı
Kırpıp kırpıp fotoğrafları, döküyorum başımdan aşağı
Sanırım ben assolist oldum maviş anne
Şimdi mutluyum
Geçmişini mi yok ettin kızım diye soran
Bir babadan kurtuluşumu kutluyorum
Babama söyle, o gelmesin maviş anne
Birileri mutsuzsa, mutsuzlara nergis yolla,
Bir kırmızı battaniye,
onlara bir mutluluk çadırı yolla
sonra belki, ben de gelirim