“İnsanlar kırıcıydı,kitaplara kaçtım.” (Cemil Meriç)
“Eğer binlerce hayat yaşamak istiyorsanız, kitap okuyun.”
Hetta mı xwe naskır amre xwe xelas kırim
Annen var mı senin?
-Var tabiî.
-Ne iş yapar?
-Çamaşıra gidiyor.
-Sen ne olacaksın büyüyünce?
-Ben mi? dedi.
Gözlerini gözüme kaldırdı. İkimiz de mavi mavi baktık.
-Ben, dedi, boyacı olacağım.
-Ne boyacısı?
-Kundura boyacısı.
-Neden kundura boyacısı?
-Ya ne olayım?
-Doktor ol, dedim.
-Olmam, dedi.
-Neden?
-Olmam işte.
-Neden ama?
-Doktoru sevmem ki.
-Olur mu ya? Bak, dedim. Doktor sevilmez olur mu ?
-Tabiî sevmem, dedi. Annem hasta oldu. Evimize geldi. Kumbaramızı kırdık. Bütün yirmi beşlikleri ona verdik. Sonra çeyrekler kaldı. Onlarla da reçeteyi yaptırdık. O da zorlan.
-Ama annen iyileşti.
-Annem iyileşti ama paramız gitti. İki gün, yemek yemedim ben.
-Peki, dedim, öğretmen ol.
-Ben mektebe gitmiyorum ki.
-Neden?
-Öğretmen beni dövüyor.
-Neden?
-Yaramazlık ediyorum da ondan.
-Sen de yaramazlık yapma.
-Ben yaramazlık ne demek bilmiyorum ki.