Aslı ॐ

Aslı ॐ
@woolfbeforecoffee
ben Martin Eden

Aslı ॐ

, bir kitap okudu
8/10
·504 syf.·
2025 81. kitabı
Orhan Pamuk
8.4/10 · 16,3bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ben Martin Eden.
10/10
·517 syf.··
Beğendi
·
2024 16. kitabı
Beni tanıyan herkes bilir Martin'e olan aşkımı. Dört kere okuduğum bir kitap... Artık Martin Eden'ın ta kendisi olmuş durumdayım. Onunla bu kadar bağ kurmamın sebebini gayet iyi biliyorum :) Canım Martin hiçbir yere ait hissedemedi. İlk başta olduğu sınıfında da kendisi değildi. Ruth'a aşık olup ona ulaşma uğruna yürüdüğü yolda aşık olduğu kadın da hep onu yine olduğu Martin'den başka bir Martin'e dönüştürmeye çalıştı. Arafta kaldığı yerlerde hissettiklerini onunla birlikte bende hissettim. Bir karaktere duyulan bağ aslında biraz da kendinizle kurduğunuz bağ oluverir. Bu yüzden diyorum ben Martin Eden'ın ta kendisi oldum diye. Kitabı ilk okuduğumda sonunun böyle olmaması gerektiğini düşünüp ağlayıp kızmıştım :,) Fakat Martinleşme sürecimde (evet artık böyle diyorum) tamamen onun gibi hissedebildiğimde; kendine bir yol yapmaya çalışan ve her defasında yolu yıkılan bir adam gördüm. Bu yolu yürümeye ilk başladığında Martin de Martin'i tanımıyordu. Zamanla kendisi olmaya başladıkça kaybettikleri, insanların yüzlerini teker teker görmesi... Evet, Martin'i çok seviyorum ve sonu hala içimi buruyor fakat bundan başka bir son Martin Eden'ı Martin Eden yapamazdı...
Duygu ve Düşünce
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135bin okunma
"Kurtuluş kendine dönmektir."
10/10
·415 syf.··
Beğendi
·
2024 20. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2024 16:57
İnsanın ruhuna işleyen kendini de sorgulatan bir kitap. Breuer ve Nietzsche’nin karşılaşması kurgusal ama hissettirdikleri fazlasıyla gerçekti. Sayfaları çevirdikçe Breuer’in karmaşası ve acizliği, Nietzsche’nin esirgemeyen ve çarpan cümleleri... Ümitsizliğin sadece bir duygu değil, neredeyse bir hastalık gibi insanı içten içe kemirdiğini ve bazen en derin çöküşlerin, en büyük dönüşümlere zemin hazırladığını insanın karşısına bir ayna koyup kendine bakarak anlamasını sağlıyor. Kitabı okurken şunu düşündüm: herkesin hayatının bir noktasında böyle bir konuşmaya ihtiyacı olur. Varoluş sancısı, ölüm korkusu, yaşlanmak, kaybolan anlam, hissizleşmek… Bunların hepsini kendi içimde bir şekilde hissetmiştim ama ilk kez bir kitap bu kadar doğrudan ve dürüst bir şekilde karşıma çıkardı. Sadece Breuer değil bende o terapi koltuğunda Nietzsche ile oturuyordum :)
Duygu ve Düşünce
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202469,9bin okunma