Uğur Celep

Uğur Celep
@worstwardho
Yanlışın lanetlenmesi de bir diğer yanlıştır.
Sayfa 55 - Aforizmalar /Antonio Porchia·Kitabı okudu
Uğur Celep
Ben ölürken, öldüğümü görmeyeceğim, ilk kez.
Reklam
Çok iyi.
“Şimdi ne duyduğumu biliyor musunuz? Büyük düşüncelere karşı suçlamalar duyuyorum, büyük düşüncelere karşı muazzam bir mahkeme kuruldu, yavaş yavaş bütün büyük düşüncelere dava açıldığını duyuyorum. Hep daha çok sayıda büyük düşünce tutuklanıyor ve hapishanelere sevk ediliyor. Büyük düşünceler korkunç cezalara çarptırılıyorlar, biliyorum! Duyuyorum! Büyük düşünceler sınırlarda tutsak ediliyor. Birçokları kaçıyor, ama peşlerinden yetişiliyor ve dövülüyorlar ve cezaevlerine koyuluyorlar! Müebbet, diyorum, müebbet hapistir, büyük düşüncelere verilen en hafif ceza. Büyük düşüncelerin avukatları yok. Onları görev icabı savunacak kıytırık bir avukat bile yok. Savcıların büyük düşüncelere karşı harekete geçtiklerini duyuyorum. Polisin büyük düşüncelere tahta coplarıyla vurduğunu duyuyorum! Polis büyük düşünceleri her zaman şiddetle bastırmıştır! Büyük düşünceleri içeri tıkmıştır! Çok geçmeden bütün büyük düşünceler içeri tıkılmış olacaklar! Artık tek bir büyük düşünce bile özgür olmayacak! Duyunuz! Görünüz! Bütün büyük düşüncelerin her zaman ilkesel olarak kafasına vurulmuştur! Duyunuz!”
Sayfa 30·Kitabı okudu
Edebiyat
Uğur Celep
Balta gibi bir ilk kitap.
BEN HİÇBİR ŞEY DEĞİLİM
Puan vermedi·176 syf.··
Beğendi
·
2023 13. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 27 Ağustos 2023 19:32
Bir yolculuksa yaşamak, hep aynı yerde kalmaktan başka bir çabam olmadı. Ben kaçmıyorum ki sürgün yaşıyorum. Dünyada sürgün… Varoluşunuzu sorgulamayı bırakmazsanız eğer ömrünüz sürgünde geçiyor. Öldürmeyen zamansız bir sürgünde. Ölmeyi dilemek işe yaramıyor. Sorgulamayı bırakmak ise sarıldığınız ateşli bir bedenden kendinizi ayırmaya çalışmak kadar zor. Ölüm sizi sevebilir mi? Ölüme kendinizi sevdiremeyeceğinizi öğrenmeniz gerekiyor. O sizi tanımayan bir sayaç. Süre bittiğinde siz olmayacaksınız ama sayaç işlemeye devam edecek diğerleri için. Varoluşunu sorgulamaktan yorulmayan Beckett’i ben de okumaktan yorulmuyorum. Çünkü Beckett balıkçıyı arıyor. Bir olta var ucunda da yem. Balık oltayı değil, yemi görüyor. İnsanlar da balıklar gibi yem peşinde. İçgüdüleri yemi yemesini öğretiyor onlara. Olta kimsenin umrunda değil, ipin ne kadar uzakta olduğu da. Peki ya balıkçı? Beckett balıkçının peşinde. Ben de balıkçıyı izlemeyi seviyorum. Balıkçının yemi oltaya takışını, balıkları kovaya atışını, can çekişen balıkları görüyorum. ‘yani karşılıklı kurulan ilişkilere yani bir yanda cellat bir yanda kurban ilişkisine her birimiz yaşıyor benzeri şeyleri’ Cellat olarak başladığımız yolda hareketsizliğimizin bizi kurbana çevirmesi de olası. İşte tam da bu yüzden Beckett gibi ben de balıkçıyı öldürmek istiyorum. Beckett’in dediği gibi; ‘her şeyi anladım ve hiçbir şeyi bağışlamadım.’ ‘sonunda terk edilen biri olacağıma cellat oldum sonunda’ Çünkü gerçek olan şey, yalnızca kurbanların yolculuk ettiği. Balıkçıyı öldür. Yemi unut. Açlıktan ölsen de Oltanın ucunda ölme. Kitap nasıl mı? Acaba Nasıl? Acaba Nasıl? Noktasız virgülsüz büyük harfsiz binlerce kelime. Sıkılmazsanız eğer kitaptaki kelimeleri sayabilirsiniz. En azından bu kitap hakkında elinizde ‘içindeki kelime sayısı’ gibi
1000Kitap
Acaba Nasıl?Samuel Beckett · Kırmızı Kedi · 2023194 okunma
Uğur Celep isimli okura yanıt verildi
Uğur Celep
@Ozyozmn Balıkçı can çekişiyor. İzliyorum bende.
BEN HİÇBİR ŞEY DEĞİLİM
Puan vermedi·176 syf.··
Beğendi
·
2023 13. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 27 Ağustos 2023 19:32
Bir yolculuksa yaşamak, hep aynı yerde kalmaktan başka bir çabam olmadı. Ben kaçmıyorum ki sürgün yaşıyorum. Dünyada sürgün… Varoluşunuzu sorgulamayı bırakmazsanız eğer ömrünüz sürgünde geçiyor. Öldürmeyen zamansız bir sürgünde. Ölmeyi dilemek işe yaramıyor. Sorgulamayı bırakmak ise sarıldığınız ateşli bir bedenden kendinizi ayırmaya çalışmak kadar zor. Ölüm sizi sevebilir mi? Ölüme kendinizi sevdiremeyeceğinizi öğrenmeniz gerekiyor. O sizi tanımayan bir sayaç. Süre bittiğinde siz olmayacaksınız ama sayaç işlemeye devam edecek diğerleri için. Varoluşunu sorgulamaktan yorulmayan Beckett’i ben de okumaktan yorulmuyorum. Çünkü Beckett balıkçıyı arıyor. Bir olta var ucunda da yem. Balık oltayı değil, yemi görüyor. İnsanlar da balıklar gibi yem peşinde. İçgüdüleri yemi yemesini öğretiyor onlara. Olta kimsenin umrunda değil, ipin ne kadar uzakta olduğu da. Peki ya balıkçı? Beckett balıkçının peşinde. Ben de balıkçıyı izlemeyi seviyorum. Balıkçının yemi oltaya takışını, balıkları kovaya atışını, can çekişen balıkları görüyorum. ‘yani karşılıklı kurulan ilişkilere yani bir yanda cellat bir yanda kurban ilişkisine her birimiz yaşıyor benzeri şeyleri’ Cellat olarak başladığımız yolda hareketsizliğimizin bizi kurbana çevirmesi de olası. İşte tam da bu yüzden Beckett gibi ben de balıkçıyı öldürmek istiyorum. Beckett’in dediği gibi; ‘her şeyi anladım ve hiçbir şeyi bağışlamadım.’ ‘sonunda terk edilen biri olacağıma cellat oldum sonunda’ Çünkü gerçek olan şey, yalnızca kurbanların yolculuk ettiği. Balıkçıyı öldür. Yemi unut. Açlıktan ölsen de Oltanın ucunda ölme. Kitap nasıl mı? Acaba Nasıl? Acaba Nasıl? Noktasız virgülsüz büyük harfsiz binlerce kelime. Sıkılmazsanız eğer kitaptaki kelimeleri sayabilirsiniz. En azından bu kitap hakkında elinizde ‘içindeki kelime sayısı’ gibi
1000Kitap
Acaba Nasıl?Samuel Beckett · Kırmızı Kedi · 2023194 okunma
Uğur Celep
Quad benzeri bir uzamı sürünerek kateden kurban ve cellat, en sonunda sadece rollerini değişiyor; dışarıdaki boşlukta kalan ise ağırbaşlı bir huzur, bir mırıltı: Uzamı tüketip bitirdim.