Hadis-i şerifte :
"Kim bildikleri ile amel ederse; Allah ona bilmediklerini öğretir." ¹ buyrulmuştur.
Hatta "Kim bildiklerinin onda biri ile amel ederse, Allah ona bilmediklerini öğretir," denmiştir.
_________________________________
¹ Hakim Tirmizi, Beyanu'l-Fark Beyne’s-Sadri ve’l-Kalb, 50; Ebu Nuaym, Hilye, X,15; Aclunî, Keşfu’l- Hafa, No: 2542.
Sayfa 40 - Semerkand Yayıncılık, 3. Baskı, Eylül 2004 (Çev: Yakup Çiçek ve Dilaver Selvi)·Kitabı okuyor
Evrendeki her şey, fiziksel bir biçim de almış olsa, görünmez de kalsa enerjiden meydana gelmiştir. Bu enerjilerin titreşim
oranları ve özel düzenleri nasıl görüneceklerini belirler. En temel
anlamıyla, var olan her şey aynı maddeden oluşmuştur; enerjiden. Enerjiden meydana gelen yalnızca siz değilsiniz,
vücudunuzdan geçen her şey enerjinin çeşitli biçimleridir. Göremediğimiz bu enerjiler, radyo dalgaları, x ışınları, kızıl
ötesi ışınlar, düşünce dalgaları ve duygu biçiminde her yanımızı sarıyor.
Çünkü onların 'tek bir Tanrı'ya' olan inancı zihinlerinden 'beyazı' silmişti ve bu otomatikman onların farklı renkteki insanlara olan tutum ve tavırlarını değiştiriyordu. Onların 'Tevhide (Birliğe)' olan inancı onları Amerikalı beyazlardan farklı kılıyordu ki onların rengi onlarla olan diyalogumda bir role sahip değildi.
Fakat Müslüman âleminde kim ki İslam'ı kabul eder ve beyaz yahut siyah olmayla ilişiğini keserse, sadece 'insan' olarak tanınır; çünkü burada, Arabistan'da insanlar Tanrı'nın bir olduğuna ve insanların da 'bir' olduğuna, tek bir aileye mensup olduğuna inanıyor.
“Umutla beklenti arasında büyük fark var. İlk başta süreyle ilgili olduğunu düşünmüştüm, umudun daha uzaktaki bir şeyi beklemek olduğunu. Yanılmışım. Beklenti bedene ait, umutsa ruha. Fark bu. İkisi birbiriyle temas ediyor, birbirini tetikliyor ya da yatıştırıyor ama her birinin hayali farklı. Bir şey daha öğrendim. Bir vücudun beklentisi bir umut kadar uzun sürebilir. Seninkini bekleyen benim vücudumun mesela. Sana iki kere müebbet verdikleri anda onların zamanına inanmayı bıraktım."