'Göçmen Hamamı' üst başlığına sahip kitapta, 'ülkelerin, devletlerin yok edilmesi ve adım adım dünya hakimiyetine' gidilen yol anlatılıyor.
Oktay Sinanoğlu, tek konu işlemiyor. Dün de olanlar, bugün de yaşananlar ve yarınlar için fikirlerini önce gençlere sonra topluma anlatıyor.
'İçindekiler' kısmına baktığımızda, Türk tarihi ne zaman başlar, Amerika'nın katliam sicili, tek dünya devleti, IMF, Türk dış politikası, Türkiye'nin Nato'ya girmesi, gıda savaşları, su savaşları, dil ve kültür gibi çeşitli başlıklarda, çoğunu belki de ilk defa duyabileceğiniz bilgileri aktararak, görünenin arkasına bakılmasını ve o doğrultuda, zinde ve dikkatli olunmasını salık veriyor.
Oktay Sinanoğlu'nu televizyon sayesinde tanımıştım. Bize göre 'farklı, ilginç' şeyler söylüyordu. Hem TV'lerdeki konuşmalarından hem de kitaplarından yararlandığım ve hatta bazı düşüncelerimin de değişmesini sağlayan önemli bir değerdi. En önemli mevzu da, yabancı dilde eğitim konusu idi.
Kitapta konular, derinlere inmeden, net bir şekilde anlatılır. Ayrıntı içinde ve akademik bilgi yığınıyla boğuşmadan kısa ve etkili anlatım ile okuyucuyu kitabın içine dahil eder. Kısa bir şekilde, Asya, Afrika ve Amerika'nın sömürülmesinin ve bunun neticesinde önce Avrupa'nın sonra da ABD'nin siyasi ve ekonomik egemenlik kurması hakkında bilgiler veriliyor.
Niçin bazı devletler daha zenginken bazıları daha fakir oluyor? Her daim sorulan sorunun cevabı da var. Emperyalizmin isim değiştirerek varlığını sürdürmesinin, ülkeleri, halkları nasıl bir birine kırdırdığını da örneklerle anlatıyor. Avrupa'nın, Asya, Afrika, Amerika kıtalarını çıkarları için nasıl sömürdüğünü de anlatıyor. Oktay Sinanoğlu açık açık anlatmış ve hatta şu da denilebilir: Bundan daha basit bir şekilde nasıl anlatılabilir ki!
Savaşlar, iç sorunlar