"Ve bu zavallı genç memur,yaşadığı şu dar ömründe,insan denen yaratıkta insanlık dışı onca şeyi görmekten,kültürlü,sosyete üyesi,zarif olma iddiası taşıyan ve hatta dünya âlemin soylu kabul ettiği kişilerde ustaca gizlenmiş nice kabalıklar görmekten nasıl ürpermiş,elleriyle yüzünü kapayarak nasıl tir tir titremişti."
Sayfa 146 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2006·Kitabı okudu
Paralar sandıkları doldurdukça talihin bu korkunç armağanla buluşturduğu herkes gibi Çartkov da cimrileştikçe cimrileşti, altından başka gözü hiçbir şey görmeyen, benzerlerine şu duygu yoksunu yüzyılımızda çokça rastladığımız, taş tabuta uzatılmış bir ölüye döndü.
Sayfa 113 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2006·Kitabı okudu
Ama dünyada hiçbir şey uzun süreli değildir, o bakımdan binbaşının duyduğu bu ikinci sevinç ilki kadar canlı değildi. Bir dakika sonra duyacağı sevinç bundan da cılız olacaktı ve nihayet suya atılan bir taşla doğan halkların bir süre sonra yitip gitmesi gibi, içinde kıvılcımlanan son sevinç kırıntısı, doğal ruh haline karışacak, bu hal içinde sönecek, belirsizleşip gidecekti.
Sayfa 66 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2006·Kitabı okudu