Denizin derinliklerinden haberi olmayan biri elindeki çakıl taşını denize attığında bir şeylere vakıf olduğunu zanneder. İnsan ancak bilgisi arttıkça bilmediklerinin ne kadar çok olduğunu anlamaya başlar.
Bir şehirden diğerine, okuyup memur olmak, sonra da parayla eşine karşı hürriyetini kazanmak için giden, kaybedince yıkılan, psikiyatrist kapılarında çare arayan kadını değil; Ümmü Varaka gibi evini İslâm okuluna dönüştüren, Esma gibi Allah ve Rasûl davasını tebliğ etmek için muhacire olan ya da okuyan, Hansa gibi dört oğlunun şehadet haberini alınca, İslâm'a sadakat göstermenin süruruyla hamd eden büyük İslâm kadınının dönüşünü bekliyoruz.