Resim, ilişkilerimize ya da her gün yaşadığımız gerginlik ve sıkıntılara doğrudan gönderme yapmıyor. İşlevi bizi zaman ve mekanın enginliğini keskin bir şekilde fark ettiren bir duygu durumuna ulaştırmak. Eser daha ziyade hüzünlü değil kasvetli, sakin ama umutsuz değil. Bu duygu durumunda -romantik bir dille söylersek, bu haletiruhiyede- kendimizi, sanat yapıtları karşısında sıkça olduğu gibi, bizi bekleyen şiddetli, amansız ve müstesna kederlerin üstesinden gelmek için daha güçlenmiş hissederiz.
Sanat sıklıkla çektiğimiz sancıları gözden geçirmek için önemli ve ciddi bir bakış noktası sunar. Yıldızlar ile okyanusların, büyük sıradağların ya da kıta yarıklarının resmedildiği, romantik anlamda yüce sanat eserleri için bu özellikle geçerlidir. Bu eserler, değersizliğimizin farkına varmamızı sağlayarak bizde tatlı bir huşu uyandırır, insanların yaşadığı felaketlerin sonsuz ihtimallerle kıyaslandığında nasıl da önemsiz olduğunu hissettirerek, bizleri hayatın başımıza sardığı anlaşılmaz trajedileri tevekkülle karşılamaya biraz daha istekli kılar. Böyle bakıldığında, olağan kızgınlıklar ve endişeler ortadan kalkar. Hiçe sayılan varlığımızın öneminde ısrar ederek, incinen gururumuzu onarmaya çalışmak yerine, bir sanat eserinin yardımıyla, özümüzdeki hiçliği idrak etmeye ve böylece değerini kavramaya gayret edebiliriz.
Sana bağlı bin tane ipim var, Kardeşkatili, hepsi de ipekten ince, çelikten sağlam. Zaman bizi bin urganla bağladı birbirimize. İkimizin sürdürdüğü savaş -bunu hiç hatırlıyor musun? Daha önce yaptığımız savaşları, Zaman'ın başlangıcına kadar dayanan, sayısız savaşı bir nebze olsun hatırlıyor musun? Ben senin bilmediğin o kadar çok şeyi biliyorum ki! Çok yakında o savaş sona erecek. Son Savaş yaklaşıyor. Sonuncusu, Lews Therin. Sahiden bundan kaçabileceğini düşünüyor musun? Seni zavallı, ürperen solucan. Bana hizmet edecek ya da öleceksin! Ve bu defa döngü senin ölümünle yeniden başlamayacak. Mezar, Karanlığın Yüce Efendisi'ne aittir. Bu defa ölürsen bütünüyle yok olacaksın. Bu defa, sen ne yaparsan yap Çark kırılacak ve dünya yeni bir kalıba dökülecek. Hizmetime gir! Shai'tan'ın hizmetine girmezsen, sonsuza dek yok olacaksın!
Ama henüz gideremediğim, yokluğunu en yaman musibet olarak hissettiğim bir ihtiyacım var: Dostluktan yoksunum Margaret. Başarı tutkusuyla yanıp tutuşurken, coşkumu paylaşacak hiç kimsem yok. Hayal kırıklığı üzerime hücum ettiğinde, hiç kimse kederimi hafifletmeyecek. Düşüncelerimi kağıda dökeceğim gerçi; Ama kağıt, duyguları iletmek için kifayetsiz bir araç. Benimle gönüldeşlik kuracak, gözleriyle bana yanıt verecek bir insanın dostluğunu arzuluyorum.
Bir insan, acı çekmenin kaderi olduğunu gördüğü zaman, acısını kendi görevi olarak kabul etmek zorunda kalacaktır; bu onun tek ve eşsiz görevidir (işidir). Acı çekerken bile evrende eşsiz ve yalnız olduğu gerçeğini kabullenmek zorunda kalacaktır. Hiç kimse onu acıdan kurtaramaz ya da onun yerine acı çekemez. Eşsiz fırsatı, taşıdığı yüke katlanma yolunda yaratmaktadır.