Bazen bir tanrıya aşık olmak, bir iblise aşık olmaktan beterdir.
7/10
·480 syf.··
2026 29. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2026 00:45
❝Unutulmadığın sürece var olmaya devam edersin.❞ ━━━━━━━ Konusu biraz karışık. Fantastik kitapları okumayı bayılıyorum ama Tanrılar falan olunca bir tık geride kalıyor bende. Bilmiyorum, saçma geliyor ya da inandığım Allah’a karşı gelmek gibi geliyor, haşa. Her neyse, kitabın karmaşık konusundan bahsetmeye yetecek enerjim yok şu an. Yok 7 günah tanrısı, yok iblisler, ishalar, Avcılar… Bla bla, yorucu yani. Ama Jinava’yı sevdim. Eğer bir gün fantastik bir evrene düşersem herhalde onun tepkilerini verirdim Bayılıp ayılmazdım, eminim çok heyecan verici olurdu. Leon, Hazal ve Jinava’nın dostluğunu okumak da keyifliydi. Rast ile her şey yolundaydı ta ki sona kadar… Okurken büyük bir hayal kırıklığı yaşadım, sarsıldım açıkçası. Hâlâ etkisindeyim, o yüzden bu incelemeyi düzgün yazmakta zorlanıyorum. Herkes tarafından terk edilen bir kızı, hele ki sana ev olmaya çalışan birini, üzemezsin ya… Onun travmalarını tekrar tetikleyemezsin. Her neyse… Rast’a çok kızgınım. Serinin ikinci kitabını bekliyorum. Şu an biraz bitkin, biraz üzgün ama aynı zamanda umutlu bir hâldeyim. ━━━━━━━ "Her kurgu başka evrenin gerçekleridir."
1000Kitap
Tutkunun TanrısıIşıl Limae · Martı Yayınları · 2025226 okunma
8/10
·392 syf.··
2019 20. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2019 19:15
O eski İngiliz topraklarının, yağmur sonrası ıslak çimen kokusunun, şöminede yanan meşe odununun çıtırtısının ve ipek elbisenin hışırtısının arasında doğmuş bir eser. Jane Austen’ın kaleminden çıkma ilk yayımlanmış roman, 1811’de, “Bir Hanımefendi” imzasıyla usulca piyasaya sürülmüş. Regency çağının tam göbeğinde, 1790’ların sonu, Sussex’in yemyeşil tepelerinden Devon’un yabani rüzgârlı vadilerine uzanan bir hikâye; sanki dönemin bütün o katı kuralları, miras oyunları, sessiz bakışmalar ve bastırılmış iç çekişler bir araya gelip kâğıda dökülmüş. Norland Park’ın geniş, taş merdivenli konağında, eski halıların üstünde, Henry Dashwood son nefesini verirken oğluna yalvarıyor: “Anneme ve kız kardeşlerime göz kulak ol.” Ama oğul John, karısı Fanny’nin zehir zemberek fısıltılarıyla, sözünü yarım yamalak tutuyor. İşte o an, Dashwood ailesinin hanımları anne Mrs. Dashwood, büyük kız Elinor, ateş gibi Marianne ve küçük Margaret birdenbire yoksulluğun gölgesine düşüyor. Mirasın büyük kısmı erkek varise gidiyor, kadınlara kalan birkaç yüz sterlinlik yıllık gelirle, taşrada mütevazı bir kulübeye, Barton Cottage’a sığınıyorlar. Çatı düşük, bahçe yabani, ama etrafta Sir John Middleton’ın malikânesi var; orada akşam yemekleri, kart oyunları, dedikodu fırtınaları ve arada bir düzenlenen country ball’lar... Elinor, on dokuzunda olmasına rağmen sanki otuzunda bir matron gibi: soğukkanlı, dudakları sıkı, gözleri her şeyi tartar. İçinde fırtınalar kopsa da dışarıya yalnızca sükûnet yansıtır. Duygularını dizginler; çünkü bilir ki bir hanımefendinin en büyük erdemi, kendini kaybetmemektir. Karşısındaki Edward Ferrars sessiz, utangaç, dürüst ama bir o kadar da çaresiz ona âşık olur, fakat annesi Mrs. Ferrars’ın demir pençesi ve miras tehdidi her şeyi zehirler. Elinor acı çekerken bile
1000Kitap
Akıl ve TutkuJane Austen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20249,4bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi
Kral Şehriyar’ın Kadınlara İsyanı: “Kadınlara inanma! Vaatlerine gül geç! Çünkü onların iyi ya da kötü halleri ferçlerinin heveslerine bağlıdır." “Yusuf'un dediklerini saygıyla anımsa; Adem'i cennetten kovdurmak için iblisin kadını kullandığını unutma! Kendine de güvenme! Bir işe yaramaz!" “Hele hiç şöyle deme: Aşka düşersem, aşıkların çılgınlığına kapılmayacağım! Sakın bunu söyleme! Çünkü gerçekte kadınların ayartısından yakasını sıyırmış bir erkek, olmayacak şeydir..."
Binbir Gece MasallarıAnonim · Yapı Kredi Yayınları · 20243,886 okunma
Yol
9/10
·184 syf.··
2026 30. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2026 14:40
Jack London harika bir anlatıcı. Yol otobiyografik romanı son derece zor ve acı bir hayatı bile ne kadar canlı, güçlü, hatta neşeli bir macera ruhuyla anlatıyor. Jack London 'ın Yol adlı eseri, yazarın 1890'lı yılların başında Kuzey Amerika kıtasını bir "hobo" (avare gezgin) olarak baştan başa geçtiği dönemdeki deneyimlerini içeren otobiyografik bir anlatı. Yük trenlerinin üstünde, tamponlarında, vagonların arasında tehlikeli yolculuklar "Yolcular" (tren görevlileri) ile kovalamaca ve ustalıkla kaçışlar Köylerde, kasabalarda dilenme, yalan söyleme, hayatta kalma taktikleri Hobo kampları, "tramp orduları" (örneğin General Kelly'nin 2000 kişilik işsiz ordusu) Hapse atılma (vagrancy/serserilik suçundan), Erie Cezaevi gibi korkunç deneyimler... Yol'un en adrenalin dolu kısımları! Jack London'ın anlattığı o kovalamacalar, demiryolu polisi/gardiyanları, yaşanan takip oyunları gerçekten okurken insanın kalp atışını hızlandırıyor. adeta o heyecanı yaşadım hissi veriyor, sanki sen de vagonun tamponunda, kör noktada saklanıyorsun, tren hızlanırken rüzgâr yüzüne çarpıyor ve arkadan bir bull bağırarak geliyor. Tehlikeli, buz gibi soğuk veya sıcaktan kavrulan demirler arasında yatmak, tren saatte 60-80 km hızla giderken her an düşme riski. Tren personeli onu atmaya çalışıyor, o ise yapışıyor, kurnazca manevralarla tutunuyor. London birinde dışarıda, azıcık tutunacak yerle asılı kalıyor, ölüm bir santim ötede. O betimlemeler inanılmaz canlı: Rüzgârın uğultusu, rayların takırtısı, karanlıkta yıldızlar... London bunu o kadar iyi anlatıyor ki, okurken gerçekten o heyecanı yaşıyorsunuz. __Sen tren üstünde veya tamponda, rüzgâr yüzüne vururken "yakalanma" heyecanı yaşıyorsun, ama bir yandan da "düşersem bacaklarım gider" gerçeği var.
Dünya Klasikleri
YolJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254,484 okunma
Aklından Bir Sayı Tut
Puan vermedi·471 syf.··
2026 1. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2026 00:21
Daha önce hiç gerilim kitabı okumamış ya da polisiye bir hikayeye girmemiş içinde yaşamamış bir okur bu kitabı beğenebilir diye düşünüyorum. Fakat ben beğenemedim; belki de yazarın ilk kitabı olduğu için,tecrübesiz olduğu için böyle düşündüm. Fakat ben gerilim korku romanı okuduğumda gerçekten korkmak ve o sahneleri yaşamak isterim.Aklından Bir Sayı Tut kitabında bunu hiçbir içerikte yaşayamadım maalesef. Bana kitabı önerenlerin bir de Freıda Mcfadden okumalarını tavsiye ediyorum.Özellikle Tess Gerritsen ‘bu kitabı kıskandım’diyerek övdüğü için ayrıca şaşırdım, çünkü onun kitapları çok çok daha güzel. Yazarın diğer kitaplarını alır mıyım,sanmıyorum. Ama eğer boşluğa düşersem oyalanmak için belki kütüphaneden ödünç alabilirim…Bana hitap etmediği için üzgünüm umarım size hitap eder .
1000Kitap
Aklından Bir Sayı TutJohn Verdon · Koridor Yayıncılık · 20231,694 okunma
Yorumm
10/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2025 67. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Eylül 2025 23:27
MEDUSA'NIN ÖLÜ KUMLARI 1 Yazarı: Maral ATMACA Yayınevi: Ephesus Sayfa Sayısı: 544 Merhaba. Fantastik bir evrene hazır mıyız? Ruh emiciler, ışıktan gelenler, karanlığın soyu, muhafızlar, koruyucular faniler ve azınlıklar dünyası ile bu seri müsmükemmel. 7 kılan ve 1 oyunbozan ile serinin ilk kitabından başlayalım... Elzem Akay 24 yıllık hayatı boyunca kendinden saklanan bir sır ile büyümüştü. Babası ve abileri annesi yüzünden evi terk edince çılgın kız kardeşi Itır'ı, abisinden boşanan ama Akay soyadı ile hayatına devam eden gelinleri Doğa'yı, baş belası hizmetçileri Mara'yı ve aynı zamanda onlara annelik etmeyen herkesin çekindiği ve korktuğu kadın ile bir şekilde evin tüm sorumluluğunu üzerine almıştı. Elzem düşmemesi gereken bir kale gibiydi. Itır düş artık abla dediğinde ben düşersem sana ne olacak diye düşünecek kadar kardeşini seven bir abla. Evdeki ortamdaki değişiklikler ve annesinin tuhaflıkları derken bir bilinmeze yol alan dört kız kendilerini Meliz isimli tenebris sayesinde Araf denilen bir evrende bulur. Kızlardan Elzem'in bir oyunbozan, Itır'ın bir tenebris, Doğa'nın bir Işıktan gelen ve Mara'nın bir bilge olduğunu öğrenirler. Ufak bir sorun vardır. Oyunbozanlar lanetlenmiş, Işıktan gelenler sürgün edilmiş iken Araf'a gelen Elzem ve Doğa'ya kucak açan bir klan yoktur. Fantastik dünya severler için müthiş bir kitap. Elzem karakteri çok güzel yazılmış. Kurgu akıcı bir şekilde ilerliyor bakalım devamı nasıl olacak şimdiden iyi okumalar. Kitaptan Alıntılar *"Bir Oyunbaz'ın ortalama bir zekâsı olmaz." "Ama ben bir melezim. Farkındaysanız ben bir ölümlüyüm, insan genleri taşıyorum. Ne annem ne de babam Oyunbaz. Safkan bir Oyunbaz olmadığım için onların sahip olduğu şeye sahip değilim." "Olabilir." Gözlerinde karanlık bir parıltı geçti. "Elmaslar en karanlık
1000k
Medusa'nın Ölü Kumları 1Maral Atmaca · Ephesus Yayınları · 02,046 okunma