Murathan yaaa
-"Nasıl tanıdın ki hemen.Annem resmimi falan mı gönderdi" +Gözlerinden ,uçaktan inen tek mavi gözlü kadın sendin ilk dakikadan sakarlığını da göz önünde bulunduracak olursak çok bir seçenek kalmıyordu geriye" (Harika laf çakma yetkisi değişmemiş)
Yok yaaa
"Kim sana taş atar incitirse; ona ağaç gibi meyve ver."
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kitap okurken hicbir sey duymayan ben :-)
"Yaaa ben sessiz ortamlar olmadan yazamıyorum, falanca manzaranın olduğu yere gideyim yoksa ilham gelmiyor ,diyen profilleri düşünsenize. Bu kişiler hayatta ne üretebilir ki? Kitap okumak için kafeye, yazmak için güzel bir ortama ihtiyacı olan birisi vaktinin ciddi bir bölümünü zaten bu ortamları sağlamaya harcayacaktır. Bu kişi çoğu branşta benim gibi her ortamda çalışabilen insanlarla yarışacaktır. Onun kafeye gidip, masasını süslediği ve Instagram'a "çalışma mekânım emoji emoji" gönderisi attığı zaman aralığında ben kızlarım sırtımda kitap okuyorum.
Reşat Veli, – Ajan 0X-13 olarak tanınırım. Asıl adım Riçırt Veling’dir... dedi. Memur da ona kendi adını ve görevini söyledikten sonra, – Bizden bir isteğiniz mi var? dedi. Reşat Veli memur şaşacak diye beklerken, kendisi şaşıp kalmıştı. Belki anlamamıştır diye bir daha, – Ben casusum! dedi. Memur, – Yaaa, çok güzel... – Kısa süre düşündükten sonra – Bizden bir iş mi istiyorsunuz? diye sordu.
Yaaa, olur muuuu, ¿
"Kimsenin kimseyi yargılayacak durumu yok."
Sayfa 26
1000Kitap
Yaaa, Allah'ım
"Be-ben yanılmışım, Alaz," dedi. "Meğerse yağmur benden nefret ettiği için bana yağmıyormuş, aslında yağmur hep bana ağlıyormuş. Hani hep kimsesizdim ya ben, hani herkes canımı yakıyordu ya. Kimseler sesimi duymuyordu ya, işte yağmur duyuyordu. Ben bile bana ağlamazken yağmur ağladı sokaklarda öksüz kalan bir çocuğa. Canım yanıyor, Alaz. Çok yanıyor," dedi.
Sayfa 161 - Yankı Sedef Sarmaşık·Kitabı okudu