Ustanın tek kişilik karyolasına yan yana oturdular. Hoş beşten sonra Kemâl yeniden merakla sordu.
— Öyle mi? Hiç bitmiyecek mi senin bu okuman?
Muhsin Usta gözlüğünü çıkardı, camlarına hohladı, sildi, gözüne takarken:
— Bitmiyecek, dedi.
— Hiç mi?
— Hiç.
— Niyetin kâtip olmak mı yani?
— Hayır.
— Ya?
— İnsan olmak!
Kimse mükemmel değil. Bazen insanlardan kusursuz olmalarını beklersiniz ve kusursuz olamadıkları için onlardan sonsuza kadar nefret edersiniz, oysa onların suçu değildir, sizin suçunuz da değildir. Yalnızca sahip olmadıkları için size veremeyecekleri bir şeyi istemişsinizdir. Derken başka insanların hayatında aynısını yaparsınız, herkesi yüzüstü bırakan, hiçbir şeyi yoluna koyamayan kişi yine siz olursunuz ve kendinizden öyle nefret edersiniz ki keşke ölüp gitsem dersiniz.
Toplum buna göz yummaz.
Göz yummayacak olan toplum değil, sensin.
Böyle bir şey yaparsan toplum sana kötü gözle bakacaktır.
Toplum değil, sen.
Toplum seni dışlar.
Toplum değil. Beni sen dışlarsın.
"'Para bitince aşk da biter, ' derler ya, yanlış yorumluyorlar, aslında tam tersi. Kadınlar, erkekleri paraları bittiği için terk eder anlamına gelmiyor bu. Parasız kalan erkekler, kendiliklerinden depresifleşiyor; kötü duruma düşüyorlar, gülüşleri bile cansızlaşıyor. Tuhaf bir şekilde kendilerini aşağıda görmeye başlıyor, nihayetinde ümitsizliğe düşüp kadınları terk ediyorlar. Çileden çıkarlar ve kadını dur durak bilmeden kendilerinden uzaklaştırırlar."