Naziler olayının çocukları nasıl etkilediğini anlatan çok güzel bir kitap.Çaresizlik ve yalnızlık güzel işlenmiş. Ve kitabın en vurucu en yaralayıcı kısmı bunları hisseden bunları anlatanın 9 yaşındaki çocuklar olması.Hiç bir şeyden haberi olmayan babası bir nazi olan Bruno,ailesi Polonyalı ve Yahudi olan Shmuel ve bunlara rağmen onların dostlukları. Küçükler her ne kadar anlamasalar da bir büyüğün anlayabileceği bir çocuk kitabı.Bir çocuğun dahi okuyabileceği ama bir yetişkinin dahi kaldıramayacağı bir kitap. Bruno’nun sırf sadıklığı ve saflığı onun ölümüne neden oldu maalesef.
Kitabın sonu açıkça anlatılmamış.Sadece ondan haber alınmadığını söyleyip kısa kesmişler. Bu elbette çocukların psikolojisini bozmamak içindi.Ama aslını araştırdığımızda aslında Bruno’nun tel örgüden geçtikten sonra Shmuel ve birçok yahudi ile toplanıp yakıldığını ve küllerinden sabun yaptıklarını biliyorsunuzdur.
Daha nice hayalleri olan,yaşam enerjisi hala bitmemiş olan,arkadaşlarıyla koşup eğlenmek ve okula gitmek isteyen minicik çocuklar. Onlarla birlikte hayalleri öldü,istekleri öldü.Ve eminim ki bu dünyaya ve bu insanlara lanet ettiler.Sırf ırkçılık uğruna hayallerini karanlığa gömdükleri için.Külleri bile olmayan yanarak ölmüş daha ölümün ne olduğunu bilmeyen çocuklar.Irkçılığın zirve yaptığı bir konumda bile çocuklara böyle bir şey yapanları anlamıyorum ve asla da anlamayacağım.Sırf ailesinin dini diye yahudi değil mi bu çocuklar? Daha din ve inançların farkında olmadan dini için yargılanan çocuklar.Doğruluğu ve yanlışlığını yorumlamak bana düşmez ama tamamen kalpsizlik,insafsızlık bu.
Shmuel’in artık ne yaşam enerjisi kalmıştı ne de umudu.Ama ölüm ne bilmiyordu.Bu anın geleceğini hiç düşünmemişti.Ve herkesi bir odaya kapattıklarında son nefeslerini verdiler.Bu iki masum çocuk