Kutsal İstila - VALIS 2
9/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2025 21. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2025 19:42
PKD'nin VALIS serisinin ikinci kitabı Kutsal İstila, birçon kitabında gördüğümüzden de çok daha fazla bilim kurgunun sınırlarını aşıp doğrudan felsefe ve teoloji alanlarına sızan harika bir eser. Romanın merkezinde, binlerce yıl önce Dünya'dan sürgün edilmiş olan ilahi varlık Yah bulunuyor. Yah'ın, düşmanı Belial (Şeytan) kontrolüne alınmış Dünya'ya dönme girişimi bulunuyor. PKD, bu eserde Tanrı'yı hafızasını yitirmiş, kırılgan ve kusurlu bir insan çocuğu formunda, İkinci Geliş'i sunan bir hikâyenin merkezine koyarak işliyor. Bu karakter işleyişi ile birlikte PKD, Tanrı'yı insanlaştırarak onu kendi yarattığı dünyanın kurallarına tabi tutuyor ve onu da bu dünyanın acısı ve sınırlılıklarına maruz bırakıyor. Böylece Emmanuel karakterinin kim olduğunu bulma mücadelesinde, esasen insanın ve tabii PKD'nin kendisinin yaşadığından bahsettiği ilahi deneyimlerle bağlantılı olarak, yanılsamadan kurtulup ilahi bilgiye ulaşma yolculuğunun bir yansımasını okuyoruz. PKD, benim okuduğum tüm eserlerini sevdiğim yazarlardan biri. Hem ilginç ve yazıldığı dönemin ötesinde bilim kurgu konseptleri içeren, hem de bu bilim kurgu konseptleri ile sarmalanarak işlenen insana birçok şeyi sorgulatan, bol bol düşündüren ve kafa yakan harika felsefi fikirler barındıran bir kitaptı. Hem bilim kurgu, hem felsefe seviyorum diyorsanız VALIS serisini kesinlikle öneriyorum
Kutsal İstilaPhilip K. Dick · Alfa Yayınları · 202032 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2025 45. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 21 Eylül 2025 10:02
Kesinlike okumanızı tavsiye ederim Kovulmuş bir topluluğun sürekli sorun çıkaran ve mağduru oynayan kesimin vatansızlıklarını bahane ederek nasıl adım adım işgal planladıkları üzerine üstelik yazarı yah.di yani gayet objektif bir okuma yapmış olacaksınız.
İsrail Hakkında On MitIlan Pappé · Nika Yayın · 2018114 okunma
Reklam
10/10
·188 syf.··
2025 30. kitabı
Kitabın ne anlattığını bilmeden okumaya başlamıştım, sanırım bu senenin en heyecan verici kitabı oldu benim için. Bunu sadece konusu için söylemiyorum. Yazarın anlatım tarzı, karakterlerin hep bi şekilde örtük kalan iç dünyası, rahatsız eden tehlikeli ve problemli aşkın hiç tahmin edilemez bir yere evrilmesi, kurgunun akıllıca üçe bölünüşü ve bunlar gibi daha birçok sebep sayesinde bu kitaba ciddi manada hayranlık duydum. Şimdi bazı noktalara kısaca değinmek istiyorum. Öncelikle hoşuma giden en temel unsur yah*di güzellemesi yapmadan, bakın ben holokost hikayesi anlatıyorum demeden aslında meselenin sadece iki aşığın pişmanlık, adalet, vicdan, kırgınlık gibi konularda yüzleşmesi ve bu yüzleşmenin aslında "söz fakiri, sözcük zengini" bir yüzleşme olması. Gençken hissettiklerizin olgunlaştığımızda duygu olarak kalmayıp fikirlere, çıkarımlara dönüşmesi ve bunun anlatı içindeki hoşluğu beni gerçekten en cezbeden unsurlardı. Ve tabiki kitaplar... Bir kitabın içinde bağları "okuyuculuk" üzerine kurulu bir kadın ve bir erkeğin süreç içerisinde birçok kitapla içli dışlı olması, edebiyatın düşündüğümden daha farklı bir manzara sunabileceği gerçeği büyüleyiciydi. Bernhard Schlink bir başyapıt çıkarmış ortaya.
OkuyucuBernhard Schlink · İletişim Yayıncılık · 20144,593 okunma
6/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2025 10. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2025 13:09
Kutsal İstila Valis üçlemesinin ikinci kitabı. Philip K Dick ilk kitabında ağırlıklı olarak, Gnotizm ve Gnostikleri romanının merkezine almıştı. Üçlemenin ikinci kitabı olan Kutsal istilada ise,İbranilerin kutsal kitabı olan. Tora ( Tevrat ) Tekvin, Çıkış, Levililer. Sayılar ve Tesniye. Talmud ; İbrani medeni kanunu, tören kurallar ve efsanelerini kapsayan dini metinler. İbrani inanç ve mistisizmini merkezine alıyor. Yah ( İbranice de Tanrı Yahweh in kısaltılmışı ) Belial ( İbrani kitaplarında Şeytanla bağdaştırılan ) Arasındaki savaş, paralel dünyalar, kadercilik vs gibi bir çok konu bilimkurgu ile harmanlanarak güzel işlenmiş. Benim ilk kez okuduğum bir yazar olduğunu yazmıştım ilk kitabın yorumunda. Teoloji, felsefe ve tarih konulu kitaplar aslında çok ilgimi çekmesine karşın sanıyorum yazarı ilk kez okuduğum için tarzına yabancı olduğumdan, çok iştahlı ve keyifli okuyamadım. Ama İlk kitabına yazdığım gibi ilginç bir kitap oldu benim için….
Kutsal İstilaPhilip K. Dick · Alfa Yayınları · 202032 okunma
Puan vermedi·284 syf.··
Beğendi
·
2024 35. kitabı
“Kurşungeçirmez yeleğini doğru zamanda gitmeyi unutan insan, vurulduğunda suçlu mu sayılır?” Herkese merhaba, “Tarih tekerrürden ibarettir” denir, ne yazık ki olumsuz olayların tekrarlanmasında dünya devletlerinin emeği büyük hiç kuşkusuz. Ulrich Alexander Boschwitz’in henüz 23 yaşındayken kaleme aldığı #yolcu isimli romandaki kurguda da 1938 yılların Almanya’sı, H*tler ve Yah*diler... Nasıl bir millet diğerinin inancı sebebiyle böylesine nefretle dolar diye düşünürken günümüze baktığımızda tarafların yeri değişmiş olarak görsek de aynı kin devam ediyor... Otto Silbermann Yahudi bir tüccardır #kristalgece sonrası onun da hayatında köklü değişiklikler olacaktır. Saygınlığı, ailesi, çevresi bir gece de sönüp gidecektir. Her şeyini geride bırakarak bir çanta dolusu parayla #ariırk sevdalısı rejimden kaçmaktadır. Tren garında insan manzaraları öyle güzel ince işçilikle anlatılmış ki, kurgu değiller gibi sanki. Belki de kurguya çok yakınlardır. Neticede yazar yaşadıklarını kaleme almış. 1939 yılında İngilizce olarak yayınlanmış olsa da özgün dilinde keşfedilmesi için ise seksen yıl beklemek zorunda kalmış. Dilimize Türkçeleştirerek kazandıran #suzangeridönmez in de eşsiz çevirisi sürgün edebiyatına önemli bir eser olan #yolcu okuyucuyla buluşmuş. İnançlarınız sebebiyle nelere maruz kalabilirsiniz? Bir trene atlayıp her şeyi arkada bırakıp gitmek o kadar kolay mı? Bir çanta dolusu para sizi ne kadar hayatta tutabilir? Halen okumadıysanız tavsiyemdir. Kitapla ve umutla kalın #alıntı “Bir insanın kendisini senin yüzünden aşağılanmış hissetmesine izin vermemelisin.” Yolcu
YolcuUlrich Alexander Boschwitz · DeliDolu Kitap · 2019103 okunma
7/10
·779 syf.··
2024 6. kitabı
Dostoyevski okumak biraz gariptir. Bazen sıkılsanız da, yorulduğunuzu hissetseniz de sizi bir yerlerde bir “sürprizin” beklediğini her daim bilirsiniz. Kitabın sonunu maalesef öğrenmiş olmama rağmen olayların gelişimini merakla bekleyerek ve nasıl sonlanacağı hakkında sabırsızlanarak okumaya devam ettim. Kitabı okurken “Yahû bunlar deli midir nedir?” diye düşünmenin oldukça normal olduğunu düşünüyorum. Dostoyevski’nin kendisini dâhi olaylardan soyutlamış anlatım biçiminin oldukça başarılı olması bir yana; kitabın devamlılığını bu bakış açısı sağlam tutuyor diyebilirim. Yazarın “kendinden bir şeyleri” Prens’e aktardığını onun hayatını az çok okumuş herkesin fark ettiğine eminim. Prens kesinlikle çok garip bir idealist temsil olmuş. Nastasya ve Aglaya karakterleri aslında oldukça sinirimi bozmuş olsalar da, sayfaları çevirip onları anlamaya basladıkça sahip olduğum bu öfkenin; Prens’in de sahip olduğu acıma duygusuna dönüştüğünü fark ettim. Eminim kitabı okurken bir noktada sıkılmış olmam garip görülmeyecektir. Özellikle Lebedev çok yorucu bir karakterdi, bir noktada yazarın karakterler üzerinden düşünce anlatılarının şirazesi kaymış ve buraya fazla odaklandığı için akıcılığını kaybetmiş. Yine de aldığıma ve okuduğuma pişman olmadığım, keyifli bir okuma oldu. Ne de olsa seviyorum bu adamı.
BudalaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201231,5bin okunma
Reklam
Reklam