9/10
·488 syf.··
2026 26. kitabı
Leydi Yin Wei! Açelya Hanedanı'nın ikinci oğlu ve varisi Kış Ejderhası Prens Terren'ın karısı...Müstakbel İmparatoriçe...Halkın söylemi ile ise Prinççi Eş...Biz okurların kalbinde yer açmayı hak eden Şair İmparatoriçe... O en güzel sıfatları hak ediyor çünkü yolculuğu ve mücadelesi kutsal.Halk için, en çok da kendi kasabası , ailesi ve erkek kardeşi Bao için mücadele ediyor. Amacı ; işkencecisini öldürmek , arkadaşlarının ve ülkenin geri kalanının intikamını almak, şiddet yanlısı bir hükümdarın tahta çıkmasını ve savaşçı Dao gücünün artmasını engellemek.Tüm bunları başarmak için ise "Kalp-ruh şiirini yazmak... Kalp-ruh şiiri doğrudan kalbe ulaşan bir büyü.Bu büyüyü yazabilmek için Terren'a katlanmak, İç Saray 'daki entrikalar ile uğraşmak, Terren'ın geçmişini ve yaşadıklarını araştırarak onu yakınmak tanımak gerek.Peki tüm bunları başarabilecek midir? Gerçek dünya ile fantastik evreni bir araya getiren , oldukça sürükleyici bir anlatı ile bizlere sunan , yer yer ders veren ve sonu ile oldukça şaşırtan, azimli ve kararlı bir kadının konu alan, yola çıkma amacını asla unutmayan sıradan bir köylü kızının bu büyülü yolculuğuna eşlik etmek benim için çok keyifliydi.Seçimlerini her zaman beğendiğim sevgili Semra u bu kitabı seçtiği için yürekten kutluyor ve teşekkür ediyorum. 488 sayfalık inişli ve çıkışlı bu yolculuğun sonunda şunu bir kez daha öğreneceksiniz : "Kötülük asla kazanamaz.Bunu çocuklar bile bilir." Kitapla ve sevgiyle kalın...
Şair İmparatoriçeShen Tao · Athica Yayınları · 202642 okunma
Paraya savaş açıp parasızlıktan yakınmak?
8/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2026 12:05
​George Orwell bu kitabında para tanrısına savaş açan Gordon Comstock'ın hikayesini anlatıyor.Gordon, Aspidistra bitkisinden nefret eder, onun gözünde Aspidistra orta sınıfı simgeleyen salon bitkisidir ve kaçtığı sistemi ona hatırlatır. Gordon'u sisteme direnen bir karakter diyerek romantize etmek istemiyorum. Gordon, benim gözümde sisteme direnen bir kahraman değil; aksine kendi ayakları üzerinde duramayan, her kusuru parada ve sistemde bulan silik bir karakter. ​Çünkü kendi isteğimizle bir savaşa girdiysek gece gündüz bundan şikayetçi olmamamız gerekir. Bence Gordon, sistemden değil de kendi iradesinin yetersizliğinden korkuyordu. Kadınlara olan sığ bakış açısı ve yersiz konulardaki gururu beni karakterden bir tık uzaklaştırdı. Fedakâr bir ablayı ve sadık ve sabırlı bir kadını hak ettiğini düşünmüyorum. George Orwell' in, karakteri aslında hem itici hem de çok gerçekçi kurgulaması bence kitabın en büyük başarısı.
AspidistraGeorge Orwell · Yakamoz Yayınları · 20215,5bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·152 syf.··
2026 5. kitabı
• Stoacılık, kısaca özetleyecek olursak; kontrol edemediğimiz şeyleri kabullenip, kontrol edebildiğimiz düşüncelerimiz, tutumumuz, davranışlarımız gibi faktörlere odaklanmayı öğütleyen bir felsefe türüdür. • Bu kitap, benim gibi stoacılık felsefesini yeni keşfedenlere rahatlıkla önerebileceğim bir başlangıç kitabı. Çünkü yazar, stoacılığı soyut bir felsefe türünden çıkarıp günlük hayatta uygulayabileceğimiz zihinsel bir egzersize dönüştürüyor. Yazım diliyle, sunduğu biyografik örnekler ve tekniklerle rehberlik görevini başarıyla üstleniyor. Yazarla karşılıklı kahve içerken sohbet ediyormuşuz hissi veriyor. Ve en önemlisi, durup kendinize bakmanızı sağlıyor. Büyük laflar etmek yerine sade ama düşündürücü etkiler bırakıyor. • Stoacı düşünceyi çoğunlukla Seneca olmak üzere, Marcus Aurelius, Epiktetos gibi filozoflarla modern örnekler üzerinden anlatıyor. Hayatı kontrol etmeye çalışmak yerine ona karşı duruşumuzu değiştirmeyi öğretiyor. Yaşadığımız tersliklere olumsuz yaklaşıp yakınmak yerine, onları doğal kabul edip olumlu bir şekilde üstesinden gelmemizi öğütlüyor. Ve bunu yaparken bizim de bazı insanların hayatında tersliklere sebep olduğumuzun farkındalığını gösteriyor. Engelleri aşarken alabileceğimiz zevkleri, sınav ve çerçeveleme teknikleri ile eğlenceli kılıyor. En önemlisi, öfke veya olumsuz duyguları bastırmaktan ziyade onları en aza indirgemeyi hedefliyor. • Yazarımızın dediği gibi: “Biraz çaba ve zekâyla, neredeyse karşılaştığınız her kara bulutun içinde bir ışık huzmesi bulabilirsiniz. Çünkü durum ne kadar kötü olursa olsun, daha kötüsü de olabilirdi; bu tek başına şükretmek için bir sebeptir.” • Son olarak unutmadan, Stoacılık bir din veya dinsizlik değildir; aksine bütün dinlerle uyumludur ve asıl amacı bu dünyada geçirdiğimiz zamanı daha olumlu
Felsefe
Stoacı Meydan OkumaWilliam Braxton Irvine · Eksik Parça Yayınları · 202633 okunma
7/10
·560 syf.··
2026 4. kitabı
Dikkat spoiler içerebilir! Tamam, bu kitabın birinci kitaptan çok daha iyi olduğunu kesinlikle söyleyebilirim. Baş karakterlerimiz arasındaki ilişki, yan karakterlerle olan bağımız vs. bunlar kesinlikle çok daha iyi aktarıldı. Evet seriyi bırakmam şuan daha zorlaştı ve diğer kitapları da sırasıyla okuyacağım. Fakat yine de yakınmak istediğim şeyler var. Bence bu seri genel olarak çoook ama çok yavaş ilerleyen bir seri. Her şey hızlıca olsun bitsin tabi ki istemiyorum. Ama küçükte olsa bir savaş olsun be kardeşim. Seride bence büyük savaş tamamen en sona bırakılmış, ama daha neyle savaşacağımızı bile bilmiyorum. Kaderler henüz ortaya çıkmadı ve onlara dair bir fikrimiz yok. Elbette her şeyi sindirerek okumak güzel ve daha anlaşılabilir ama bence bu kadar da yavaş bir olay örgüsü olmamalı bence. Hadi dedim kitabın sonunda artık bir savaş göreceğiz galiba, ama yine olmadı bu sefer de gizli bir şehir buldular ve kitap bu şekilde bitti. Ben artık açıkcası daha çok şey görmek istiyorum, Sofie'nin amacını, kaderleri vs. daha çok öğrenmek istiyorum. Romeria sevdiğim bir baş karakter ama herrkesi kurtarmak istemesi bana biraz şov geliyor artık. Zander bence çok aklı başında bir karakter çünkü hem çok aşık hem de çok iyi bir kral ve krallığını ihmal etmiyor. Bu konuda diğer kitaplardaki baş karakterlerden ayrıldığını düşünüyorum. Elisaf favori yan karakterim. Jarek karakterini de biraz sevmiş olabilirimm. Bu seriden daha çok şey bekliyordum, biraz beklentilerimin altında kalmış olsa da okumaya devam.
Kan ve Taşın LanetiK. A. Tucker · Artemis Yayınları · 2024183 okunma
10/10
·48 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
#kitapyorumu Merhabalar Minik okuruma gelen bu harika kitabı yorumluyorum.Kızım da bende bayıldık. Güneş 7 yaşında ve gökyüzüne bakmayı çok seviyor.Gökyüzündeki bulutları izlemeyi,hayal kurmaya bayılıyor. Hangimiz gökyüzüne bakıp hayal kurmadık ki..Kendimi hemen Güneş’in yerine koyuverdim. Güneş bulutlara dokunmak ve onlara daha yakınmak görmek ister.Bunu annesine bahsettiğinde güzel bir sürprizle karşı karşıya gelir. Kitapta ayrıca geri dönüşüm konusuna yer verilmesi,kullanmadığımız kıyafetlerin yeni bir şeye dönüşmesini,doğaya zarar vermek yerine başkalarını mutlu etmeye çalışmak gibi temalara yer verilmesi çok güzeldi.Bazen basit gibi gözükse de çocukların karakterini şekillendiriyor. Çocuklarımız bu hikayeyle bakmakla görmek arasındaki farkı öğrenebilecek,hayal etmekle hissetmek arasındaki boşluğu doldurabilecekler. Bulutlara dokunmak hem yetişkinlerin hemde çocukların keyifle okuyacağı bir çocuk kitabıdır.Görsel çizimleriyle keyifli hale getirmiş. Kimse hayallerinden vazgeçmesin.. Bizi bu güzel hikayeyle tanıştırdığınız için teşekkür ederim. @yazaraysunkirca @2ekitap #tavsiyeçocukkitabı #prhediye
Bulutlara DokunmakAysun Kırca · 2E Kitap · 202618 okunma
Peki sonra?
9/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2026 20:53
Uzun süredir inceleme yazmıyordum fakat bu satırlar, günlük niteliğindeki bu kitap, içimde birikenleri yazmaya itti, nitekim Cesare Pavese'nin de yapmış olduğu gibi. Okumaya başlarken yazarın hayatında buluyorsunuz kendinizi. Yazdıklarından bahsediyor Cesare, şairliğinden, heyecanından ve daha birçok şey. Fakat günlüklerde bir anda şiirin yerini yaşam, eserlerin yerini anılar ve üslubun yerini de ölüm alıveriyor. Çalışma masasında oturup kelime düşünürken hayatı düşünüyor çünkü bir yandan ve şöyle diyor "Dünyaya karşı yakınmak boş ve zararlı; bu kesin bir şey. Kendi kendimize yakınmanın da aynı derecede boş ve zararlı olup olmadığını ise bilmiyoruz." Cesare yakınmanın faydasızlığını düşünürken zihnindeki soruları kağıda dökmeye başlıyor. Başta onun için her zaman en kötüsünü düşünmek hayatı iyi kılabiliyorken anlamsızlaştırdığını da fark ediyor aynı zamanda. Yaşanan hayatın yerini ölüm merakı alıyor bu boş vermişlik sonucunda. Kimi zaman çocukluğuna dönüyor ama geçmişin de bir faydasını göremiyor. Yeniden diyor, yeniden başlamalı. Ama bu noktada yenidenlerin önünde büyük bir engelle karşılaşıyor hep: yalnızlık. Kadınlardan dem vuruyor çoğu zaman. Bir yarım kalmışlık, bir hüzün ama en çok da aşkından dolayı pişmanlık. Pavese'nin artan yalnızlığı ile yaşama uğraşı her bir sayfayla azalıyor. Cevapsız soruların, anlamsızlığın ve yaklaşan ölümün merakının arttığı satırlarda bir kalıp cümle tekrar ediyor. "Peki sonra?" Hatta bugüne kadarki en güçlü eserim dediği "Ay ve Şenlik Ateşleri"ni bitirmeden evvel şunu yazıyor. "Son günlerde kaç kez "Peki Sonra?" diye yazdın? Kafese girmiş hissediyoruz kendimizi, değil mi?" Bu kafeste yalnız bir şekilde sonunun geleceğini biliyordu ve hatta kendi sonunu getireceğini de. Ölümü merak eder olmuştu, intiharın yürekliliğini de. Hayatı
Yaşama UğraşıCesare Pavese · Can Yayınları · 20212,601 okunma